Başkanlık ve Yarı Başkanlık Sistemi ve "Türk Tipi Başkanlık Nedir?"

Yasama, yürütme ve yargı organları arasında kesin bir ayrıma ve dengeye dayanan, yasama ve yargı organlarının  demokratik denetimi içinde, yürütmenin iktidar olanaklarını genişleten bir hükümet sistemidir. Başkanlık sistemi, Başkanlık hükümeti sistemi olarak da adlandırılmaktadır.

Prof. Ergun Özbudun şöyle tanımlıyor: “Başkanlık sisteminde yasama ve yürütme organları kesin olarak ayrılmıştır.
 Yürütme erki halk oylamasıyla seçilen devlet başkanında, yasama ise yine halk tarafından seçilen meclistedir. 
Belirli bir süre için göreve gelen bu iki erk birbirlerinin görevlerine son veremez.”

Bu tanım çerçevesinde dünyada hepsi birbirinden farklı, kendi tarihi, sosyolojik ve siyasal koşullarının ürünü olan başkanlık rejimleri mevcuttur. Bütün bu rejimlerin içinde herkes tarafından en başarılı bulunan örnek,  ABD başkanlık sistemidir. 

Başkanlık sisteminin temel unsurları 

A) Başkan, halk tarafından doğrudan ve dolaylı olarak belirli bir süre için seçilir. Bu süre hiçbir biçimde parlamento  tarafından kısaltılamaz ve fesh edilemez.
B) Kuvvetler ayrılığı kesin bir biçimde uygulanır. Devlet organlarının eşgüdüm içinde aksamadan çalışması için fren ve denge sistemiyle organların yetki ve güç suistimali engellenir.
C) Hükümet üyeleri başkan tarafından seçilir ve azledilir. Başkan hükümet üyelerinin düşüncelerine uymak zorunda değildir.
 Hükümet üyeleri yasama organı içinden Başkan tarafından seçilebilir ancak seçildikten sonra yasama organı üyeliklerini sürdüremezler. 
D) Devlet başkanı, hükümet başkanı ayrımı yoktur. 
E) Başkan görevi ile ilgili işlerden dolayı sorumsuzdur.

Başkanlık sisteminin iyi işlemesi için gerekli olduğu ileri sürülen koşullar şunlardır:
A)Başkanın yasama organını feshetme yetkisi olmamalıdır.
B)Başkana yasaları veto edebilme hakkı tanınmalıdır. Başkanın vetosu da yasama organının özel çoğunluğu tarafından aşılabilmelidir. Örneğin 3/5 veya 2/3 gibi.
C) Başkan yasama organının üyesi olmamalıdır.

Başkanlık Sisteminin Dünyadaki Uygulamaları

Başkanlık sistemleri arasında en başarılı ve örnek alınan sistem ABD başkanlık sistemidir. Bu sistemin dünyada normal olarak işlediği ve demokratik sonuçlarının alındığı tek ülke ABD'dir.

Özellikle Latin Amerika ülkeleri başkanlık sistemini benimsemişlerdir. Bu ülkeler içinde sistemi başarıyla uygulayan ülke hemen hemen yok gibidir. Demokratik rejim içinde sadece Kosta Rika ve Venezuela bu sistemi uygulamaktadır. 
1949 yılından beri Kosta Rika'da, 1958 yılından beri Venezuela'da başkanlık sistemi kendine özgü koşullarıyla uygulanmaktadır. 
Kolombia 1974 ve Peru da 1979'dan beri sivil hükümetlerle başkanlık hükümeti sistemini uygulama çalışıyorlar. 
Diğer Latin Amerika ülkelerinde Başkanlık rejimi otoriter ve totaliter rejimlere dönüşmüştür. 
Günümüzde demokratik görünen birçok Latin Amerika ülkesinde demokrasi sürekli tehdit altındadır ve kimi gerekçelerle askeri darbe olasılığı her zaman mevcuttur.

