Seçimler barış süreçleri için zorlu dönemlerdir


İngiltere hükümetiyle İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu (IRA) arasındaki müzakerelerde İngiltere Baş Müzakerecisi ve dönemin İngiltere Başbakanı Tony Blair’in Baş Danışmanı olan Jonathan Powell,Küresel ve Yerel Düşünce Derneği (Küyerel) veFriedrich Ebert Stiftung Vakfı tarafından 2 Nisan’da İstanbul’da gerçekleşen panelde Türkiye’deki Kürt sorunu ve Çözüm Süreci üzerine değerlendirmeler yaptı.

Jonathan Powell seçimlerin barış süreçleri için zorlu dönemler olduğunu belirterek, “Kuzey İrlanda’da süreç seçim arifesinde çöktü, Blair başbakan olduktan sonra tekrar başlatabildik. Türbülanslar, duraklamalar olabilir ama seçimler sonrası kazanan ivmeyi süreci nihayete erdirmek için kullanabilirsiniz,” dedi.

Jonathan Powell, müzakerelerin başarılı olması için en önemli ön koşulun tarafların askerî olarak kazanamayacağını, birbirini tamamen yenemeyeceğini anlaması olduğuna da vurgu yaptı.

17 senedir ‘teröristlerle’ konuştuğunu ifade eden Powell, “İlke defa teröristler ile karşı karşıya geldiğimde konuşmak istememiştim. IRA 1940’ta babamı pusu kurup öldürmüştü ve erkek kardeşimi ölüm listesine almıştı,” dedi.

Büyükelçilikte çalıştığını, Gerry Adams’ın vize almasına mani olmak için uğraştığını, hiçbir zaman IRA’ya sempati duymadığını söyleyen Powell, ilk toplantıda yöneticileri ile ek sıkışmaktan bile kaçındığını ifade ederek şu anda bundan pişman olduğunu belirtti.

 ÜÇÜNCÜ TARAF BAZI KOŞULLARDA YARDIM EDEBİLİR

Barış görüşmelerinde üçüncü bir tarafın ya da arabulucunun sorunun çözümüne katkısına ilişkin ise Powell, üçüncü bir tarafın her konuya uygulanabilecek genel bir kural olduğundan emin olmadığını, Kuzey İrlanda konusunda kendilerinin dışarıdan bir ülkenin müdahalesine uzun süre direndiklerini belirtti.

Süreç üç ayaklı bir tabure gibi. Bir ayağı Öcalan, ikinci Kandil, üçüncüsü de hükümet. Üç ayağın sağlam olması lazım, yoksa tabure çöker.

Bir de üçüncü tarafa ihtiyaç var. Çoğu hükümet bundan hiç hoşlanmaz. İrlanda’da üçüncü taraf katılmasın diye uzun süre direndik ama üçüncü taraf dâhil olduktan sonra süreç kolay ilerledi. Futbol maçı hakemsiz oynanmaz.

İlla güçlü bir üçüncü tarafın olması gerekmiyor. Eşit şekilde müdahil olabilir, sivil toplum kuruluşları, yabancı hükümetler olabilir.

Bazı askerî konularda da hakemler ve üçüncü taraflar olduğunu söyleyen Powell, IRA’nın silahlarını hiçbir zaman İngiliz ordusuna teslim etmek istemediğini, ancak uluslararası denetim komisyonuna teslim etmeyi kabul ettiğini kaydetti. Powell, “Mutlaka üçüncü tarafın her zaman olması gerektiğini söylemiyorum, ama bazı koşullarda yardımcı olabilir” dedi.

Demokratik hükümetler için terörist gruplarla konuşmayı kabul etmek, bu gruplar hâlâ masum insanları öldürürken çok zordur. Ancak kendi tecrübeme dayanarak, düşmanınızla konuşmak her zaman doğrudur.” 

ELLERİNİ SIKMAYI REDDETTİM, AMA ŞU ANDA BUNDAN DOLAYI PİŞMANIM

Taraflar birbirine nasıl güvendi” sorusuna ise Powell, güven konusunun zor bir konu olduğunu, IRA’nın siyasi kanadının liderleri Martin McGuinness ve Gerry Adams ile ilk kez tanıştığında onlara güvenmediğini söyleyerek yanıt verdi.

