Cumhurbaşkanın suç işleme özgürlüğümü var?

 

Cumhurbaşkanı, her gün devletin olanaklarını yasa dışı amaçla kullanarak sözüm ona "açılış"lar yapıyor.

Bu açılış'lar için devletin uçağını kullanıyor. Valiler, kaymakamlar seferber oluyorlar, konuşma platformları, ses düzeni, flamalar... vs hazırlıyorlar, dinleyici topluyorlar.

Sahi, cumhurbaşkanının bugüne kadar yaptığı açılışların, AKsaray’daki ağırlama adı altında propaganda toplantılarının maliyeti kaç liradır? 
Birileri açıklasa da bu açılışların  maliyetini öğrenebilsek.

Bu "açılış"larda AKP adına, AKP için siyaset yapıyor, bütün muhalefet partilerinin seçim çalışmalarındaki söylemlerini aşağılayıcı, nefret söylemli, küçük düşürücü konuşmalar yapıyor. Muhalefetle iktidar adına polemik yapıyor.

Cumhurbaşkanı, Anayasada yazılı görev tanımındaki tarafsızlık ilkesini, sorumluluk ve sorumsuzluk yetkilerini ve yetkisizlik tanımlarını çiğneyerek Anayasal suç işliyor.

Demokrasinin en temel koşulu; Anayasal sistem içinde, hukukun, adaletin her yurttaşa eşit ve adil uygulanmasıdır. Demokratik hukuk  sisteminde yönetenlere ayrıcalık tanınmaz.Hukukçularda, iktidar ve devlet çıkarı adına karar vermezler. Bunun aksi olan rejimleri siyaset bilimi otoriter, dikta rejimi olarak tanımlıyor.

İktidar olanların keyfi uygulamalarının demokrasiyle, "millet iradesi"  ile ilgisi yoktur. 

Demokratik rejimlerde böyle abukluklar olmaz. 

Böyle ülkelerin rejimine gelişmiş demokrasi falan denilemez

Demokrasi diye sürekli öne sürülen "Millet iradesi" kavramı Hitler faşizminin ürettiği bir kavramdır.  Musollini, Hitler faşizmi çoğunluğa dayanan iktidarlar olmuştur.

Gelişmiş günümüz demokrasisi, iktidar ve devlet karşısında bireylerin ve bütün farklı kimlik, sosyal kesim vs nin haklarını ve eşitliğini savunur ve iktidar ve devlet karşında  denge ve denetlemenin araçlarının güçlenmesini sağlar.

 Bizim memlekette  "demokrasi" iktidar olanların, iktidarlarını sür git devam ettirebilmeleri için, demokrasinin ilkel/emekleme dönemini (seçme hakkı Meclisin açık olması ve çoğunlukla iktidar olma) araçsallaştırıp,  seçimleri ve çoğunlukçuluğu demokrasi diye yutturmaya çalışıyorlar.

Çoğunlukçulukla, öteki tanımla
 "millet iradesi" adına, çoğunluk dışında kalanlara her türlü zulm, adaletsizlik, vicdansızlık, "millet iradesi"  adına "hak" görülüyor. İşin kötüsü, buna da demokrasi diyorlar. Bu toplumun yüzde  kırkı da buna inanıyor. İnanmasında ne yapsın. Dünyaya geldiği andan itibaren, ne ailede, ne okulda, ne iş yerinde ne askerde, ne evlenirken... demokrat, demokratik yaşam tarzı görmemiş ki.


Bu nedenle, erkeksi, otoriter, bağıran, çağıran, güç gösterisi yapan, sürekli meydan okuyan, hukuk, adalet tanımayan siyasileri,  siyasi liderleri, devlet adamlarını hiç yadırgamıyorlar.

Cumhurbaşkanı, hukuk ve yasa tanımaz bu davranışıyla topluma kötü örnek oluyor, SUÇ işliyor, Anayasal ve yasal SUÇ işlenmesini kışkırtıyor.

Yurttaşlar olarak bizler yasalara uyuyoruz, uymadığımız zaman polis kapımızda buluyoruz ve cezalandırılıyoruz.

Cumhurbaşkanın Anayasa, hukuk tanımaz sözleri ve eylemleri, toplumda adaletsizliği, kargaşayı, hukuk tanımazlığı meşrulaştırıyor.

Hukuk, adalet, toplumsal barış, huzur içinde yaşamımızı tehlikeye atan Cumhurbaşkanı görev ve yetkilerini kötüye kullanmasına karşı, Anayasa mahkemesine  BİREYSEL BAŞVURU hakkımızı kullanmak YURTTAŞLIK GÖREVİMİDİR yoksa Anayasada yazılı  cumhurbaşkanı bölümündeki, cumhurbaşkanına hakaret  kapsamına mı girer?
Dipte olma  bu durumdan başka nasıl anlatılır