Latin Amerika dışında Başkanlık sistemi içinde görülen Filipinler, Endonezya gibi birçok ülkede demokratik geleneklerin yerleşmediği görülebilmektedir.

 ABD Başkanlık Sistemi

ABD'de yürütme organı Başkan, yasama organı iki meclisli Kongredir(Temsilciler Meclisi ve Senato).
 Başkan Kongreyi feshedemediği gibi Kongre de başkanı istifaya zorlayamaz.
Başkan 4 yıllık bir süre için başkan yardımcısı ile birlikte seçilir. Ülkede koşullar ne olursa olsun  bu süre değiştirilemez. 
Başkan sadece iki devre (4+4) seçilebilir.

Başkan olmak için dört anayasal koşul vardır: ABD'de doğmuş olmak, ABD vatandaşı olmak, 35 yaşında veya üstünde ve 14 yıldır ABD'de ikamet ediyor olmak.

Başkanın Yetkileri:
ABD Başkanının, Duverger'in deyimiyle "seçilmiş kralın" geniş yetkileri vardır:
" Hükümet üyelerini atar. Bu üyeler için ABD'de bakan sıfatı yerine "sekreter" sıfatı kullanılmaktadır.
Senoto bu üyeleri onaylar. Bakanlar Kongreye karşı sorumlu değildir. Sadece başkana karşı sorumludur. 
Başkan istediği bakanı azledebilir.
" Hükümet toplantılarında son ve kesin söz Başkana aittir. Bu konuda verilen en güzel örnek Lincoln'nün bir sözüdür: "Yedi hayır, bir evet, evetler kazandı"
" Kongre tarafından kabul edilen yasaları iki biçimde veto edebilir: Açık veto, Kongre'ye kabul ettiği yasayı geri göndererek hem Senato'da, hem de Temsilciler meclisi'nde ayrı ayrı 2/3 çoğunlukla kabul edilmesini isteyebilir. ABD'de bugüne kadar başkanlar veto haklarını 2800 kez kullanmışlardır.
 Kennedy'nin veto ettiği hiçbir yasa Kongre tarafından tekrar kabul edilmemiştir. 
İkinci Veto biçimi ise "packet veto" olarak adlandırılan 10 günlük inceleme hakkını kongrenin tatile girme döneminde kullanarak, imzalamadığı yasayı bir dahaki dönemde tekrar görüşülmek zorunda bırakmasıdır.
" "Spoil System" olarak adlandırılan yaklaşımla Başkan kendi politikalarını uygulayacak kadroları bürokratik kademelere atayabilir. 
Yüksek dereceli memurların atamalarında senatonun onayı aranır, ancak Senato genellikle bu atamaları onaylar.
" Başkan anayasaya göre silahlı kuvvetlerin başkomutanıdır. Silahlı kuvvetlerin nasıl nerede ne zaman hangi biçimde kullanılacağına
 karar verir. En küçük rütbeli subaydan en yüksek rütbelisine kadar hepsini başkan atayabilir. 
Başkan Truman, General Mac Arthur ile arasında çıkan ihtilafı generali emekli ederek çözmüştür.
" Yüksek Mahkeme Yargıçları Başkan tarafından atanır, senato tarafından onaylanması gerekir.
" Dış politikada Başkan önemli kararları bizzat kendisi alır. Kimi devletleri tanıyabildiği gibi ikili antlaşmalarla ilişkileri geliştirebilir. ABD anayasasına göre başkanların yabancı devletlerle imzaladığı anlaşmaların yürürlüğe  girmesi için Senato'nun 2/3 çoğunluğu gereklidir. Senatonun onayıyla Büyükelçileri  atama yetkisine sahiptir.
" Başkan, Federal yasalara karşı gelmekten hüküm giymiş olanları şartlı olarak veya tamamen affetme  yetkisine sahiptir.

Kongre
ABD'de başkanlık sisteminin en önemli temellerinden birisi de Kongredir. Kongre, 438 temsilciyi içeren Temsilciler Meclisi ve 100 Senatörü içeren Senato'dan oluşur.

