“Yeni Türkiye!”de savaş sanayi nasıl büyüyor (2)


Türkiye’de askeri sanayi, ekonomik güç ve modern silah üretimi alanında hızla büyüyor. Savaş sanayiyi büyütme gerekçesi: “Ulusal güvenlik, komşuların tehdidi güçlü devlet olma ”  olarak ileri sürülür. İdeolojik, siyasal maceralıkla bütünleşmiş “güçlü devlet, güçlü ordu politikalarına, milliyetçilik, ırkçılık, militarizmle toplumsal destek ve meşruiyet kazandırılıyor

Askeri sanayi çok karlı alandır. Devletin kanatları altında, veriler, özel kanunlarla sağlanan fon paylarıyla devasa bütçeler oluşmuştur.  Askeri vakıfların ortaklığında kurulan savaş sanayi şirketleri, yerli yabancı özel sermayeyle ortaklıklar kurarak, sermaye için çekici-karlı ekonomik alan oluyor.

 

Ordu-devlet işbirliği altında askeri sanayinin gelişmesini 1964 yılındaki Kıbrıs bunalımı tetiklemiştir. Başta ABD olmak üzere bazı müttefikler, savunma gereksiniminin karşılamasında engeller çıkartınca, kendi kendine yeterli bir savunma sanayi altyapısının tesis edilmesine yönelik politikalar oluşturulmaya başlanıyor. Bu dönemde çıkartma gemilerinin yapımına yönelik ,“Türk Donanma Cemiyeti” (1965) ve “Kendi Gemini Kendin Yap” kampanyası başlatılıyor. Benzer biçimde “Türk Hava Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı” 1970’de ulusal havacılık sanayi geliştirmek amacıyla kuruluyor. 1974 Kıbrıs işgaliyle Türkiye ABD ambargosuyla karşı karşıya kaldığında aynı yıl  “Türk Kara Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı” kuruluyor. Yasalarla bu vakıflara özel gelirler sağlanmıştır. 12 Eylül darbesinden sonra Vakıflara holdingler, sendikalar, meslek odaları, kooperatifler, vakıflar, büyük küçük çaplı iş adamları… bağış sırasına girmişlerdi.  

Özal’ın ANAP iktidarıyla askeri sanayide önemli adımlar atılarak sistemin kurumsal altyapısı oluşturuldu.

 

Askeri sanayi askeri vakıfların kolları altında büyüyor
 

Askeri sanayinin patronu Savunma Sanayi Müsteşarlığı, (SSM)  Milli Savunma Bakanlığı (MSB)’na bağlı kamu tüzel kişiliğine sahip, özel bütçeli bir kurumdur. SSM personeli 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabidir.

 1989 yılında Savunma Sanayi Müsteşarlığı, F-16 (1987), Zırhlı Muharebe Aracı (1988), Mobil Radar Kompleksleri (1990), F-16 Elektronik Harp, HF/SSB Telsizleri, CASA Hafif Nakliye Uçağı (1991) gibi büyük savunma projeleri yürütülmeğe başlanmıştır. Bu projeleri yürütmek için de TAI (1984), TEI (1985), MİKES (1987), FNSS (1988), MARCONI KOMÜNİKASYON (1989), THOMSON-TEKFEN Radar (1990) gibi yabancı ortaklı şirketler kurulmuştur.  

Savunma Sanayi Destekleme Fonu, 1985 yılında kuruluyor.  Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı tüzel kişiliği olan Devlet Bütçesi ile bağlantılı fondur. Denetimi, Başbakanlık, Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye ve Gümrük Bakanlığı’nca seçilen temsilcilerden oluşan bir komisyon tarafından yapılır. Hesapları Merkez Bankası’nca tutulur. Kaynaklan, her yıl Bütçe’ ye konulacak ödeneklerden ve ayrıca, alkollü içki satışları, ispirto, tütün, sigara satışlarından sağlanan gelirlerden, milli piyango gelirlerinden ve Türk Silahlı Kuvvetlerini güçlendirmek amacıyla kurulan vakıflardan yapılan aktarmalardan, v.s. karşılanır. Fon’un kullanılış esaslan, Savunma Sanayi Yürütme Komitesi’nce belirleniyor. 

 Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın 2013 yılı faaliyet raporunda Fonun bütçesi 5.7 milyar dolar olarak açıklanıyor. 

Üçüncü silah sanayi kurumu, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı 3388 sayılı Kanun ile 17 Haziran 1987 ‘de kuruluyor. Kara, Hava ve Deniz vakıfları birleştirilip günümüzdeki Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı  (TSKGV) kurulmuştur. 2000 sonrasında Türk Savunma Sanayindeki bir dizi şirketteki yabancı sermaye payının TSKGV ve SSM tarafından devralınıyor.

Vakfın amacı; “Milli harp sanayimizin geliştirilmesi, yeni harp sanayi dallarının kurulması, harp silah, araç ve gereçlerinin satın alınması suretiyle Türk Silahlı Kuvvetleri’nin savaş gücünün artırılmasına katkıda bulunmak üzere milletimizin maddi ve manevi desteğini sağlamak.  Türk Silahlı Kuvvetlerinin savaş gücünün artırılmasına katkıda bulunmak temel amacına yönelik olarak, Savunma Sanayi şirketleri kurmak ve geliştirmektir.” olarak belirlenmiştir.

 

Daha önce sivil ürünler için kurulan OTOKAR, MERCEDES, BMC, NUROL MAKİNA… gibi şirketler 1985 sonrasında askeri ürünlere yöneliyor.  ROKETSAN (1988) örneğinde olduğu gibi özel girişim öncülüğünde Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı ortaklığında olduğu gibi yeni şirketler kuruluyor. Ayrıca bu dönemde Avrupa ortak üretim projesi olarak örgütlenen Stinger hava savunma füzelerinin ortak üretiminde yer alınıyor.

Askeri Vakıflar kısa sürede ASELSAN (1975), İŞBİR( 1979), ASPİLSAN (1981), HAVELSAN (1982) gibi kurumları oluşturup savunma sanayinin temel şirketleri oldular.

 

1990’lardan itibaren önemli i özel sektör firmaları askeri sanayiye girmeye başladılar.

ASELSAN; Haberleşme ve Bilgi Teknolojileri Grup Başkanlığı, Savunma Sistem Teknolojileri Grup Başkanlığı, Radar, Elektronik Harp ve İstihbarat Grup Başkanlığı ile Mikroelektronik Güdüm ve Elektro-Optik Grup Başkanlığı olmak üzere tasarım, üretim, test, modernizasyon/entegrasyon ve satış sonrası destek sağlayan dört ana grup başkanlığı ile Genel Müdürlüğe bağlı Mali İşler Başkanlığı, Direktörlükler ve Müdürlükler şeklinde teşkilatlanmıştır. 

Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’nın bir kuruluşu olan ASELSAN, savunma elektroniği alanında Türkiye’nin en büyük kuruluşudur.  Dünyanın en büyük 100 savunma sanayi firması listesinde 76′ncı sıradadır.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş (TUSAŞ), sabit ve döner kanatlı hava platformlarından insansız hava araçları ve uzay sistemlerine kadar entegre havacılık ve uzay sanayi sistemlerinin tasarım, geliştirme, modernizasyon, üretim, entegrasyon ve yaşam döngüsü destek süreçlerinde Türkiye’nin teknoloji merkezi konumunda olup; havacılık, uzay ve savunma sanayisinde küresel oyuncular arasında yer almaktadır.

Yüksek teknoloji içeren makine ve teçhizatla donatılmış modern tesislerinde tasarım, geliştirme, modernizasyon ve sistem entegrasyonu ile parça imalatından uçak montajı, uçuş testleri ve teslimata kadar gelişmiş mühendislik, üretim ve test imkân ve kabiliyetlerine sahip olan TUSAŞ; hem askeri hem de ticari ihtiyaçlar için güvenilir bir çözüm ortağı konumundadır. 

