30 NİSAN 1975

enginerkiner - 02/05/2010 19:12:30 (323 okunma)


30 NİSAN 1975


32 yıl sonra 1 Mayıs’ın yeniden Taksim’de kutlanmasının heyecanının yanında bir başka yıldönümü daha var: Bugün sol bir Almanca gazetede okumasaydım ben de hatırlamayacaktım. 35 yıl önce, 30 Nisan 1975’te Vietnam Ulusal Kurtuluş Cephesi birlikleri o zamanki adıyla Saygon’a girdiler. Kukla yönetim kayıtsız şartsız teslim oldu. 

ABD birlikleri, elçilik personeliyle birlikte iki gün önce kenti boşaltmışlardı. Ülkeden çıkış yolu bulamayan işbirlikçi Vietnamlılar, kıyıdan açıkta bekleyen ABD savaş gemilerine gidebilmek için elçiliğe hücum ettiler, üzerilerine ateş açıldı, içlerinden ölenler oldu.

O günlerin gazetelerini belki hatırlarsınız… ABD helikopterleri tıka basa dolu olarak havalanıyor. Helikopterin iniş takımlarına sarılmış insanlar var. Bunların bazıları havadan yere düşüp çakılıyorlar. Kaç tane işbirlikçinin ülkeyi terk edemediği bilinmiyor ama en az birkaç on bin kişi olarak tahmin ediliyor.

Bu savaşın dünyanın çeşitli ülkelerdeki 68 kuşağı üzerindeki etkisini anlatmak gerekmez. Bizde de 1960’lı yılların ikinci yarısında ilericiliğin ve gericiliğin önemli kıstaslarından bir tanesini Vietnam savaşına karşı alınan tutum oluşturuyordu. 

1968’in önemli olaylarından bir tanesini Vietkong’un Tet saldırısı oluşturur. Sonraki yıllarda bu saldırının savaşın seyrini değiştirdiği belirtilmiştir. Vietkong, Güney Vietnam’da ABD birliklerine ve Güney Vietnam ordusuna karşı genel bir saldırıya geçer. Salt askeri açıdan bakıldığında başarısız bir saldırıdır, zira Vietkong ağır kayıp verir. Ama iki saldırı vardır ki, sonraki yıllarda bile hatırdan çıkmayacaktır:

Her gerilla savaşı kendi özgün taktiklerini oluşturur. Tet saldırısının daha önce görülmemiş iki yanı vardır:
Birincisi: Küçük bir kent –Hue- işgal edilir. Kentte bulunan ABD işbirlikçilerinin tümü imha edilir ve geri çekilinir. ABD birlikleri kente girdiklerinde hiçbir bilgi kaynakları kalmamıştır.
İkincisi: Saygon’daki ABD elçiliğine saldırıdır. Çok iyi korunan elçiliğe yaklaşık 250 kişi saldırır ve elçinin odasına kadar girerler. Ne ki, geçli elçilikte değildir. Tahmin edilebileceği gibi saldırıya katılanların hiç birisi geri dönmez. Bu saldırı, bence, sonraki yıllarda özellikle Ortadoğu’da kullanılacak intihar saldırılarının ilk örneğidir. 

Tet saldırısı psikolojik üstünlüğün Vietkong’a geçmesiyle sonuçlanır.

Bu savaşın kumandanı General Giap’tır. Fransız sömürge ordusunu Dien Bien Fu’da bozguna uğratan Giap, dönemin askeri olarak en güçlü ülkesi ABD karşısında da zafer kazanır. Kendi deyimiyle, “bütün hayatımı düşmanı yenmek için ormanda yaşayarak ve düşünerek geçirdim.” 

Belki hatırlarsınız… O yıllarda Giap’ın Halk Savaşının Askeri Sanatı adlı bir kitabı Türkçe’de yayımlanmıştı. Kitabın ilk cümlesini hala hatırlarım:
“Halk savaşı, politik olarak tecrit olmuş düşmanı askeri olarak yenmek için yapılır.”
Vietnam’da ABD ve kukla Güney Vietnam yönetimi politik olarak kaybetmiş durumdadır. Sıra onun askeri olarak yenilmesindedir.

