GLADİO’nun artıkları tasfiye ediliyor

Hüseyin Çakır - 13/01/2009 12:36:59 (673 okunma)



GLADİO’nun artıkları tasfiye ediliyor 

Türkiye’de devlet zihniyeti ve devlet yapılanmasında değişim yaşanıyor. Bu değişim süreci nasıl okunuyor? Birinci okuma; “Türkiye iç ve dış koşullar da meydana gelen değişimler karşısında devletin kurucu iradesi ve resmî ideolojisinin zamanın koşullarına yanıt vermediğini ve değişimin kaçınılmaz olduğu, devletin asli unsurları, koruyucu ve kollayıcıları olarak kendilerini gören devlet kurumları, değişik aktörler arasında görüş ayrılığı ve ayrışma yaşanıyor. Türkiye’nin demokratikleşmesi, siyasetin ve toplumun normalleşmesi için önemli gelişmeler” olarak görülüyor. İkinci okuma; DenizBaykal, Devlet Bahçeli tarafından dile getiriliyor. “Cumhuriyetin temellerine yönelik saldırı ve rejim değişikliği” şeklinde okunuyor. Baykal ve Bahçeli aslında yaşanan bu değişimin uzunca bir zamandır farkındalar. MHP’yi “ulus devlet” ideolojisi çerçevesinde ırkçılık dışı bir milliyetçi/ulusalcı parti çizgisine çekmeye çalışıyor. Baykal, 2008 yılının son aylarında bir yandan muhafazakâr kesime, öte yandan CHP’den kovduğu “sosyal demokratlara” açılım yaparak Türkiye’nin değişim sürecinde “rol” kapmak gerektiğinin farkına vardı. 

Gladio ile yüzleşme zamanı

Türkiye’ de, dünyadaki değişim sürecinin iç siyasal, sosyal süreçleri etkilemesiyle paralel olarak, “ilerlemeci”, “devrimci” kesimlerin dışında bir “değişim” yaşanıyor. Bu değişim sürecini etkileyen önemli dış faktörler “tek” kutuplu dünya politikası, NATO’nun askeri, politik stratejisindeki değişimlerdir. Bu dış faktörler, “Milli Siyaset Belgesi”nin dış düşman ve güvenlik konseptini de değiştirmiştir. 

NATO’nun “derin örgütü” olarak nitelenen GLADİO yapılanmasının 90’lı yılların başında birçok ülkede ortaya çıkartıldığını tasfiye edildiğini öğrendik. Bilinen; NATO’nun soğuk savaş döneminde, anti komünist direniş ve kontrgerilla örgütlenmesi yapılanması GLADİO’yu tasfiye ettiği. Ancak TürkiyeGLADİO’su resmi olarak tıpkı JİTEM vs. gibi kabul edilmedi. NATO’dan resmî olarak Türkiye GLADİO’su konusunda hiç açıklama yapmadı. 

Özel Harp Dairesi aslında nedir?

TSK içindeki “Özel Harp Dairesi”nin varlığı kabul edildi. Özel Harp Daires'inin TSK kurumsal yapılanmasının “özel kuvvetler” vs olarak kurum içinde re organize edildiği resmi olarak açıklandı. Ancak GLADİO’nun ortaya çıkan askeri, politik, mali, toplum içindeki örgütlenmeleriyle, Abdi İpekçi Cinayeti, Çatlı’nın Güney Amerika’da eğitim alması, askeri cezaevlerinde, sol ve sağdan kişilerin kaç(rıl)ması, Sabri Yirmibeşoğlu’nun açıklaması,Kanlı Pazar, 1 Mayıs, Çorum, Maraş gibi bir çok faili meçhul olaylarla, İtalya, Yunanistan’daki GLADİO örgütlenmesi ve eylemleri çok paralel hatta bire bir aynı özellikteler. 


Adı Ergenekon olarak konulan bu çerçevede başlayan operasyonlarla ortaya çıkan dikey ve yatay yapılanma ve ilişkiler NATO üyesi ülkeleri içinde ortaya çıkan GLADİO’nun neredeyse tıpkı basımı. Ergenekon yapılanmasında ortaya çıkan ilişkiler: Silahlı kuvvetler, istihbarat, yabancı istihbaratlarla ilişkiler, siyasetin sağ ve solu içinde yer almaları, bizzat sağ, sol, İslamcı illegal örgütlerin kurulması, iş dünyası, akademisyenler, yazarlar, gazeteciler, sanat dünyası ilişkileri, kimi “sivil örgütlerin” kurulması, içine sızılması, paramiliter yapılanmalar, mafya ilişkileri, mafya tarzı örgütlenmeleri bizzat kurmak ve yönetmek. 

Bu yapılanmayı Mehmet Bekaroğlu, “paralel devlet” olarak tanımlıyor. Türkiye’de maalesef böyle bir şeffaflık, demokratik denetim mekanizmaları olmadığı için, GLADİO’nun bilinen ve bilinmeyen yapılanması nerelere kadar uzanıyor çok yönlü gücü ne kadardır bilinmiyordu. Belki bilinmek de istenmiyordu. Ergenekon operasyonunun içinde yer alanlar, davada ortaya çıkan eylemler yan yana getirildiğinde, Türkiye GLADİO'’sunun devlet denetimi ve kurumsal yapılanması dışındaki, başı sonu kestirilemeyen, sağı, solu nereye kadar gidecek kestirilmesi zor bir yapılanmanın aktif olduğu, devletin askeri, bürokratik kurumsal yapılanması içinde yer alan sağ duyulu aktörler farkına varmış olmalı.Devletin içinden önemlice bir kesim, resmi ideolojinin korunması, cumhuriyet, laiklik gibi hassasiyet duyulan konularda Ergenekoncu darbeciler tarafından “kullanıldıkları”nı görmüş olmalılar. Böyle olmalı ki; TSK gibi geleneklerine bağlı, cumhuriyetin kuruluş felsefesiyle kendi varlığını tanımlayan, devletin temel kurumunun, ( koruyucu ve kollayıcı) askeri bürokrasinin en tepesinde yer almış olan MGK genel sekreterliği yapmış general(ler)i, muvazzaf subayları için “buyurun sorgulayın” alıp sorgulayın denmezdi her halde.