Kongrenin Yetkileri:

Kongre kişilerin ve federe devletlerin anayasa ile tanınmış hak ve yetkilerine dokunmamak koşuluyla tekelinde olan yasa yapma gücünü anayasa sınırları içinde serbestçe kullanabilmektedir. Yasa yapma gücü daima iki meclisin anlaşması ile uygulama bulabilmektedir.

Bütçenin kabulü, federal hazinenin çıkış ve girişlerini düzenleyen mali yasaların yapılması tamamiyle kongreye aittir. Kongre başkana hedef ve politikalarını gerçekleştirmesi için gereken mali olanakları sağlamayarak engel olabilir. Örneğin Jefferson'a yaptığı gibi yeni topraklar almak istediğinde gereken parayı vermeyebilir.
Gerektiğinde komisyonlarıyla her hangi bir faaliyet hakkında soruşturma yaparak bir mahkeme görüntüsü bile kazanabilir.

Temsilciler Meclisi, mali insiyatife sahiptir. Mali yönü olan yasaların önerisi Temsilciler 
Meclisince yapılmaktadır. Senato kendine gelen mali yasayı kabul edip etmemekte serbesttir.

Senato uluslararası andlaşmaları onaylar ve bazen bu hakkını onaylamama yönünde kullanmaktadır.
 Birinci Dünya Savaşandan sonra Başkan Wilson'un imzaladığı Versay Barış andlaşması Kongre tarafından reddedilmiştir.
Kongre başkan üzerinde impeachment(suçlandırma) yetkisini kullanabilir. Başkan, vatana ihanet, zimmetine para geçirme veya diğer cürüm ya da ağır suçlar nedeniyle itham edilip, yargılanabilir.
Bu suçların tespiti ve suçlunun cezalandırılma yetkisi  Kongreye aittir. Temsilciler Meclisi hazırlık araştırmasını yapar. Senato da mahkeme vazifesini görür, ancak bu durumda senatonun başkanlığını  Yüksek Mahkeme başkanı yapar. Suçluluğa karar verilebilmesi için 2/3 çoğunluğun sağlanması gerekir. En ağır karar başkanın görevine son verilmesidir.

Yargı ve Yüksek Mahkeme

1787 Anayasasıyla kurulan ve 1789 tarihli adliye yasasıyla görev ve yetkileri belirlenen yüksek mahkeme ABD'de en yüksek yargı organıdır. Yüksek Mahkeme dışında ABD'de dört çeşit federal mahkeme bulunmaktadır.

Başkanlar çoğu zaman, Yüksek Mahkeme hakimlerinin atamalarını yaparken kendi görüşlerini destekleyecek kişileri seçmektedirler. 
Ancak atamalardan sonra , kendilerini seçen başkanla farklı kararlar veren hakimlere çok sık rastlanmaktadır. Hakimlerin böyle davranabilmelerinin ardında yatan önemli gerekçelerden birinin ömür boyu seçilmeleri olduğu belirtilmektedir.
ABD'de hâkimlerin büyük bir yargı hatta siyasi gücü vardır. Hükümlerini verirken yasalardan ziyade anayasaya dayanmakta, yani anayasaya aykırı buldukları yasaları tatbik etmeme hakları vardır.

Yüksek Mahkeme aynı zamanda temyiz organıdır. Mahkemenin Anayasaya aykırılık konusunda son merci oluşu  anayasa değil daha çok teamüllere dayanmaktadır. Yüksek Mahkeme hâkimi Huges "Yüksek Mahkeme nasıl anlarsa anayasa odur" diyerek yetkisinin büyüklüğünü ortaya koymuştur. 
Kimi hukukçular bu nedenle ABD'yi "hakimler hükümeti" diye nitelendirmişlerdir. Ancak 
Maurice Duverger bu nitelemeyi abartılı bulmaktadır: 
"Yüksek mahkeme yargıçları bir karar karşı çıkabilirler, ama karar alamazlar: denetlerler ama yönetemezler"

