Erdoğan'ı şiddetiyle başbaşa bırakmak...


Barışın bu kadar uzun sürebilmesinin tek nedeni Kürtlerin iradesiydi. Somut hiçbir kazanım olmamasına rağmen sürdürdükleri irade! Kazanım bir kenara, şimdi bir de üzerlerine bomba yağıyor!

Bütün bu süreçte PKK'nin -bir iki istisna dışında- eylemi olmadı. Son eylemlerini ise -devletten ziyade- IŞİD'le bağlantılı olarak açıkladılar. Daha once de söyledim: Polislerin infaz edilmesinin kabul edilebilir hiçbir yönü yok ve en başta da HDP'nin projesine zarar verecek.

Bu böyle olmakla birlikte, AKP'de çözüme yönelik Kürtlerdeki iradenin yarısı olsaydı, herhalde bu eylemin karşılığı -barışmakta olduğunu söyledikleri- sınır dışında bulunan gerillaların üzerine bomba yağdırmak olmazdı. Bunun karşılığında PKK'nin misillemelere başlayacağını öngörmemis olamaz AKP.

IŞİD'in Suruç katliamıyla başladı herşey. Bu noktadan sonra Erdoğan ve yandaşları gerilimi arttırmaya başladı. Katliama uğrayan HDP'yi suçlamaya kadar vardırdılar hadsizliği... Gerilimin artmasını istedikleri çok açıktı.

Sonuçta başardı Erdoğan! Gezi'den bu yana aynı taktik: Toplumsal muhalefetle kendisi arasında bir gerilim oluştuysa bunu gidermeye dönük adım atmaktansa, bu gerilimi daha da arttırmak, çelişkileri uzlaşmaz bir noktaya getirebilmek için elinden geleni yapıyor Erdoğan. En iyi yaptığı iş üstelik!

Simdi toplumsal muhalefete, barış güçlerine düşen görev, Erdoğan'ın gerilimden ve şiddetten beslenen bu stratejisini boşa çıkartacak bir feraset göstermesidir. Gerilimlerden beslenenin kim olduğunu halka gösteremezsek, hele bir de o gerilimlere bizler de güç verecek hatalar yaparsak Erdoğan hegemonya mücadelesinde elini tekrar güçlendirebilir. Gezi'de bunu layıkıyla yapamamıştık. Bu kez başarmalıyız; zira bu kez durum çok daha vahim: Kendi bekası nedeniyle gerilime hiçbir dönemde olmadığı kadar ihtiyacı var! Erdoğan'la mücadelenin birinci koşulu, bu davetine icabet etmemektir. 7 Haziran sonrası Türkiye'de -başta 80 milletvekiliyle Meclise giren ve ana muhalefet partisi olma ihtimali çok yüksek olan HDP olmak üzere- başka dinamiklerin önü açıldı.

Erdoğan'ın şiddetiyle mücadele edecek yeterli tecrübe biriktirdik. Üstelik bu tecrübe üzerinde yükselen farklı dinamikler de var artık. Şiddete şiddetle karşılık vermek umutsuzluk göstergesidir, ve 7 Haziran sonrası Türkiye bu umutsuzluğu hak etmiyor.