Türkiye çok yönlü bir “değişim” in içinden geçiyor. Olup bitenler yan yana yazıldığında “değişimi” görmek mümkün. Baykal “rejim değişikliği yaşandığını” söylüyor. Bu sözde haklılık payı var. Otoriter devletçi kapitalizm ve bu rejimin iktidar olma olanağı yarattığı kesimlerle, kapitalizmin evrensel kurallarının işlediği demokratik değerlerin egemen olduğu, devlet, siyaset yapılanmasını savunanlar arasında rejim değişikliği, çatışması yaşanıyor. 

Devlet kapitalizmi çözülüyor

Ekonomi de devlet kapitalizminin etkinliğinin kırılmasıyla birlikte, devlet kapitalizminden beslenen “burjuvazi”nin askeri, bürokratik kesimlerle birleşerek, otoriter, anti demokratik siyasal egemenliği kırıldı. Holding ve şirket yönetim kurullarında emekli generaller, polis şefleri, emekli diplomatları alarak iş yapma, iş bitirme dönemi bitti. Dünya’ya açılan Türkiye kapitalizmi, "yeni orta sınıf", yeni “burjuvazi” devletle ilişkilerini yeniden kuruyor. 

Askeri, bürokratik kurumlarının devlet ve siyaset üstündeki vesayetini Türkiye Kapitalizmi, kapitalistleri ve örgütsel kurumları artık boyun eğerek kabul etmiyorlar. TÜSİAD, TOBB gibi örgütler uzunca bir süredir, başta anayasa olmak üzere AB süreciyle ilgili demokratikleşmeden yana açık tutum alıyorlar. Öte yandan, Anadolu kaplanları olarak bilinen muhafazakâr sermaye grubu çok kısa sayılan bir zaman içinde küresel kapitalist ilişkiler içine girerek hızla büyüdüler. Tekelcileştikçe, küresel kapitalizmle iç içe giriyorlar. Rejimin otoriter geleneksel yapılanmasına karşı duruyorlar. Kapitalizmin bu yönde yapılanması, gelişmesi, sınıfsal, sosyal ayrışmayı ve siyasetin ideolojik, politik olarak bu temelde yeniden yapılandırıyor. Kapitalizmin yatay ve dikey gelişimi, siyaseti, sağ ve sol olarak yeniden yapılandırmaya doğru itekliyor.

Bu süreçte iktidarda AKP’nin olması; devletçi kapitalizmi savunanların, “şeriat geliyor, cumhuriyet elden gidiyor” , bu bağlamda cumhuriyet mitingleriyle toplumsal çatışmaya yol açacak kamplaşma yaratılmasına olanak sağladı. Ergenekon örgütlenmesi ve kimi eylemleri meşruluk kazandı. Ancak, “Cumhuriyet Mitingleri” ve onu örgütleyen asker emeklilerinde içinde yer aldığı, siyasi, bürokratik kesimin izlediği yol ve çatışmanın derinleşmesi eğilimi, devletin muvazzaf askeri, bürokratik kesimleri, devletin başka kurumları ve aktörlerince, Türkiye’yi çok ciddi biçimde çatışma sürecine sürüklediği görülmüş olmalı. 

Değişim dış faktörlerle oluyor

Ergenekon operasyonu, GLADİO’nun hala aktif olan devletin kurumlarının dışındaki kesimi pasifleştirmeye veya ortadan kaldırmaya yönelik girişim olarak değerlendirilebilir. Ya da böyle olması temenni edilebilir. Türkiye normalleşmeye doğru gidiyor. Bu gidişten hoşnut olmayanlar da direniyorlar. 

Osmanlıdan bu yana bütün değişim hareketleri, dış faktörlerin değişimine bağlı olarak, devlet yapılanması içinden bir kesimin değişimden yana tutum alması ve toplumsal taleplerin de bu süreci bir biçimde etkilemesiyle olmuştur. 

Şimdilerde olup biten “değişim” de farklı değil. Başta da belirttiğim gibi devlet yapılanmasında bir değişim yaşanıyor. Kürt sorununa çözüm bağlamanda Kürt kimliğinin tanınması Kürtçenin kullanımı. Alevilerin devlet tarafından kabulü. Nazım’ın TBMM’ce “vatandaş”lıktan çıkartılması kararının iptal edilmesi… Bütün bu değişim sürecinde toplumun, sosyal kesimlerin taleplerinin göz ardı edilemeyeceği de açıktı.


Türkiye Gladio'su konusunda daha önce yazılmış bazı yazılar


http://www.kuyerel.com/modules/AMS/article.php?storyid=117

http://www.kuyerel.com/modules/AMS/article.php?storyid=216

http://www.kuyerel.com/modules/AMS/article.php?storyid=232

http://www.kuyerel.com/modules/AMS/article.php?storyid=2446

http://www.kuyerel.com/modules/AMS/article.php?storyid=2502