 
Başkanlık Sistemi İle Yönetilen Ülkeler, Devtler Hangileridir

Afganistan, Amerika Birleşik Devletleri, Arjantin, Azerbaycan, Belarus, Bolivya, Brezilya, Dominik Cumhuriyeti, Endonezya, Ermenistan, Ekvator, El Salvador, Filipinler,Guatemala, Güney Kore, Haiti , Honduras , İran, Kazakistan, Kenya, Kıbrıs, Kolombiya, Kosta Rika, Liberya, Meksika , Nikaragua, Nijerya, Panama, Paraguay, Peru, Seyşeller, Sierra Leone,  Sri Lanka, Sudan, Surinam, Şili, Tanzanya, Türkmenistan , Uganda , Uruguay,  Venezuela, Zambiya Latin Amerika ve Başkanlık Sistemi

Başkanlık sisteminin olumsuzlukları ve demokrasi dışı uygulamaları için çoğunlukla Latin Amerika ülkeleri  örnek gösterilir. Bu ülkeler arasında en uzun süredir başkanlık sistemini uygulayan iki ülke 1949 yılından beri  Kosta Rika ve 1958 yılından beride Venezuela'dır. Kolombia 1974, Peru'da 1979'dan beri sivil hükümetlerle başkanlık rejimini uygulamaktadırlar.
Arjantin, Uruguay, Brezilya ve Şili olmak üzere birçok Latin Amerika ülkeleri Başkanlık sistemlerini demokratik bir biçimde 1980'li yıllarda canlandırabilmişlerdir. Diktatörlüğün Güney Amerika'daki kalesi olan Paraguay, 1989 da başkanlık demokrasisine geçmiştir, darbeye çok açık olan bu rejime Sandinista koruması altındaki 1990'da oluşturulan Nikaragua demokrasisini de örnek göstermek mümkündür.
Aslında Ekvator, Bolivya, Honduras, Guatemala ve Dominik Cumhuriyetleri'nde de durum çok farklı değildir.
 Bu ülkelerde başkanlık sisteminin, daha doğru deyimle demokrasinin başarısızlığında ekonomik durgunluk, eşitsizlikler ve sosyo-kültürel geçmiş rol oynamaktadır. Bu devletlerde, seçilen başkanların, demokratik kurumların güçleri, hiçbir zaman ordunun siyasal yapı üzerindeki gücüne erişememiştir. İktidar mücadelesi, halktan kopuk küçük azınlıklar arasında ve ordunun güdümünde geçmiştir.
Bu ülkelerin yürütemedikleri başkanlık sistemi yerine parlamenter sisteme geçmeleri gerektiğini ileri süren görüşler de parti modelleri gerekçe gösterilerek eleştirilmektedir. Parti disiplinin gelişmediği bu ülkelerde parlamenter sistemin daha büyük bir kaos yaratacağı ileri sürülmektedir. Örneğin, Brezilya'da milletvekillerinin çok sık parti değiştirdiği, parti kararlarına karşı oy kullandıkları bilinmektedir. 

 Meksika Başkanlık Sistemi

Demokratik ve Federal bir hükümet yapısına sahip olan Meksika, başkanlık sistemiyle idare edilmektedir. Yürütme erkinin kullanımı Devlet Başkanına aittir. 6 yılda bir yenilenen seçimler ve halkın oyuyla bir dönemle sınırlı olmak üzere seçilen Başkan, kabine üyelerini belirlemektedir. 128 üyeli Senato ve 500 üyeli Temsilciler Meclisi’nden oluşan Meksika Parlamentosu’na milletvekilleri 3 yıllık bir dönem, senatörler ise 6 yıllık bir dönem için seçilmektedirler.

- Başkanlar tek turlu seçimle halk tarafından seçiliyor. Hangi aday daha fazla oy alırsa başkan o kişi oluyor. Şu anki başkan Nieto, yüzde 38 oy alarak 2012’de seçildi.

