Diyarbakır’da doğru söyler, Bismil’de şaşar


Diyarbakır’da doğru söyler, Bismil’de şaşar

Diyarbakır’da doğru söyleyip, Ankara’da en az şaşan siyasi-devlet adamı Tayyip Erdoğan oldu.

Hakkını teslim etmek lazım...


Erdoğan
’ın hakkını teslim ederken, ondan önce Diyarbakır’da, Kürt realitesi” sözünün söyleyerek “tarihe” geçen Süleyman Demirel, “Avrupa Birliğinin yolu Diyarbakır’dan geçer” diyen,Mesut Yılmaz’ın sözlerinin arkasında duramamaları, Kasımpaşalı olmadıkları için değil elbette.


Diyarbakır
’da doğru söyleyip! daha Ankara’ya varmadan, Bismil’de tek, tekçi milli görüşünü dışa vurması, Erdoğan’ın siyasi oportünist karakteri açısından hiç de şaşırtıcı olmadı.


Erdoğan
, post-modern zamanların muhafazakâr siyasetçisi modeli: Onun muhafazakârlık değerleri, ahlakı başka bir tartışma konusu.

İdeolojik duruşu ile siyasal amaçlarını çatıştırarak paralize eden ve sonuçta üst üste düşürerek buradan kârlı çıkan ender siyasetçilerden birisi.

Diyarbakır’da Barzani- Şivan Perwer buluşması, Bismil’de açılış yapması, aynı zamanda Osman Baydemir’le Belediye’de buluşması, BDP’lilerle yan yana fotoğraf vermesi...

Bütün bunlar Barış Süreci için ise eğer, sembolik anlam olarak güzel.

Bir başbakanın siyasi iradesi açısından bakıldığında, bu sembolik seremoni, iktidarsızlık şovu.

Çünkü: Bütün bu seremonilerin hukuki yasallığı yok.

12 Eylül anayasası ve hukuku hâlâ yürürlükte ve Başbakan anayasayı çiğniyor, TMK’ya göre, terör suçu işliyor...

Diyarbakır’da Kürdistan demek, Başbakan ve AKP iktidarı için çok anlamlı olabilir belki, ama zaten bu ülkenin gazete ve TV’lerinde Kürdistan yazılıp çiziliyor ve söyleniyor.

Başbakan’ın Diyarbakır’da Kürdistan demesi elbette önemli, ama çok daha önemlisi bu fiili durumun anayasal hukuki hâle gelmesi.


KONUŞTUĞUNU YASA HÂLİNE GETİRMEK ÖNEMLİ

Başbakan Diyarbakır’da Kürdistan diyor, Ahmet Kaya’ya saygı diyor, Şivan Perwer’e kucak açıyor. Bu konudaki samimiyetini sorgulamak bana göre doğru olmaz. Ahmet Kaya’yı Şivan Perwer’i de sanatçı olarak hakikaten seviyor olabilir.

Mesele siyaset ve siyasi amaç ve çıkar olunca, her şey araçsallaştırılıyor.


16 Kasım Diyarbakır buluşması, seremonisi 
ile herkes araçlaştırıldı.

Barışı kazanma ile Kürtlerin oyunu kazanma maratonuna ve siyasi yarışına start verildi.

Başbakan, Kürtlerin ruhunu okşayan sözler söylüyor. Bir kısım Kürt/Türk milliyetçilerinin ayranı zıt kutuplarda köpürüyor, bazı Türkler ve Kürtler kızıyor, bazı Türkler ve Kürtler derin bir ohhh çekiyor.


Oy avcılığı ve oy tuzağı 
için bu söylem, siyasi “akıl” başarısı olabilir.

Barışa demokratikleşmeye ne katkısı olur diye sorulursa “Ha Hasan, ha Kel Hasan değişen pek bir şey olmaz gibi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanın Diyarbakır’da Kürdistan ya da Amed demesi önemli elbette.

Ama bu ve benzeri söylemler aslında malumun ilamı; Cumhurbaşkanı DersimNorşin dedi. Başbakan’da Kürdistan’a Kürdistan dedi.

Anayasa, TCK, TMK vb. bütün yasalar, boylu boyunca elinde sopasıyla köşede bekliyor.

Her şey fiili durum.

Hukuk devleti ve yurttaşlık hakları 12 Eylül anayasası, Başbakan ve Cumhurbaşkanı’nın söylemlerinin tümü anayasa ve hukuk dışı.


BAŞBAKAN KÜRDİSTAN DİYOR, SORUN YOK

Cezaevinde yatan binlerce kişi, TMK maddelerinden dolayı Sayın Öcalan dediği için, PKK propagandası yapmaktan, terör örgütü sempatizanı, terör örgütünü övme gibi uyduruk nedenlerle onlarca yıl hapis istemiyle yıllardır cezaevlerinde yatıyor.


2013’te Diyarbakır’a gidip Kürdistan’a Kürdistan demek ile APO’ya Öcalan demek arasında hiçbir fark yok...

Bu sözleri Ankara’da yasa haline getirmek kolay değil, zurnanın zırt dediği nokta burası.

Ankara’da devlet var.

Ankara’da bin bir türlü hesap kitap var.


AKP iktidarı kadim devleti ve bu devlet ideolojisini ne kadar değiştirdi, kadim devlet, AKP’yi ne kadar kendine benzetti?

Sonuçta:

Kürdistan demek tabu yıkmak ise, Öcalan’ı ve KCK tutuklularının serbest olmasını istemek, serbest bırakmak devrim olur!


Diyarbakır
’da “Rojbaş” deyip, Bismil’de “Tek devlet, tek bayrak, tek ülke, tek millet” demek 2013’ün son ayında, Barış Süreci için de, demokratikleşme için de artık yetmiyor.