Recop Tazyik Gazdoğan, ampul patladı *

Recop Tazyik Gazdoğan, ampul patladı * 

Ampulcülerinki sözde kaldı, ama bizim çapulcular Taksim'i gerçekten tam yayalaştırdı. Hem de ihaleye bile çıkmadan! Bunu “kafa yapan biber gazı” (Çarşı) sayesinde başardılar. Tüm çapulcular 10 günde “biber gazı bağımlısı” (Çarşı) oldu ve çapulcu halk Taksim'e el koydu. Bunun için aslında Recop Tazyik Gazdoğan düğmeye bastı: “Alkolü yasakladı, millet ayıldı” (Gezi Parkı sloganı). “Sen mi yayalaştırmak istiyorsun? Al işte böyle yayalaştırılır” dediler. Sıkıysa şimdi geri alsın bakalım. Katliam yapması gerekir. Eğer onu da yapmaya kalkarsa artık kendine ülkelerden ülke beğensin: Artık Suudiler mi olur, yoksa başka bir katilin başkan olduğu İran mı, ya da iyice paragöz olduğu için Dubai mi olur bilemem. Ama 10. gün itibarı ile bütün Türkiye, Taksim Gezi Parkı'ndaydı. Tabii ki sayamadım ama, ama siyasi tecrübeme dayanarak söyleyeyim, meydan, park ve çevresi itibarı ile rahatça 1 milyon kişi 6 Haziran'ı 7 Haziran'a bağlayan gece oradaydı. Lafın özü “ampul patladı”. 

Tüm Türkiye dediğim zaman, bütün renkleri, bütün kültürleri, bütün mozayiği, bütün sınıfları, bütün meslekleri, bütün yaşları kastediyorum. Böyle bir isyana da benim diyen dayanamaz. O inanılmaz kalabalık içinde tanıdığım 14 kişiyle karşılaştım. İşte meslekleri: Bir tıp derneği başkanı doktor, bir avukat, bir mimar, bir başka doktor, bir garson, bir profesör, bir gazeteci, bir yazar, bir yayıncı, bir editör, bir matbaacı, bir sinemacı, bir üniversiteli ve bir doktora öğrencisi. Yani tam bir çapulcu manzarası! Ve o an anladım ki çapulcular bu ülkenin geleceği. Allah herkesi çapulcu eylesin ya Rabbim! Bütün ailelere çocuklarını çapulcu yapma imkanı ver yüce Tanrım! Ülkenin kurutuluşunun çapulcularda olduğuna karar verdim. Çapulcular, ayak takımına karşı! 

Kulaktan dolma bilgili (yoksa bilgisiz mi?) Gazdoğan'la kıyaslandığında, bu çapulcular inanılmaz derecede kitap da okuyorlar. Çok kültürlüler ve herşeyin farkındalar. Çapulcu Doktor Özgür isyanın sert olduğu anlarda yaralıları tedavi ederken (bu çapulcu doktorlar var ya, hepsinin alnından öpülesi muhteşem insanlar, bütün yaralılarımıza koşturdular), artık Gezi Kütüphanesinde gönüllü çalışıyor. “Erol” dedi “burada bir haftada tam 1 milyon kitap dağıttık!”. Ben de kitaplarımdan 20'şer adet götürmüştüm. Hemen kapışıldı. Orada ayaküstü imza günü yaptık. Daha sonra çok ilginç -biraz da gerçeküstü- bir şey oldu, dolaşan birinin elinde kitabımı görünce “o kitabın yazarı benim isterseniz imzalayım” dedim. Ve imzaladım karşılıklı kahkahalar içinde. Şimdi bu çapulcular gerçekten çok tehlikeli insanlar; çünkü çok fazla okuyorlar, ve gereğinden fazla da bilgililer. Her birinin elinde bir “bomba” halkın içinde dolaşıyorlar. Gezi, çapulcu ve kitap (“bomba”) bir araya gelince çok tehlikeli bir kokteyl oluşturuyor. Bunlara dokunan yanar, ampul gibi patlar mazallah! Aman ha, 3-5 nöronuyla bunlara dokunmaya kalkan bir daha kendine gelemez, hayatı kayar. 

Biz bir türlü resmi adres değişikliğini yapmadığımız için nerede oturduğumuz pek belli değil (güvenlik açısından iyi oluyor, ne de olsa yazar çizeriz belli mi olur?) ama bu çapulcular Gezi Parkı'nda ona da çözüm üretmişler. Ne de olsa pragmatik Osmanlı torunları. Karşımda bir çadır: “Çapulcu mahalle muhtarlığı”. Bir de not düşmüşler: “İkametgâh belgesi verilir!”. Tabii hemen aldık! 

Bu çapulcular çok da zeki insanlar, bir parkın ağaçlarından bütün bir ülkeyi ayaklandırdılar. Dünya tarihinde ağaçlardan devrim yaratan, isyan çıkartan, halka başkaldırtan başka bir örnek, başka bir ülke yok. Yani bunlardan korkulur. Ama orada üç fidan gördüm ve onları suladım: Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan. İşte o zaman anladım o ağaçların ne anlama geldiğini. Onun için ağaç deyip geçmeyin, her biri bir devrim filizi adeta. Ağaçtan bunu başaran, mazallah ülkeyi adamın kafasına indirir, adama feleğini şaşırtır. Onun için beyincikle idare edenlere çapulculardan uzak durmasını salık veririm. 

Bir de bu çapulcular çok yaratıcılar. Nöronları çok fazla, militarizme ve islamcılara kafa tutarak onları korumayı başarmışlar. Kim sadece bir günde 2 milyon tweet ile tüm bir ülkeyi ve dünyayı ayağa kaldırabilir? Bunlar başardı. Anladım ki artık “her yer Taksim, her yer çapulcu” (Gezi Parkı  sloganı) olmuş.

 

*2013 Mayıs'ı Gezi Parkı  sloganı