- Başkan yardımcısı ve başbakan bu sistemde yok. Neredeyse tüm yetkiler başkanda toplanıyor.

- Başkanın bakanları, Anayasa Mahkemesi yargıçlarını, başsavcıyı, emniyet genel müdürünü ve kuvvet komutanlarını büyükelçileri atama yetkisi var.

- Meclisin kabul ettiği yasaları hatta bütçeyi veto edebiliyor, meclise yasa tasarısı sunabiliyor.

- Partili başkan, 3 yılda bir yapılan seçimlerinde adayları belirleyebiliyor. Kendisinden sonra istediği kişiyi aday gösterme hakkı var.

- Savaş ve barışa karar verebiliyor, milletlerarası anlaşmaları müzakere yetkisi mecliste değil başkanda.

 

Venezuela Başkanlık Sistemi

Demokratik sistemin uzun süredir kesintiye uğramadığı ve başkanlık sistemi ile yönetilen Venezuela ilginç bir örnek oluşturmaktadır. Bu ülkede demokrasi, baskıcı bir diktatörlüğe karşı mücadele eden solcu işçi liderlerinin, muhafazakâr işadamları gruplarına kadar farklı güçlerin geniş bir koalisyonu sonucu ortaya çıkan uzlaşmayla doğmuştur. İstikrarın arkasında petrol, kahve ve şeker gelirlerinin demokratik bir ortam içinde özel sektörü geliştirirken, orta sınıfa ve çalışan kesimlere ayrıcalıklar getiren önemli mali  kaynaklar sağladığı belirtilmektedir. 1958'de başlayan demokratikleşmeyle birlikte ülkede bütçenin üçte biri sosyal programlara, diğer üçte biri ekonomik kalkınma projelerine harcanmıştır. Günümüzde ekonomik sorunlarla karşı karşıya kalsa da ülkede rejim açısından büyük sorunlar yaşanmamaktadır.

Başkan 5 yıllık bir süre için doğrudan halkoyuyla seçilmektedir. Üstüste iki dönem görev yapamamaktadır.

Yürütmenin başı ve silahlı kuvvetlerin başkomutanıdır. 
Senato ve Temsilciler Meclisi olmak üzere Ulusal Kongre ülkenin yasama organıdır. Ülkede güçlü iki büyük parti bulunmaktadır. Yasama organının çoğunluğunu oluşturan partiler genelde Başkanın kararlarını desteklemişlerdir. Başkanlık sisteminin işlemesinde siyasi partilerin büyük özverileri olmuştur. 
1958'te seçim öncesi siyasi parti liderlerini imzaladıkları antlaşma "Punto Fijo" sadece ülkenin zorlu geçiş yıllarını atlatmasını değil, etkileri ile uzlaşmayı Venezuela siyasal kültürünün önemli bir yapıtaşına dönüştürmüştür. 

Yarı Başkanlık Sistemi Nedir

Başkanlık sistemi ile parlamenter sistemin karışımıdır. Yürütme gücü halk tarafından seçilen devlet başkanı  ile meclis güvenine dayanan hükümet başkanı arasında paylaşılır. Fiili olarak ise yürütmenin başı devlet başkanıdır.

Başkanlık sisteminden bazı farklılıklarla ayrılan hükümet sistemi. Temel olarak "cumhurbaşkanının halk  tarafından seçildiği parlamenter sistem." olarak tanımlanabilir. Başkanlık sisteminden farkı yürütme organının iki başlı olmasıdır. Yani tek bir başkan yoktur yürütme organı olarak, başkanın görevini(yürütme görevi) bakanlar
 kurulu ve cumhurbaşkanı üstlenmiştir. Başkanlık sisteminden bir diğer farkı ise yürütme organının bir kanadı olan bakanlar kurulunun, yasama organının (meclis, parlamento vs.) güvenine dayanmasıdır. Bu durumda yasama organı, mevcut bakanlar kurulunu güvensizlik oyu ile görevden alabilir. İstikrarlı bir yönetim biçimi denilir, bu doğrudur; ancak genellikle efektif olamayan bir yönetim biçimi olduğu da karşı iddiadır. 
Bu sistemi uygulayan ülkelerin başlıcalar;

