Sinan ŞANLIER: "8 Nisan Dünya Romanlar Günü"

8 Nisan Dünya Romanlar Günü 

Dünyanın hemen her yerinde yaşayan Çingeneler: “8 Nisan Dünya Romanlar Günü” acıyla, öfkeye ve de şenlikle, 1975’den bu yana evrensel olarak, anılıyor ve kutlanıyorlar.

Fotoğraf: 8 Nisan Dünya Romanlar Günü
Sinan Şanlıer 8 Nisan 2013
Dünyanın hemen her yerinde yaşayan Çingeneler: “8 Nisan Dünya Romanlar Günü” nü acıyla, öfkeye ve de şenlikle, 1975’den bu yana evrensel olarak, anılıyor ve kutlanıyorlar.
2. Dünya Savaşında, Çingneler, Naziler tarafından “aşağılık ırk” olduğu yok edillmesi gereken  “ırk”   içene kosulmuş ve bir milyondan fazla Çingene, sonraki en önemli ve artarak kendini hissettiren bir günüdür. Dünyanın hemen her ülkesinde değişik isimlerle anılan Çingene grupları, kültürlerini korumak, yok sayılmalarının önüne geçmek, hem de kendi aralarındaki ilişkilerin tanzimini sağlamak üzere 8-12 Nisan 1971 tarihleri arasında oluşturulan Kongrede, Londra’da temsilcileriyle bir araya geldiler.
Bu kongre de romanların dışında sinti, kalo, manush, yeniche gibi değişik isimlerle anılan Çingene grupları da vardı. Çeşitli kaynaklarda sayı yirmibeşe kadar çıkartılsa da 14 ülkeden katılan 54 delegenin almış olduğu en önemli karar; farklı isimlerle anılan Çingene gruplarının bundan sonra roman ismiyle anılmasını kabul etmeleridir. Bu, Kongre’nin bir diğer önemli özelliği ise Hindistan köklerine dayanarak ve hatırlatmak üzere, hintlilierin ashoka (aşoka) tekerleğinin de ulusal sembol olarak benimsenmesidir.
Uluslararası Roman Kongresi daha sonraki yıllarda düzensiz aralıklarla da olsa toplanabilmiş ve bugüne kadar gelmiştir. 1971 yılındaki, Kongre’den sonra adı World Union of Roma (Dünya Romanlar Birliği) olmuş ve 1993 yılına kadar Birleşmiş Milletler Örgütü tarafından bir danışma kurulu olarak kabul edilmiş ve faaliyetleri desteklenmiştir. 1980 yılında toplanan Kongre de ilk kongerenin toplanma tarihine atfen 8 Nisan Uluslararası Roman Günü olarak kabul edilmiş, Birleşmiş Milletler Örgütü tarafından desteklenmiş ve yaygınlaşması sağlanmıştır. 8 Nisan, Türkiye’de de son dört-beş yıldır romanlar arasında yaygınlaşan bir gün olmuştur.
8 Nisan’ın dışında Romanların diğer ve çok önem verdikleri bir gün ise 2 Ağustos’tur. 2 Ağustos, İkinci Dünya Savaşı’nda finale doğru giderken, 4000 romanın bir tek gecede gaz odalarında öldürüldüğü gündür. Bu gün Almanlar tarafından daha önce Yahudilere aynısını yaptıkları günün adı Kristalnacht (Kristalgece) gibi Zigeunernacht (Çingene gecesi) olarak adlandırılmıştır. 2 Ağustos, 8 Nisan’dan ayrı olarak, daha çok da romanların zulme uğradıkları Almanya, Polonya gibi yerlerde, toplanma kamplarında bir anma günü olarak değerlendirilmektedir.
Djelem Djelem
E. Marushiakova ve V. Popov (benim öğretmenlerim) Plovdiv’den (Filibe) arkadaşları 1922 doğumlu Milan Ayvazov’un anlattıkları üzerine şarkının hikâyesini kısaca şöyle toparlamaktadırlar: Ayvazov bu şarkının melodisini dedesinden duymuştur ancak sözlerinin büyük bir kısmını da unutuştur. Sadece şarkının melodisinin bir kısmı hatırlar ve biraz da temposu aklında kalmıştır. Bu kırıntılarla şarkı yeniden yaratılmıştır. Bir başka hikâye ise şarkının 1920’ler 30’larda Romanya ve Fransa’da çalındığıdır. Her ikisi de şarkının Romanya kökenli olduğunu kabul etmektedirler. Ama, şarkı daha çok Sırp romanları arasında yaygınlaşmış ve söylenmiştir. İkinci Dünya Savaşı yıllarında ise şarkı romanların dillerinden hiç düşmemiştir. Şarkının asıl ününe kavuşması ise 1960’larda çevrilen Skupljaci perja (I Have Met Some Happy Gypsies – Mutlu Çingeneler gördüm) filimiyle ünlenmiştir.
1971 yılndaki I. Kongreden sonra 1978’de toplanan II. Uluslararası Roman Kongresi’nde J. Jovanovic ve J. Cibula tarafından şarkının sözleri yeniden ele alınır, düzenlenir ve Kongre’nin bitiminde çalınır. Kongreye katılan herkes tarafından çok beğenilir. Sonrasında da Djelem Djelem, bir marş gibi romanların milli şarkısı olur.
Büyük olasılıkla şarkının sözlerinde, Ayvazov’un da anlattığı gibi bir unutmaya bağlı olarak değişim olmuş, zaman içinde eklemeler ya da farklıklar olmuştur. Örneğin, şarkıdaki kara elbiseliler öldürdü onları (Murdadas la e kali legiya) sözleri toplama kamplarının ürünü olsa gerek.
Bu şarkıyı hakkıyla söyleyen iki usta vardır, biri Şaban Bayramovic, ki artık hayatta değil, öteki de Esma Recebova’dır
Djelem Djelem
Gelem, gelem, lungone dromensa
Maladilem bahktale Romensa
A Romale katar tumen aven,
E tsarensa bahktale dromensa?
A Romale, A Chavale
Vi man sas ek bari familiya,
Murdadas la e kali legiya
Aven mansa sa lumniake Roma,
Kai putaile e romane droma
Ake vriama, usti Rom akana,
Men khutasa misto kai kerasa
A Romale, A Chavale
Djelem Djelem’in notasına ulaşmak için
http://www.reocities.com/Paris/5121/musica.htm
Djelem Djelem, Esma Recepova
http://www.youtube.com/watch?v=UiIcfH0_Z3g
Djelem Djelem, Şaban Bayramovic
http://www.youtube.com/watch?v=BdVVXt29bos
Romanların milli sembolü olan ashoka tekerleği
Sinan Şanlıer 8 Nisan 2013

