Bir Fincan Kahvenin…

 Cemil Fuat Hendek - 04/06/2010 13:58:39 (635 okunma)


Bir Fincan Kahvenin…

Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.” (Türk atasözü)

Şu Türkiye Sol’unun önemli bir bölümünün kendi kavramlarından vazgeçmesinden bu yana epey zaman geçti. Şimdi bazıları bu kavramları başkalarının ağzından duyunca, “Bunlar bir zamanlar bizim kavramlarımızdı” diye şaşırıyor. “Kavramlarımızı elimizden aldılar” diye hayıflanıyor. “Bunlar örgütlenme modellerini bile bizden öğrendiler” diye kızıp köpürüyor.

Bence bu kesimin ne hayıflanmaya, ne de kızmaya hakkı var. Hele şaşırmaya hiç yok! Çünkü kendi saflarından birileri bu kavramları kullanmaya kalkıştığında hemen heyecanlanıp, ayağa kalkıyor. Lafı konuşanın ağzına tıkamaya çalışıyor. “Bunların çoktan modası geçti” diye reddediyor. Yok efendim, bunlar bulundukları çağı anlamıyorlarmış, 21. Y.Y.’da olduklarının farkında değillermiş, hâlâ aynı ezberle konuşuyorlarmış, falan filan…

O zaman sormazlar mı sana: “Madem öyle, birileri bir zamanlar sana ait olduğunu söylediğin kavramları kullanırken, bunların içini istediği gibi değiştirip, başarısına basamak yaparken ne diye hayıflanıp duruyorsun? Sen zaten bunları “çağ dışı” diye reddetmiyor musun? Sana ne? İsteyen istediği gibi kullansın!”

Oldukça çelişkili bir durumla karşı karşıyayız anlayacağınız. Bir çeşit şizofreni mi, yoksa bellek kaybı mı demeli bu duruma? Eline aldığı çatala bakıp,“Ben bunu tanıyorum, benim de vardı. Ama bununla ne yapıldığını anımsamıyorum” deyip, çatalı çöpe atan birine mi benzetmeli bunları? Kavramların bir zamanlar kendilerine ait olduğunu anımsıyorlar ama onları nasıl kullanacaklarını artık bilemiyorlar. Onun için de hepsini çöpe atıyorlar. Onların yerine koyacakları başka bir şeyleri de yok. Kendini bilmez bir şekilde ortada dolaşıyor, sağa sola -pardon- sağa sağa çarpıp duruyorlar.

Bu arada hepten unutulan şeyler de var. Sanki hiç var olmamış gibi belleklerden silinmiş. Adı bile anılmaz olmuş. Tabii tüm kavramları olduğu gibi, bunu da birileri almış, kullanıyor. Hem de öylesine kullanıyor ki, tam bir yanıcı madde haline getirmiş. Eline alanın eli yanabilir, ağzına alanın ağzı…

Benim de, şu anda bilgisayarın tuşlarına dokunan parmaklarım yanacak mı bilmem. Ama andıkça her seferinde yüreğimin yandığını biliyorum:FİLİSTİN!

Ey, bir zamanlar yumrukları havada bu ülke halkının kurtuluşu için slogan atanlar!

Ey bir zamanlar, bu ülkeyi devrimci hareketin Mekke’si bellemiş olanlar!

Ey bir zamanlar oraya gitmiş, o halkın ekmeğini yemiş, suyunu içmiş olanlar!

Filistin! Bu isim sizlere bir şeyler anımsatıyor mu? Mesela, bir yudum bol şekerli, koyu bir kahvenin tadı kalmış olabilir mi ağzınızda? Anımsamaya çalışın bakalım. Eğer anımsamayı başarabilirseniz, yine şaşkınlıktan ağzınız açık kalacak. Çünkü o da çoktan gitti elinizden! Her zaman olduğu gibi bu sefer de, ne kızmaya ne de hayıflanmaya hakkınız var. Olsa olsa, kent meydanlarından yankılanan “Allah-u Ekber” seslerini duyup, utanabilirsiniz - eğer utanırsanız.

Ey, siz sürekli olarak birilerinin önünüze koyduğu çoğu yapay gündemlerin peşinde koşanlar!

Ey, “çağdaş kavramlar”ı ararken körebe oynadığının farkında olmayanlar! 

Ey, Hamas’mış, FKÖ’ymüş diye dedikodularla uğraşırken Filistin halkını da unutanlar!


Bir dakika, ben kime sesleniyorum ki?

Aradan kırk yıl geçti. “Bir fincan kahvenin hatırı”nın süresi de bitti…

 “halkişçiler”köylüler”yoksul” halkımız”, 



İşçilere, köylülere, emekçilere, dar gelirli memurlara, emeklilere, küçük esnaf ve zenaatkarlara, işsizlere, yoksullara seslendi. Komünist bir şairden alıntılar yaptı. “Faşizme geçit yok” d 

 Doğrudan toplumun en geniş kesimlerine seslendi! 


Marksistler, şimdi ister istemez, şapkalarını önlerine koyup, bir kez daha düşünecekler

 Marksist Sol  Sosyal Demokratların 

şçi sınıfının tarihsel görevi sona ermiştir”, “sınıflar ortadan kalkmaktadır

Sosyal Demokrasi’yani halkın en geniş kesimlerinin) 

(*) Bu yazı, sadece KÜYEREL sitesinden yayımlanmak üzere hazırlanmış ve sadece bu siteye gönderilmiştir. Yazının bütünü ya da bir bölümü ancak kaynak göstermek koşuluyla başka bir yerde yayınlanabilir.