Burkina Fasao, Cezayir. Cibuti, Ermenistan, Fransa, Gürcistan,
Kongo Cumhuriyeti, Mısır, Romanya, Rusya, Senegal, Srilanka, Suriye,
Tacikistan, Tayvan, Tunus, Ukrayna,
 Fransa Yarı Başkanlık Sistemi

Yarı başkanlık sistemi, hükümet başkanı ve cumhurbaşkanı arasında yürütme yetkilerinin paylaşıldığı, yasama ve yürütmenin işbirliği içinde çalıştığı kesin kuvvetler ayrılığının olmadığı bir hükümet sistemidir. 
Bu sistemde de Cumhurbaşkanı genel oy ile halk tarafından seçilmekte ve hükümet millet meclisi önünde sorumlu sayılmaktadır.

Fransa'nın uyguladığı bu sistemde parlamenter rejime göre temel farklılıklar şunlardır: 
Klasik parlamenter rejim Cumhurbaşkanına sembolik görevler yüklediği halde, yarı başkanlık sisteminde
yetki sahası daha geniştir. Örneğin meclisi dağıtabilme,
referandum isteyebilme, anayasa konseyi üyelerini
 atama ve anayasanın 16 maddesi gereği olağanüstü durum ilan ederek yasama, yürütme ve hatta yargı 
gücünü elinde toplayabilmektedir. Cumhurbaşkanı, dış politika ve savunma konularında da ağırlığa sahiptir.

7 yıl için seçilen Cumhurbaşkanı vatana ihanet dışında mutlak bir sorumsuzluk taşımaktadır. 
Yasaları onaylayan Parlamento, hükümeti denetleme ve düşürebilme yetkisine sahip olduğu halde, 
Cumhurbaşkanına karşı denetleme yönünden her hangi bir yetkisi yoktur.
 

Türk Tipi Başkanlık Sistemi Nedir, Planlanan Yapı Nasıldır? 

Burhan Kuzu’nun Türk tipi başkanlık önerisi: “ Bu sistem Amerika’da doğup büyüdü ve biliyorsunuz ki  orada federal bir yapı var. Türkiye’de de federal yapılı bir model kuramayacağımıza göre o zaman demek ki üniter yapıda bir model kurmalıyız. Bizim savunduğumuz Fransız modeliyle, Amerika modeli arasında bir yerde duran bir model. Türk modeli dememizin sebebi de bu. Kendimize ait bir takım değerleri sisteme dahil ediyoruz.” 
“bu milletin sosyo-kültürel yapısına en uygun sistem başkanlık rejimidir… Devletin kurumlarını milletin özü doğrultusunda organize etmek gerekmektedir."
"Biz üstümüzde bir baş görmek isteyen bir milletiz. Bu başı, kendi içimizden kendimiz seçelim. Fakat ona baş olmanın evsaf ve icaplarını tanıyalım." 

Türk Tipi başkanlık sisteminde diğer başkanlık modellerinden farklı olması düşünülen neler var derleyip size sunmak istedik. Genel hatlarıyla öngörülen model aşağıdaki gibidir;

Başkan, doğrudan halk tarafından 5 yıllığına seçilecek. ABD'deki sistemden farklı olarak tek meclis olacak ve üniter yapı korunacak. Başkan, vatana ihanet gibi suçlardan yargılanabilecek.
Çift meclisli ABD ya da Fransa modelleri tercih edilmeyecek. Ülkedeki yönetim süreçlerini hızlandırmak için tek meclisli bir yapı gündeme gelecek. Aynı zamanda tüm kesimleri temsil eden temsilcilerin eksiksiz bir şekilde bu mecliste yer alacağı barajsız bir seçim modeli hayata geçirilecek. Bu iki konu dışındaki teknik detayların Haziran seçimlerinden sonra netleşmesi bekleniyor.
AKP'nin Partilerarası Anayasa Uzlaşma Komisyonu'na verdiği başkanlık sistemi önerisi t tam metini 
http://ismetberkan.blogspot.com.tr/2012/11/ak-parti-baskanlk-sistemi-onerisi-tam.html