2. Dünya Savaşında, Çingneler, Naziler tarafından “aşağılık ırk” olduğu yok edillmesi gereken  “ırk”   içene kosulmuş ve bir milyondan fazla Çingene, sonraki en önemli ve artarak kendini hissettiren bir günüdür. Dünyanın hemen her ülkesinde değişik isimlerle anılan Çingene grupları, kültürlerini korumak, yok sayılmalarının önüne geçmek, hem de kendi aralarındaki ilişkilerin tanzimini sağlamak üzere 8-12 Nisan 1971 tarihleri arasında oluşturulan Kongrede, Londra’da temsilcileriyle bir araya geldiler.

Bu kongre de romanların dışında sinti, kalo, manush, yeniche gibi değişik isimlerle anılan Çingene grupları da vardı. Çeşitli kaynaklarda sayı yirmibeşe kadar çıkartılsa da 14 ülkeden katılan 54 delegenin almış olduğu en önemli karar; farklı isimlerle anılan Çingene gruplarının bundan sonra roman ismiyle anılmasını kabul etmeleridir. Bu, Kongre’nin bir diğer önemli özelliği ise Hindistan köklerine dayanarak ve hatırlatmak üzere, hintlilierin ashoka (aşoka) tekerleğinin de ulusal sembol olarak benimsenmesidir.

Uluslararası Roman Kongresi daha sonraki yıllarda düzensiz aralıklarla da olsa toplanabilmiş ve bugüne kadar gelmiştir. 1971 yılındaki, Kongre’den sonra adı World Union of Roma (Dünya Romanlar Birliği) olmuş ve 1993 yılına kadar Birleşmiş Milletler Örgütü tarafından bir danışma kurulu olarak kabul edilmiş ve faaliyetleri desteklenmiştir. 1980 yılında toplanan Kongre de ilk kongerenin toplanma tarihine atfen 8 Nisan Uluslararası Roman Günü olarak kabul edilmiş, Birleşmiş Milletler Örgütü tarafından desteklenmiş ve yaygınlaşması sağlanmıştır. 8 Nisan, Türkiye’de de son dört-beş yıldır romanlar arasında yaygınlaşan bir gün olmuştur.