Vietnam savaşı, yenilmez sanılan ABD ordusunun yenilmesinin yanı sıra başka önemli gelişmelerin de nedeni olur:

1971 yılında İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan uluslar arası para sistemi çöktü. Dolar-altın paritesi feshedildi. Bu durumun ortaya çıkmasında ABD’nin Vietnam’daki büyük savaş harcaması önemli bir etkendi.

Bu savaşta ABD’de yaklaşık 200 bin kişi askere gitmeyi reddetti, 420 bin kişi askerden firar etti. Yaklaşık bin subay çatışmalar sırasında erler tarafından vurularak öldürüldü.
Vietnam savaşı, ABD ordusunun profesyonel orduya dönüştürülmesine yol açtı.

Yanılıyor muyum bilmiyorum ama Vietnam savaşında ABD’nin yenilmesi ve bu ülkeyi ve bölgeyi terk etmek zorunda kalması, solun dünya çapındaki son ortak zaferidir denilebilir. Hangi ülkede yaşarsa yaşasın, solun neresinde durursa dursun, herkes bu zafere sevindi. 

İlgili arşivler açılmadığı için savaş sırasında ülkede kaç SSCB askeri uzmanını bulunduğu ve bunlardan ne kadarının hayatını kaybettiği bilinmiyor. Bilinen, savaş süresince SSCB’nin Vietkong’a SAM füzelerinden tank ve toplara kadar çok sayıda klasik silahı verdiğidir.

Savaşın kazanılmasında sonuçta Vietnam halkının yıllarca çarpışması belirleyici olmakla birlikte, çok sayıda ülkede bu savaşa ve AB’ye karşı yükselen muhalefetin yanı sıra, ABD’de de iç muhalefetin yükselmesi yenilgiyi sağlayan önemli etkenler arasındadır.

35 yıl sonra maalesef çok farklı bir dünyada yaşıyoruz…

 



32 yıl sonra 1 Mayıs’ın yeniden Taksim’de kutlanmasının heyecanının yanında bir başka yıldönümü daha var: Bugün sol bir Almanca gazetede okumasaydım ben de hatırlamayacaktım. 35 yıl önce, 30 Nisan 1975’te Vietnam Ulusal Kurtuluş Cephesi birlikleri o zamanki adıyla Saygon’a girdiler. Kukla yönetim kayıtsız şartsız teslim oldu. 

ABD birlikleri, elçilik personeliyle birlikte iki gün önce kenti boşaltmışlardı. Ülkeden çıkış yolu bulamayan işbirlikçi Vietnamlılar, kıyıdan açıkta bekleyen ABD savaş gemilerine gidebilmek için elçiliğe hücum ettiler, üzerilerine ateş açıldı, içlerinden ölenler oldu.

O günlerin gazetelerini belki hatırlarsınız… ABD helikopterleri tıka basa dolu olarak havalanıyor. Helikopterin iniş takımlarına sarılmış insanlar var. Bunların bazıları havadan yere düşüp çakılıyorlar. Kaç tane işbirlikçinin ülkeyi terk edemediği bilinmiyor ama en az birkaç on bin kişi olarak tahmin ediliyor.

Bu savaşın dünyanın çeşitli ülkelerdeki 68 kuşağı üzerindeki etkisini anlatmak gerekmez. Bizde de 1960’lı yılların ikinci yarısında ilericiliğin ve gericiliğin önemli kıstaslarından bir tanesini Vietnam savaşına karşı alınan tutum oluşturuyordu. 