Prof. Levent Köker “AKP önerisinde yürütme halk tarafından doğrudan seçilecek olan Başkan’a ait bir yetki olarak öngörülmektedir. Bakanlar “Başkan tarafından” tayin edilmektedir ve ne Başkan ne de bakanlar, yetkilerini yasama organından almadıkları gibi, ona karşı sorumlu da değillerdir. 
Ayrıca yürütme yetkisinin sahibi olan Başkan ile onun tayin ettiği bakanların yasama organı üyesi olmalarına da izin verilmemektedir. Özetle, AKP önerisinde yürütme yetkisinin sahibi olan Başkan’ın yanında ayrıca bir de parlamenter usûlle işbaşında olan Bakanlar Kurulu mevcut değildir. Bu durumda öneri tipik bir “başkanlık sistemi” önerisidir”

 Prof. Köker şöyle devam ediyor. “AKP tarafından TBMM ile Başkanlık seçimlerinin “beş yılda bir aynı günde” yapılması önerilmektedir. Bu da, Başkan ile yasama organı çoğunluğunun aynı siyasî eğilimden oluşmasını sağlamanın bir yolu olarak düşünülmüş olmalıdır. Farklı dönemlerde oluşacak siyasî eğilimlerin Başkan’ı ve TBMM’yi farklı siyasî eğilimlere sahip bir tarzda şekillendirmesi hâlinde sistemin “etkili ve istikrarlı işlemesi”nin
 imkânsızlaşabileceği düşünülmüş olmalıdır.”
Sistemde üniter yapı korunacak, tek parlamento olacak. Meclis’in milletvekili sayısı 550 olarak korunacak.
 Parlamento seçimleri ile başkanlık seçimi eş zamanlı 5 yılda bir yapılacak. Ancak “3 yılda bir parlamentonun yarısının yenilenmesi” formülü üzerinde de çalışılıyor. Bu durumda, yenilenecek üyeler kurayla belirlenecek.
Başkan Meclis’e değil sadece halka karşı sorumlu olacak. Bu nedenle güvenoyu ve gensoru uygulamaları kaldırılacak. Bu yolla başkan ve kabinenin düşürülmesi imkânı da olmayacak. Başkan kabinesini parlamento içinden seçmeyecek. Milletvekili olanlar bakan olamayacak.
Amerikan sistemin farklı olarak büyükelçi gibi üst düzey bürokratlar başkan tarafından atanacak. 
Meclis onayı aranmayacak. Bütçeyi başkan hazırlayacak, Meclis’in bütçeyi attırma ya da eksiltme yetkisi olacak.
Modele göre başkan, cumhurbaşkanının halen sahip olduğu yetkilerin yanı sıra bakanları da atayacak. 
Hükümetin olduğu gibi partinin yönetimi de başkana geçecek. Parti içinde başkan olduğu sürece partili kimliğinin sürebileceği, parti lideri olmayabileceği formülleri üzerinde de duruluyor. 
Başkan, vatana ihanet gibi belli başlı bazı suçlardan yargılanabilecek. Yargılamayı Yüce Divan sıfatı ile Anayasa Mahkemesi yapacak. Başkanı, Yüce Divan'a gönderme yetkisi ise Meclis'te olacak. Meclis, bu kararı nitelikli çoğunluk ile verecek. Başkan hakkında yargılama kararı verilmesi için 367 kabul oyu aranması planlanıyor.

Bu başkanlık modelinin Ürdün modeli ile çok benzer olduğu da konuşulan diğer bir görüş. 
Hatırlatalım Ürdün bir Krallık ve Kral tarafından yönetiliyor.
 
