“Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi”: Farkı ne olacak?


“Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi”: Farkı ne olacak? 

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi” kuruldu.  Bu parti için, birçok soru sorulabilir.  Akla gelen ilk soru: Son yirmi beş yılda bu kaçıncı sol parti?  Bu partinin, aynı çizgide kurulan önceki partilerden ne farkı olacak? gibi.  Medyada ve geniş kamuoyunda şu an için sesi pek çıkmıyor olsa da,  hem sol mahallenin, hem de toplumun hayatına ve hayallerine dokunacak yeni bir parti gibi görünüyor.

 

 Geriye dönüp bakıldığında: Solun geçmişinde büyük “Birleşme ve Birlikler” oldu. Bu “Birlik ve Birleşmeler”, kendi içinde radikal değişim ve yenilenmeye yönelemedi. Çünkü insanı ideolojinin nesnesi, politik amaca ulaşmak için araç olarak gören sınıf anlayışı egemendi.  İnsana soğuk bu ideolojik, politik zihniyet, sol içinde/ aynı mahallenin insanlarına, “öteki” politik varlıklar olarak bakıyordu.  Bu soğuk zihniyetli sol birleşmelerden, insan sıcaklığında beraberlikler gerçekleşemedi.   Aynı parti içindeki ideolojik, politik farklılıklar, “çoğulculuk”muş gibi lanse edilse de;  insanların birlikteliği yerine cemaatlerin birlikteliği ve küçük iktidar kavgası her şeyin önüne geçti.  En çok, en sık kullanılan “değişim ve yenilenme”  kavramları etrafında, sol muhafazakârlık duvarlarıyla örülü cemaatçiler yaratıldı. Sol,  insan yaşamının kalitesini yükseltilmesini savunan politikaları oluşturan siyaset alanı olmaktan çıkartılıp, kutsal ruhlarla etrafı kuşatılan türbe etrafında ezber sözlerin tekrarlanmasına dönüştürüldü.  Bu muhafazakâr, ilahiyatçı sol ile insana değen sol birbirinden koptu ve kopmaya devam ediyor. 

“ Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi” yeni bir parti: Ama Türkiye Marksist-sosyalist solunun, değişim, yenilenme girişimlerinin yeni bir evresi.  Geleneksel sol zihniyetten köklü kopuşun başlangıcı olarak kabul edilebilir.   “Kuruluş Kongresi Sonuç Bildirgesi”nde,  geçmiş ve geleceğe bakış şöyle tanımlanıyor: Gücümüzü, yalnızca yaşadığımız toprakların tarihinde değil, insanlık tarihinde de benzer umutları yeşertmek için türlü fedakârlıklara katlanmış insanların yarattıkları gelenekler, mücadeleler, fikirler ve değerlerden alıyoruz. Geleneksel Marksist, sosyalist partilerin,  “sınıf ve sınıfa karşı sınıf” ideolojisinden kopuşu tanımlıyor.  Bu kopuş yoluna giren Marksist siyasal gruplar, partiler oldu.  Ancak örgütlü bütünsellik içinde bunu gerçekleştirmeyi başaramadılar. Dışa;  topluma doğru büyümek yerine, içe; sola, sol gruplara doğru büyümeyi hedeflediler, ama olmadı.  Solun çok büyük kesimleri,  aydınlar, entelektüellerin katılımıyla medyana gelen  “Birlik” ler/partiler,  kendi içlerine döndükleri için, toplum partisi olamadılar. Solcuların, sol partileri olarak kaldılar.

 Muhafazakâr ve yeni sol ayrışması 

 Tarihiyle bütünsel bir yüzleşmeyi gerçekleştiremeyen sol,  geçmişini yeniden, yeniden üretti.  Sol değerlere ve tarihe sahip çıkma adına, insanla bağlı tarihsel sürecin dışına çıkarak, muhafazakârlaştı, toplumdan, toplumsal gerçekliklerden uzaklaştıkça, ulusalcı, milliyetçi ruhu içine çekti.