Hava Mareşal Yardımcısı olan babası John Frederick Powell’ın Kuzey İrlanda’da savaştayken IRA tarafından pusuya düşürülüp, yaralandığını, İngiltere’nin ilk kadın naşbakanı Margaret Thatcher’ın danışmanı olan erkek kardeşi Charles Powell’ın isminin ise sekiz yıl boyunca IRA’nın ölüm listesinde yer aldığını söyleyen Jonathan Powell, şöyle konuştu:

McGuinness ve Adams ile buluşmaya gittiğimde ellerini sıkmayı reddettim, şu anda bundan dolayı pişmanım. Onlar da insan, ellerini sıkmalıydım. Zamanla güven oluştu. Birçok defa Kuzey İrlanda’da farklı evlerde Adams ve McGuinness ile görüştüm. Bu, güven ilişkisinin oluşmasına yardımcı oldu. Hiçbir zaman yüzde yüz güveniniz olmayacaktır, ancak belli bir güven ilişkisi kurmak durumundasınız.

 KÜRT MESELESİNDE GELİNEN NOKTA İYİ GÖRÜNÜYOR

“Kürt meselesinde on sene önce neredeydik, şimdi neredeyiz diye bakacak olursak çok daha iyi görünüyor.

Yol üzerinde tümsekler, iniş çıkışlar vardır. On yıl önce MİT müsteşarının İmralı’ya gidip Öcalan ile konuşması mümkün değildi. Önemli bir aşama kaydedildi. Hükümeti takdir etmek lazım, demokratik hükümetlerin silahlı gruplarla müzakere masasına oturması kolay değildir. Hükümeti cesaretlendirmek gerekir. Barış sürecini sadece güvenlik perspektifinden değerlendirmemek lazım.

İyimser olduğumu söyledim çünkü birtakım şartların olgunlaşmaya başladığını görüyorum. Karşılıklı durma aşamasına gelmiş olmak, iki tarafında askeri yolla çözüme ulaşılamayacağını idrak etmesi gerekiyor. Türkiye’de bunu görüyoruz. Ancak böyle süreç yürütülebilir, taraflardan biri askeri yolla kazanacağını düşünüyorsa çatışma devam eder.

İkinci önemli nokta güçlü siyasi liderlik. Ortadoğu’daki barış süreçlerinde başarı sağlanamamasının nedeni her iki tarafta da güçlü siyasi liderlerin olmaması. Blair, öne çıkıp risk alabildi. Güçlü liderlik budur.

Örneğin Mandela da böyle bir lider. Türkiye’de de böyle bir lider var ve bu sayede de çözüme gidebilirsiniz.

Konferansın ikinci konuşmacısı Cengiz Çandar, Powell’ın sürdürülebilir bir yapı olmasının gerekliliğine işaret ettiğine dikkat çekerek, başından beri bu süreçte çok sağlam ve sürdürülebilir yapı oluşturulmadığını söyledi.

Çandar özetle şunları söyledi: “Ne kadar süreç olduğu tartışılan bu süreçte temel zaaflardan biri üçüncü taraf konusu. Giderek daralarak hiç kimsenin yer almadığı bir süreç hâline geliyor.

Taraflardan biri cezaevinde mahkûm. CHP ve MHP sürecin dışında.

Sürecin devam etmesini Powell ‘bisiklet teorisi’yle izah ediyor. Türkiye de sürecin nasıl devam edeceğini, Bisikletin nasıl yol alacağını 7 Haziran’da göreceğiz. Süreci ilan edip başlatan Cumhurbaşkanı ve taraftarları istenen sonuçların elde edilebilmesi için 400 milletvekili istiyor. Bu da HDP’nin barajı aşmamasıyla belki mümkün olabilecek bir rakam. HDP barajı aştığı takdirde 400 milletvekili sözkonusu değil.”

Seçimlerde, bundan önceki seçimlerde yüzde 50 oy alan iktidar yine aynı oyu alırsa süreç için ‘Vazgeçtim’ diyebilir. Geçmişte böyle kötü örnek var. O oyu almaması gerekiyor. Çözüm süreci ve barışın selameti açısından HDP’nin barajı aşıp Meclis’e girmesi ve çatışmasızlık ve güçlü ateşkesin süreç hâline gelmesinde yararlı olacak.