8 Nisan’ın dışında Romanların diğer ve çok önem verdikleri bir gün ise 2 Ağustos’tur. 2 Ağustos, İkinci Dünya Savaşı’nda finale doğru giderken, 4000 romanın bir tek gecede gaz odalarında öldürüldüğü gündür. Bu gün Almanlar tarafından daha önce Yahudilere aynısını yaptıkları günün adı Kristalnacht (Kristalgece) gibi Zigeunernacht (Çingene gecesi) olarak adlandırılmıştır. 2 Ağustos, 8 Nisan’dan ayrı olarak, daha çok da romanların zulme uğradıkları Almanya, Polonya gibi yerlerde, toplanma kamplarında bir anma günü olarak değerlendirilmektedir.

Djelem Djelem

E. Marushiakova ve V. Popov (benim öğretmenlerim) Plovdiv’den (Filibe) arkadaşları 1922 doğumlu Milan Ayvazov’un anlattıkları üzerine şarkının hikâyesini kısaca şöyle toparlamaktadırlar: Ayvazov bu şarkının melodisini dedesinden duymuştur ancak sözlerinin büyük bir kısmını da unutuştur. Sadece şarkının melodisinin bir kısmı hatırlar ve biraz da temposu aklında kalmıştır. Bu kırıntılarla şarkı yeniden yaratılmıştır. Bir başka hikâye ise şarkının 1920’ler 30’larda Romanya ve Fransa’da çalındığıdır. Her ikisi de şarkının Romanya kökenli olduğunu kabul etmektedirler. Ama, şarkı daha çok Sırp romanları arasında yaygınlaşmış ve söylenmiştir. İkinci Dünya Savaşı yıllarında ise şarkı romanların dillerinden hiç düşmemiştir. Şarkının asıl ününe kavuşması ise 1960’larda çevrilen Skupljaci perja (I Have Met Some Happy Gypsies – Mutlu Çingeneler gördüm) filimiyle ünlenmiştir.

1971 yılndaki I. Kongreden sonra 1978’de toplanan II. Uluslararası Roman Kongresi’nde J. Jovanovic ve J. Cibula tarafından şarkının sözleri yeniden ele alınır, düzenlenir ve Kongre’nin bitiminde çalınır. Kongreye katılan herkes tarafından çok beğenilir. Sonrasında da Djelem Djelem, bir marş gibi romanların milli şarkısı olur.

Büyük olasılıkla şarkının sözlerinde, Ayvazov’un da anlattığı gibi bir unutmaya bağlı olarak değişim olmuş, zaman içinde eklemeler ya da farklıklar olmuştur. Örneğin, şarkıdaki kara elbiseliler öldürdü onları (Murdadas la e kali legiya) sözleri toplama kamplarının ürünü olsa gerek.

Bu şarkıyı hakkıyla söyleyen iki usta vardır, biri Şaban Bayramovic, ki artık hayatta değil, öteki de Esma Recebova’dır.

 

Djelem Djelem

Gelem, gelem, lungone dromensa 
Maladilem bahktale Romensa 
A Romale katar tumen aven, 
E tsarensa bahktale dromensa?

A Romale, A Chavale

Vi man sas ek bari familiya, 
Murdadas la e kali legiya
Aven mansa sa lumniake Roma, 
Kai putaile e romane droma
Ake vriama, usti Rom akana, 
Men khutasa misto kai kerasa

A Romale, A Chavale

 

 

Djelem Djelem’in notasına ulaşmak için

http://www.reocities.com/Paris/5121/musica.htm

 

Djelem Djelem, Esma Recepova

http://www.youtube.com/watch?v=UiIcfH0_Z3g      

 

Djelem Djelem, Şaban Bayramovic

http://www.youtube.com/watch?v=BdVVXt29bos

Romanların milli sembolü olan ashoka tekerleği 

Sinan Şanlıer 8 Nisan 2013