Bunları biliyor musunuz?

Cemil Fuat Hendek - 31/08/2009 18:54:50 (457 okunma)



Bunları biliyor musunuz?

Çin Halk Cumhuriyeti’nde, geçenlerde Uygur bölgesinde çıkan olaylar üzerine kimileri hemen heyecana geldi. Sanırım Han Çinlileri ile Uygurlar arasındaki çelişkiler Türk-Kürt çelişkisini çağrıştırdı. dolayısıyla bu ülkede “ezilen ve horlanan”, “ulusal kimliği hiçe sayılan”, “salt etnik kimliği nedeniyle aşağılanan” zavallı Uygur halkı ile dayanışma bayrağını yükseltme çağrısı yapanlar oldu. “Soydaşlarımız”ın içinde bulunduğu yürekler acısı duruma karşı feryatlar yükseldi. Bu çağrıcıların konuyla ilgili haber, bilgi ve çağrıları nereden aldıklarını bilmiyorum. Bu nedenle kendilerine (sadece kendisini Solcu kabul edenleri kastediyorum) ÇHC ile ilgili bazı sorular sormadan önce, ikisi başta olmak üzere üç hatırlatma yapmak istiyorum:

1- Kapitalist sistemin ve özellikle emperyalizmin hizmetindeki medyanın dünya çapındaki hakimiyetini unuttunuz mu?

2- Bu medyanın verdiği, tarafsız olduğu iddia edilen haberlerde bile,
a) seçilen kavramların,
b) kullanılan haber aktarma tekniklerinin
belli konularda hedeflenen kanıyı yaygınlaştırma amacına uygun olarak seçildiğini eskiden beri bilmiyor musunuz?

Şimdi gelelim Çin Halk Cumhuriyeti’ne, Uygur Bölgesi’ne, Uygurlar ve Han Çinlilerine.
Benim bildiğim bu gerçekleri siz de biliyor musunuz?:

1- Bu bölgede, Uygurların çalışma koşulları konusunda ne biliyorsunuz? Örneğin bunların, Müslüman olmaları nedeniyle, günde beş kez namaz kılma hakkı olduğunu biliyor musunuz? Bunlar sözümona ibadet ederken, Han Çinlilerinin çalışmaya ve üretime devam etmek zorunda olduklarını biliyor musunuz? Bu durumun da, Han Çinlilerini haklı olarak kızdırabileceğini düşünebiliyor musunuz?

2- Üstelik Uygurların Cuma günleri çalışmadıklarını biliyor musunuz? (Buna karşın Pazar günü çalışmak zorundalar ama, Pazar günleri tüm dairelerin kapalı olması, fabrikaların da çoğunlukla yavaşlatılmış üretime geçmeleri nedeniyle, bunların Pazar günleri işletmelerde ve dairelerde ne yaptıklarını kendilerine sormak gerekiyor.)

3- Kimi iddialara karşın, Uygurların tüm ülkede istedikleri yere gidebildiklerini,istedikleri yerde işyeri açma ya da çalışma hakları olduğunu biliyor musunuz? Ben şahsen, gittiğim tüm kentlerde Uygurlara ait birçok işyerine, birçok “helal” lokantaya, serbest meslekte de çalışan birçoklarına rastladım.

4- Bunların kendi dillerinde yayın yapma hakkına da sahip olduklarını biliyor musunuz?

5- Bunların, başarılarına göre her türlü eğitim olanaklarından istifade etme hakkının önünde hiçbir engel bulunmadığını, hatta yurtdışında yüksek eğitim görme olanaklarının da bulunduğunu biliyor musunuz? (Türkiye’ye üniversite eğitimine gelenler nasıl geliyor acaba?)

Şimdi gelelim son hatırlatmaya:

a) Bir zamanlar ABD gizli servislerinin reel sosyalizmi yıkmaya yönelik stratejik hedeflerini ve bu hedeflere yönelik Sgizmund Brejinsky’nin geliştirdiği taktikleri anımsıyor musunuz? ABD emperyalizminin yayılmacılık ve hegemonya yanlısı bu saldırgan kuramcısının, öncelikle “din”, sonra da “ulusal ve etnik sorunlar” üzerine önerdiği senaryoları okuyanınız var mı? Dinsel konularda, örneğin Polonya’da Katolik kilisesini (ilk dönemi Papa II. Paul’ün seçilmesiyle yeni bir aşamaya yükselen bir çizgi), Slav ülkelerinde Ortodoksları kaşımaya, Doğu’da da (Afganistan’ın yanı sıra özellikle Türkmenistan, Özbekistan, Tacikistan, Kırgızistan ve Moğolistan’da) aşırı dinci Müslüman odakları destekleme hedefi güttüğünü, bu amaçla bir yanda kuran kurslarını ve medreseleri, diğer yanda da modern yüksek okulları, öğrenci yurtlarını kapsayan geniş bir yelpazede yatırımlar yaptıklarını duyduğunuzu sanıyorum.

b) Önce sosyalist sistemi, sonra da Rus Federasyonu’nu sarmalayan bağımsızlık hareketlerini ve alacalı devrimleri, para aktararak, içsavaş çıkararak, ülke ve dünya medyasını etkileyerek ve sonunda asker göndererek destekleyen güçlerin ana kaynaklarını unuttunuz mu? Unutanlar, yeni dünya haritasına ve orada bulunan devletlerin yakın tarihine, hangi coğrafya kuşağının hangi tarihlerde ve nasıl karıştığına bir göz atsınlar.

c) Bu bağlamda ABD emperyalizminin Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ni, daha sonra da Rus Federasyonu’nu kuşatma altına almak amacıyla öngördüğü Yeşil Kuşak’tan haberiniz vardır sanıyorum. Uygur bölgesi’nin de bu kuşak içinde yer aldığını unuttunuz mu?

c) Emperyalizmin teorisyenleri ve onların önerilerinin uygulayıcılarının (en başta ABD, Almanya, Fransa ve İngiltere) bir yanda globalizm söylemleriyle ülkeler arasındaki sınırları kaldırırken, diğer yanda “düşman” ülkelerde yeni ülkeler ve yeni sınırlar yaratma çabalarının ulusları bağımsızlığına kavuşturmaktan öte hedefler güttüğünü unuttunuz mu?

Son bir soru:
Kimi uluslararası kuruluşlar sürekli olarak sadece bazı ülkelerdeki “ulusal sorunları”, “etnik gruplarla ilgili sorunları” v.b. irdelerken, tüm ulusların işçi ve emekçilerinin birbirleriyle dayanışma içinde ortak sömürüye karşı mücadelesini propaganda etmek ve bu doğrultuda bir bilinç oluşturmaya çalışmak gereği, sizce geçen yüzyılda mı kaldı?

NOT: Bu sorulara yanıtlarınızı heyecanla bekliyorum.