HAVELSAN; ürettiği akıllı teknolojiler ve entegratör rolüyle Komuta Kontrol Sistemleri, Simülatör ve Eğitim Sistemleri, Bilişim ve Güvenlik teknolojileri alanında faaliyet gösteriyor

Havelsan, Pakistan, Kore Cumhuriyeti, Gürcistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Irak, BAE, Katar, Suudi Arabistan gibi ülkelere ihracat gerçekleştirmiş bir şirket olarak bugün bölgede küresel bir şirkettir. Son dönemde,  Orta Asya, Orta Doğu, Körfez ve Kuzey Afrika bölgelerindeki faaliyetlerine hız vermiştir.
   

ROKETSAN; Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’nın % 35.5 ile en büyük hissedarı, şirketin ana faaliyet alanları; Roket/Füze Sistemleri Tasarım ve Geliştirme altında; Sistem tasarımı modelleme ve simülasyon, güdüm-kontrol donanım ve yazılımları, sevk sistemleri ve harp başlığı, mekanik, yapısal ve termal tasarım, ileri malzeme teknolojileri, üretim programlarına mühendislik desteği ve silah sistemleri  tasarım ve geliştirme altında; fırlatma sistemi tasarım, geliştirme ve modernizasyon, elektromekanik/hidrolik kundak sistemleri, komuta sistemleri için donanım ve yazılım, yer destek sistemleri, uçuş simülasyonu ve yörünge planlama yazılımıdır.

 İŞBİR; yurt dışında çalışan işçilerin ortaklığı ile 1977 yılında Balıkesir’de kurulan ve adını işçi birliğinden esinlenerek alan İşbir Elektrik San. A.Ş. 1981 yılında Senkron Alternatör ve Dizel Elektrojen Grubu üretimine başlamıştır. Bugün itibariyle sermayesinin %99,85’i Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı’na aittir.

 

 ASPILSAN; Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfının %98 hisse ile sahibi olduğu Aspılsan  A.Ş. Kayseri’li vatandaşların yaptıkları bağışlarla 21 Mayıs 1981 tarihinde Organize Sanayi Bölgesinde kurulmuştur.

Geçerken de olsa kısaca da OYAK’ı  hatırlatmakta fayda var. 1 Mart 1961 tarihinde 205 sayılı Yasa ile kurulan Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensuplarının yardımlaşma ve emeklilik fonu olan OYAK başlı başına ela alınacak bir konu.  Sanayi, hizmet ve finans alanında faaliyet yürüttüğünü ve  Avrupa’nın En Büyük 1000 Emeklilik Fonu sıralamasında ise 152’nci sırada yer aldığını belirterek geçelim. 

2013’te  dünya genelinde toplam küresel askeri harcamalar yüzde 1.9 oranında düşerek yaklaşık 1,7 Trilyon dolar oldu.  Türkiye'nin savunma harcamaları son 5 yılda sözleşmeye bağlanmış projelerin tutarı, yüzde 85 artarak 18,118 milyar  dolara çıkarak dünyada 14. sırada yer aldı. 2014'ün en güçlü ordularını sıraladı. 2013'te 11. sırada olan Türkiye, 2014’te ilk 10'a giriyor. 

Savunma ve Havacılık Sanayii İmalatçılar Derneği, Milli Savunma Bakanlığı'nın öneri ve desteği ile 1990 yılında Ankara’da kuruldu. 27 Asil, 107 yedek askeri araç gereç üretimi için kurulan şirketten oluşuyor. 

Eylül 2014 TOBB Savunma Sanayi Meclis Toplantısına sunulan rapora göre, 2013 yılı verileriyle savunma sanayi boyutu, 5,1 Milyar dolar ve ihracat 1,6 Milyar dolar, ithalat 1,3 milyar dolardır. Sektörde 32.368 kişi istihdam ediliyor.

Büyüyen askeri sanayi, ordu vakıflarının iştirakleri, Savunma Sanayii Müsteşarlığının FON'lamasıyla AKP iktidarının gücü ve “güvenli” kolları altında, AKP’nin kolladığı özel sektöre doğru büyüyor.

Devamı, 3. BÖLÜM:   ’Yeni Türkiye!’de:  askeri sanayi özel sektöre doğru büyüyor.