Libya ve Barış hareketinin Açmazı

enginerkiner - 13/03/2011 11:47:37 (300 okunma)


Libya ve Barış hareketinin Açmazı

Almanya’da güçlü bir barış hareketi bulunuyor. Bence Avrupa ülkelerindeki en güçlü barış hareketi bu ülkededir. 

Bu saptamaya itiraz edilebilir ve denilebilir ki, Irak savaşına karşı Almanya’da da büyük gösteriler yapılmıştı, ama İngiltere’deki daha büyüktü.

Bu tür bir saptama, ancak “aklı gözünde olanların” saptaması olarak tanımlanabilir.

Önemli olan belirli bir zamanda en büyük olmak değil, büyük olmak ve büyüklüğü sürekli kılmaktır. Bir dönem en büyük olur, ardından da iyice geri plana düşerseniz, o büyüklük de unutulup gider.

Önemli olan, bir dönemde –diyelim on yılda- ortalama olarak sağlanan başarıdır. Bir konuda çok başarılı olabilirsiniz, ama öteki konularda başarısız iseniz, ortalamanız da düşük ya da genelde başarısızsınız demektir.

Herkes iyi bir şey yapabilir. Önemli olan iyiyi sürekli yapabilmektir.
Libya konusunda Almanya barış hareketi önemli bir açmaz içine girmiş bulunuyor.

ABD 6. filosu ile İngiliz savaş gemileri Girit adasında üslenmiş durumda. 

Libya hava sahasında genel bir uçuş yasağı uygulanması planlanıyor. 

Uçuş yasağı şu anlama gelir: Libya hava kuvvetlerine mensup uçaklar havalanamazlar, aksi durumda düşürülürler.
Bunun adı savaş demektir!

Ardından ABD, İngiltere ve muhtemelen Fransa’nın Libya’yı şu veya bu oranda işgali gelecektir.

Emperyalist ülkelerin gerekçesi şudur: 
Libya’da sivil halk katlediliyor. Buna seyirci kalamayız. 
Libya’ya askeri müdahale, insani bir müdahaledir.

Libya’daki petrol kaynaklarının böyle bir müdahaleyi özellikle çekici kıldığı açık… 

Açık ama sadece bunu belirtmek fazla anlam taşımıyor.
“İstemezük” demek çözüm değildir.

İstemiyorsanız, uygulanabilir bir seçenek sunmak zorundasınız. 
Ülkeye arabulucu bir heyet gitsin” demek çözüm değildir.
Çünkü çatışan taraflar arabulucu kabul etmiyorlar.

Birleşmiş Milletler (BM) başta olmak üzere uluslar arası etkin kuruluşların “çatışmalara son verilmesi çağrısı” yapması da işlevli bir çözüm değildir.

İstemek, çağrı yapmak yetmez. O isteği dayatabilecek bir de güç gereklidir. 

“Ya çatışmalar durur ya da askeri müdahale yaparız” demek zorundasınız, yoksa kimse sizi ciddiye almaz.
BM barış gücünün bu ülkeye gönderilmesi bir çözüm olabilir, ama bu vasıtayla özellikle ABD’nin de askeri olarak bu ülkeye gireceği bilinmektedir.

Emperyalizmin dolaylı veya dolaysız müdahalesine karşı getirilen gerekçeler oldukça zayıftır:

Birincisi: Libya ile ilgili haberler, sivil halkın bombalanması, katliam yapılması abartılıdır.

Doğru, abartılıdır. Batı basınının bir bölümü askeri müdahaleye zemin hazırlamak için bunu yapmaktadır. Ama bu haberler tümüyle gerçek dışı da değildir. Sivil halkın bombalanması, halkın üzerine bomba atmayı reddeden pilotların kaçıp Malta’ya sığınması yalan değildir. Afrika ülkelerinden paralı asker getirilip halka karşı kullanılması da yalan değildir.

İkincisi: emperyalist ülkeler Libya’daki karışıklığı kullanıyorlar ve kışkırtıyorlar.

Doğal olarak böyle yapacaklar… Başka ne yapmalarını bekliyordunuz? 

Libya gibi petrol kaynakları olan bir ülkede rejime karşı önemli bir potansiyel var ise, emperyalizm bunu doğal olarak kullanacaktır. 
Çarpıtacaktır, kışkırtacaktır, ama unutulmaması gerekir ki, bu büyüklükteki bir potansiyeli o yaratmamıştır ve yaratamazdı da…
Barış hareketinin uygulanabilir alternatif çözümü nedir?
Yoktur!

Emperyalizmi kınamak bu durumda kendi başına çözüm değildir.
Daha iyi ve uygulanabilir bir çözümünüz yoksa, en kötü çözüm kendi yolunu açar.

Afganistan konusunda barış hareketinin daha gerçekçi olan bir kesimi; savaşın derhal durmasını, işgalci ülkeler askerlerinin çekilmesini ve bunların yerine BM askerlerinin gönderilmesini ister.

Neden, diye sorarsanız, işgalci ülkelerin askerlerinin çekilmesinin hemen ardından Afganistan’da iç savaş başlayacaktır. 
Bir savaşın yerini başka bir savaşın alması da barışçı çözüm değildir.
Ülkeye BM askerlerinin girmesi şimdiki duruma göre daha iyidir ama ideal bir çözüm de değildir.

Peki uygulanabilir ideal çözüm nedir ve barış hareketinin bu konuda önerisi var mıdır?
Yoktur!
Durum maalesef budur.