1968’in önemli olaylarından bir tanesini Vietkong’un Tet saldırısı oluşturur. Sonraki yıllarda bu saldırının savaşın seyrini değiştirdiği belirtilmiştir. Vietkong, Güney Vietnam’da ABD birliklerine ve Güney Vietnam ordusuna karşı genel bir saldırıya geçer. Salt askeri açıdan bakıldığında başarısız bir saldırıdır, zira Vietkong ağır kayıp verir. Ama iki saldırı vardır ki, sonraki yıllarda bile hatırdan çıkmayacaktır:

Her gerilla savaşı kendi özgün taktiklerini oluşturur. Tet saldırısının daha önce görülmemiş iki yanı vardır:
Birincisi: Küçük bir kent –Hue- işgal edilir. Kentte bulunan ABD işbirlikçilerinin tümü imha edilir ve geri çekilinir. ABD birlikleri kente girdiklerinde hiçbir bilgi kaynakları kalmamıştır.
İkincisi: Saygon’daki ABD elçiliğine saldırıdır. Çok iyi korunan elçiliğe yaklaşık 250 kişi saldırır ve elçinin odasına kadar girerler. Ne ki, geçli elçilikte değildir. Tahmin edilebileceği gibi saldırıya katılanların hiç birisi geri dönmez. Bu saldırı, bence, sonraki yıllarda özellikle Ortadoğu’da kullanılacak intihar saldırılarının ilk örneğidir. 

Tet saldırısı psikolojik üstünlüğün Vietkong’a geçmesiyle sonuçlanır.

Bu savaşın kumandanı General Giap’tır. Fransız sömürge ordusunu Dien Bien Fu’da bozguna uğratan Giap, dönemin askeri olarak en güçlü ülkesi ABD karşısında da zafer kazanır. Kendi deyimiyle, “bütün hayatımı düşmanı yenmek için ormanda yaşayarak ve düşünerek geçirdim.” 

Belki hatırlarsınız… O yıllarda Giap’ın Halk Savaşının Askeri Sanatı adlı bir kitabı Türkçe’de yayımlanmıştı. Kitabın ilk cümlesini hala hatırlarım:
“Halk savaşı, politik olarak tecrit olmuş düşmanı askeri olarak yenmek için yapılır.”
Vietnam’da ABD ve kukla Güney Vietnam yönetimi politik olarak kaybetmiş durumdadır. Sıra onun askeri olarak yenilmesindedir.

Vietnam savaşı, yenilmez sanılan ABD ordusunun yenilmesinin yanı sıra başka önemli gelişmelerin de nedeni olur:

1971 yılında İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan uluslar arası para sistemi çöktü. Dolar-altın paritesi feshedildi. Bu durumun ortaya çıkmasında ABD’nin Vietnam’daki büyük savaş harcaması önemli bir etkendi.

Bu savaşta ABD’de yaklaşık 200 bin kişi askere gitmeyi reddetti, 420 bin kişi askerden firar etti. Yaklaşık bin subay çatışmalar sırasında erler tarafından vurularak öldürüldü.
Vietnam savaşı, ABD ordusunun profesyonel orduya dönüştürülmesine yol açtı.

Yanılıyor muyum bilmiyorum ama Vietnam savaşında ABD’nin yenilmesi ve bu ülkeyi ve bölgeyi terk etmek zorunda kalması, solun dünya çapındaki son ortak zaferidir denilebilir. Hangi ülkede yaşarsa yaşasın, solun neresinde durursa dursun, herkes bu zafere sevindi. 

İlgili arşivler açılmadığı için savaş sırasında ülkede kaç SSCB askeri uzmanını bulunduğu ve bunlardan ne kadarının hayatını kaybettiği bilinmiyor. Bilinen, savaş süresince SSCB’nin Vietkong’a SAM füzelerinden tank ve toplara kadar çok sayıda klasik silahı verdiğidir.

Savaşın kazanılmasında sonuçta Vietnam halkının yıllarca çarpışması belirleyici olmakla birlikte, çok sayıda ülkede bu savaşa ve AB’ye karşı yükselen muhalefetin yanı sıra, ABD’de de iç muhalefetin yükselmesi yenilgiyi sağlayan önemli etkenler arasındadır.

35 yıl sonra maalesef çok farklı bir dünyada yaşıyoruz…