Sarsılmaz değer yargıları


Sarsılmaz değer yargıları

Kişilik sahibi bir insanın sarsılmaz değer yargıları vardır. Bu yargılar duruma göre değişmez.

Mesela ırkçılığa karşı bir insan iseniz, bu özelliğiniz her durum için geçerlidir.

İşinize geldiği yerde bir türlü, işinize gelmediği yerde başka türlü olamazsınız.

Suriye’den kaçarak Türkiye’ye sığınan Suriyeli göçmenlerin bir bölümü kendilerine karşı gösterilen ırkçı tavır üzerine geri dönmek kararı almış.

Bu insanlar, “öleceğimizi bilsek de döneceğiz” demek noktasına gelmişler…

Suriyeli göçmenlere karşı yapılan açık bir ırkçılıktır.

Bu ırkçılığın bir bölümü ne olursa olsun Esad rejimini savunma gayretinden kaynaklanıyor.

Önemli bölümü ise, günlük çıkar ırkçılığıdır.

Buraya geldiniz, rahatımızı bozdunuz, gidin…

Bu basit çıkar ırkçılığı başka ülkelerde de görülür.

Bu tür bir ırkçılığa da hoşgörü gösterilmemesi gerekir.

Reyhanlı’da bazı mülteciler halkı rahatsız ediyormuş, saldırgan davranışlar gösteriyorlarmış…

Bunlardan şikayetçi olmak, bu tür davranışların engellemesini istemek bir şeydir; bütün mültecileri dışlamak ise başka bir şey…

Reyhanlı’da mültecilere karşı alınan tavır utanç vericidir.

Bu tutumun, İstanbul’da bir bölümü uyuşturucu satıyor diye rengi siyah olanların tümüne karşı olmaktan farklı yanı yoktur.

Kendisine sol diyen ama bırakın sol olmayı asgari insan değerlerine bile sahip olduğu şüpheli bir kesimin bu durumu onaylaması ya da en azından açıkça karşı çıkmaması ancak kepazelik olarak adlandırılabilir.

Kürtlere karşı gösterilen ırkçılık bu kez Suriyeli mültecilere karşı gösteriliyor.

İkisi birbirinin uzantısıdır.

Sarsılmaz değer yargılarınız yoksa, bırakın sol olmayı, sizden hiçbir şey olmaz.