SALÂ SESLERİ

 

              

 

 

Bu yazıyı, 16 TEMMUZ 2016 gecesi sabahın alaca karanlığında yazmaya başladım. 

Sesler kulağımdan gitmiyor.Ömrü billâh ta gitmeyecek. 

Evimiz,Mimar Sinan câmi’sine çok yakın.Kırk elli metre mesafede. 

Câmi, Maltepe Orhan Gâzi caddesinde. Şirin mi şirin. 

Cuma namazlarında her taraftan;akın akın insanlar gelir.Hava güzelse;avlusu da dolar taşar. 

Hele sabah  ezanları;her seferinde değişik mâkamlarda. 

İnanılmaz güzel söyleyen;güzel sesli müezzinler.Bir de hopörlörsüz söyleseler. 

Ayazment’in,Hacı Bayram Velî Câmi’sinin yanık sesli müezzini rahmetli Sinan âbi gibi.      

Sabahları huşû içinde uyur uykumdan uyanıyorum; ezan sesiyle. 

O gece ezan sesi ; SALÂ’ya dönüşüyor.Sesler çok yanık.Yüreğim dağlanıyor. 

Kim öldü? Hiç kimse.Sadece,ikiyüzkırkdokuz DEMOKRASİ şehidi ve binlerce yaralı gâzi. 

Erken yatıyorum.Uyumuşum. 

“Faik kalk! Darbe oluyor”dedi eşim. 

Sersemlemiş vaziyette;salondaki televizyonun başına geçtim.Saatler 22.00 civarı. 

Program olağan akışında gidiyor. 

Annesine,bizim kız telefon etmiş; “darbe oluyor,tanklar varmış köprünün orada”diye. 

Sahiden,köprüde tanklar görüldü ve tankların karşısında insanlar. 

Saat 22.00-22.30 arası jetler,TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ve Genel Kurmay Karargâhının  üzerinde  alçak uçuş yapıyor. 

Durum ciddi. 

Kendime kızmaya başladım.Geceyi geçirecek bir yer tetbiri almadım diye. 

Yaşım yetmişbeş. 

Bütün darbeleri,darbe teşebbüslerini yaşadım. 

27 Mayıs 1960. CHP’liler davul  zurnalarla sokaklarda,meydanlarda.Alkışlar gırla. 

“Yaşa Varol,Harbiye 

12 Mart 1971.Birisi,muhtırayı yiyince;şapkasını alıp,gitti. 

12 Eylül 1980. Evren geldi. Faşist anayasası,yüzde doksaniki oyla kabûl edildi. 

Yetmez;kendisi de devlet başkanlığına seçildi.(seçimle gelen ilk cumhurbaşkanı) 

DİSK’li sendikacılar,1.Ordu’nun teslim olun çağrısı üzerine,Selimiye Kışlasının önünde, kuyruklar oluşturdu. 

28 Şubat “Post Modern” darbe.”Aydınlık için, bir dakika karanlık eylemine” “fasa fiso” “mum söndü oynuyorlar” diyen Erbakan,dayanamadı.Koltuğunu bırakmak zorunda kaldı. 

15 TEMMUZ’a kadar darbe deyince; yaşadıklarımız bunlar.  

Saat 02.00-02.30 arası. 

TBBMM’ne iki bomba atıldı.Milletin vekilleri Mecliste.Bekir Bozdağ kürsüde; 

Kurtuluş Savaşını yönetmiş; Gâzi Meclisin kürsüsünde.”Asla teslim olmayacağız.” 

Tüylerim diken diken,yüreğim ağzımda. 

Saat 03.00 ten sonra meclis,sabaha kadar aralıklarla bombalandı,makinalı tüfeklerle  tarandı. 

Halk dışarıda Meclisi korumaya çalışıyor; tanklara karşı,jetlere karşı. 

Rüyamda görsem;inanamıyacağım şeyler oluyor.Darbeye karşı insanlarımız; çıplak göğüsleriyle direniyorlar.          

Birden “ŞEHİTLER KÖPRÜSÜ” ekrana geliyor. 

Girişi tanklar kesmiş.Önde bir manga asker.Çökerek nişan vaziyeti alıyorlar.Ateş! 

İnsanlar yere düşüyor. 

Binlerce kadın; tesettürlü, tesettürsüz. Erkekler,çocuk yaşta gençler.Ellerinde Türk  bayrakları. 

Tekbir! Allahû ekber sesleri; gökleri yırtıyor. 

Kimse kaçmıyor. Yaralılara yardım etmeye,kurtarmaya çalışıyorlar.  

“Neden geceyi geçirecek bir yer tetbiri almadın” fikrinden utandım. 

Sokağa çıkmak lâzım dedim. Ama nereye;kiminle,nasıl gideceğim bilmiyorum.Oturduğum  yerde  kalakaldım. 

Olup bitenleri dehşetle, darbecileri nefretle izlemeye devam ettim. 

Cumhurbaşkanımız Atatürk Hava limanında konuşuyor. Darbecilere karşı halkı meydanlara  çağırıyor. 

Saat 06.30-07.00 arası. 

Köprüdeki askerler teslim olmaya başladı. Tankın üstüne bayraklarla çıkan halk; kapağı açıp, birini ensesinden tutup, çıkardı. İnanılmazdı. 

2.Ordu Komutanı gözaltına alındı. 

Saat 09.00-09.30 arası. 

Genel Kurmay binasından yüzlerce er ve erbaş eller ensede dışarıya çıkmaya başladı. 

Teslim oldular. 

Darbe bastırılmıştı. 

15 TEMMUZ ‘da şehitlerimiz ve gâzilerimiz, bize demokrasinin ve özgürlüğün kapılarını ardına kadar açtılar. Daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük için; onların yolundan yürümeliyizYoksa; dünyanın en nankör insanları oluruz. 

Kanları da yerde kalmayacak. FETÖ’nün,yapışık ikizi ERGENEKON’un ve de Atatürkçü 

CUNTACILARIN kökünü kurutuncaya dek; mücadeleye  devam. 

Yargının  elinden kurtulamıyacaklar.Hapishânelerde çürüyecekler.İnsafa ve merhamete gerek yok. Kimseye acımıyorlar;insaf ve merhamet,onlarda hagetire. 

Biz  onlara neden acıyalım ki?  

İblisin ta kendisi ERGENEKONU kuyruğundan  yakalamıştık. Elimizden kurtulmak üzere.”Afrika atasözü; 

kaplanı kuyruğundan yakalamışsan;sakın bırakma” der. 

Bu defa yakaladığımız diğer iblis; FETÖ’nün başını mutlaka ezmeliyiz. 

Faik Güleçyüz 

 

Emekli subay