“1982 Anayasasının Kenan Evren için dikilmiş bir elbise” olduğu görüşü sıkça dile getirilir. Türk tipi başkanlık sistemiyle de Tayyip Erdoğan için bir kaftan dikilmekte olduğu söylenebilir. 1982 Anayasası döneminde yaşanan krizlerin temel nedenleri arasında, Türkiye’nin yüz yılı aşkın parlamenter sistem birikimine aykırı biçimde,Cumhurbaşkanı'nın aşırı derecede güçlendirilmesi de vardır. Yapılması gereken, yerleşmiş olan bir sistemi bütünüyle kenara atıp yapay çözümler aramak yerine, parlamenter sistemi işler hale getirecek öneriler üzerinde düşünmektir.

Aşağıda öngörülen sistemin ABD'den temelde farkı nedir bu verilmiştir?  

1) ABD’de ya da başka bir yerde başkan meclisi fesh edemez. AKP’nin yaptığı taslakta edebilir.

2) Başkanlık sisteminde başkan kanun yapamaz. AKP’nin “Türk Tipi Başkanlık Sistemi” dediği taslakta başkan(KHK’lerle) yapabilir.
3) ABD’de bile Yüksek Yargı mensupları ve bazı üst düzey atamaları Senatonun onayına tabi, Senato oyladıktan sonra atamalar yürürlüğe giriyor. AKP’nin taslağında böyle bir onaya ihtiyaç görülmüyor.
 “Tek kişilik bir padişahlık” gibi algılanıyor bu durum.

4) Başkan yürütmeden biri olarak çok güç biriktirdiğinden, bu gücün bir miktarını yerel yönetimlere vererek, dengeyi sağlar. Türkiye’de düşünülen sistemde bu da yok.

5) Başkanlık Sisteminde kuvvetler ayrılığı kesin bir biçimde var ve bu demokrasinin teminatıdır. 
Başbakan kuvvetler ayrılığı yürütmeye engel diyerek itiraz ediyor, öte taraftan başkanlık istiyor; bu da manidar bir duruma işaret ediyor.

6) Başkanlık Sisteminde fren ve denge sistemleri var. Yani sistem hukuk mekanizmaları ve yetkililerin 
ve egemenliğin dayatılmasıyla frenlenip dengeleniyor ve de Senatonun denetimi ile regüle ediliyor. 
Türkiye’de öngörülen dengesiz ve frensiz başkanlık bizi demokrasiden uzaklaştırıp otokratizme götürebilir.
 Böyle bir tehlike var.
Her ne olursa olsun görünen o ki millet son kararını söyleyecek...


Kaynaklar:

 

-başkanliksistemi. Com
-Vikipedia-
Mekan.org
-Kuyerel.org
- http://t24.com.tr/haber/turk-tipi-demokrasinin-son-duragi-turk-tipi-baskanlik-sistemi,220322
- http://ismetberkan.blogspot.com/2012/11/ak-parti-baskanlk-sistemi-onerisi-tam.html
http://www.trtturk.com/haber/turk-tipi-baskanlik-sissteminin-ayrintilari-belli-oldu.html
http://www.usasabah.com/Yazarlar/yahya.bostan/2015/01/30/turk-tipi-baskanlik-sistemi
http://www.birgun.net/news/view/bunun-adi-baskanlik-degil-diktatorluk/12868
http://timeturk.com/m/haber.asp?id=567161
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/201223/Sembolik_basbakan.html
http://www.milliyet.com.tr/baskanlik-sistemi-ve-turkiye/gundem/ydetay/1758650/default.htm
http://www.milliyet.com.tr/iyi-de-bu-baskanlik-degil/siyaset/ydetay/2008851/default.htm
http://www.milliyet.com.tr/turk-usulune-gore-baskanlik-sistemi/gundem/gundemyazardetay/15.12.2012/1641997/default.htm