İnsan merkezli sol ile ruh merkezli sol iki ana eksende ayrıştı. Birincisi,  “iyi, doğru, güzel”den yana değişimi savunan,  ikincisi,  solu ilahiyat gibi düşünen muhafaza etmek isteyen.   Bu ayrışma, askeri vesayet rejiminin çözülüşü, demokratikleşme için atılan adımlara farklı yaklaşım derinleştikçe yeni sol ve muhafazakâr sol birbirinden koptu.  EDP, bu ayrışma sonucu ortaya çıktı.   (Yeşillerle ilgili bir şey söylememiş olmam, yeşil  hareketin süreçlerini bilmediğim içindir. ) 

EDP, Anayasa referandumu,  Ergenekon Davaları, Faili Meçhuller, 12 Eylül Darbecilerinin Yargılanması… da demokratikleşme için siyasal olumlu adımları destekledi.  Bu, geleneksel solun, “sınıf”cı ve “ iktidarla yalnızca mücadele edilir” ideoloji ve politika zihniyetinden kopuş oldu. EDP, bu politik duruşu dolayısıyla;  muhafazakâr sosyalist solun, ulusalcıların, Kemalistlerin hedefi haline geldi. EDP’in muhafazakâr sol dışındaki değişim güçleriyle, O insanlarla; Müslüman demokratlar,  Yeşiller, Feministler,  LBTG, Kürt demokratlarıyla kurduğu ilişki, EDP’yi değişimin yeni bir sürecine taşıdı. “Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi”, Türkiye'nin değişimden yana dinamiklerini yeni bir siyasal alana taşıma potansiyeline sahip olabilir.   Bu değişim dinamiklerinin içinde yer alan “yeni sol”  ve aydınlar, siyasal yenilenmeye çok önemli katkıda bulunabilirler. Kürt meselesinin demokratik çözümünde, Batı’da oluşan milliyetçi ön yargıların kırılmasına katkıda bulunabilir. Bu parti, bir parti formundan öteye, değişim dinamikleri arasında siyasal ilişkiyi kuran, değişim talebi hegemonyası oluşturan bir parti olabilir. 

Solun, birlik  tarihi özeti

EDP,  Marksist, sosyalist hareketin yakın tarihinde,  “Solda Birlik” ve yenilenme arayışının sonucunda, bu tarihsel sürecin içinden süzülerek ortaya çıktı.  Bu tarih,  1980’lerin ikinci yarısında başlayan,  Sol dergiler etrafında başlayan “ Nasıl bir Sol Parti” tartışması;   Avrupa’da, “Türkiye İşçi Partisi  (TİP) Türkiye Komünist Partisi ( TKP)  Türkiye Sosyalist İşçi Partisi (TSİP) ve Türkiye Komünist Emek Partisi) (TKEP)  Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi ( PSK)”  oluşturduğu; ”Türkiye ve Türkiye Kürdistan’ı Sol Birliği” ( Sol Birlik)  girişimi;  “Devrimci Yol, PKK, TKEP, İsçinin Sesi, THKP-C Devrimci Savaş, Türkiye Emekçi Partisi, THKP-C (Acilciler), Sosyalist Vatan Partisinin” oluşturduğu; “ Faşizme Karşı Birleşik Direniş Cephesi” girişimi deneyimi;  1990’larda,  “Türkiye İşçi Partisi  (TİP) Türkiye Komünist Partisi ( TKP) nin” birleşemesiyle, yasal olarak kurulan “Türkiye Birleşik Komünist Partisi ( TBKP)”deneyimi;  1989’da “Sosyalistlere Çağrı”  başlıklı, 18 imzalı bir bildiriyle başlayan, Ağustos 1989’da, 22 sosyalist dergiden 172 sosyalistin katılımıyla  “Kuruçeşme-  Birlik Tartışmaları “nın  sonunda,  15 Ocak 1991’ de; “ Kurtuluş, Emek, Yeni Yol ve Sosyalist Politika, Sosyalist Birlik, TSİP, TBKP ve üç SHP milletvekili”nin katılımıyla,  Sadun Aren başkanlığında kurulan “Sosyalistlerin Birlik Partisi” (SBP)  deneyimi;    SBP ‘nin Programında Kürt Sorunu gerekçe gösterilerek kapatılmasından sonra,   22 Ocak 1996 ‘da “Birleşik Sosyalist Parti (BSP) ve “Geleceği Birlikte Kuralım Parti Girişimi” nin birleşerek Ufuk Uras başkanlığında kurulan "Özgürlük Dayanışma Partisi" (ÖDP) deneyimi: Ve bütün bu deneyim ve denemelerin sonucunda,    13 Mayıs 2010’da “Sosyal Demokratlar (SHP),  Aleviler,  Özgürlükçü Solcular, Bağımsız sosyalistler”,  “Tarihi Buluşma”  adı altında,  Eşitlik ve Demokrasi Partisi (EDP)ni kurdular. 

 Ne yapabilir bu parti? 

 Yeşillerle, solun birlikte “Gelecek” arayışı,  solun değişim sürecinin yeni başlangıcı olarak görülebilir. Marksist-sosyalist sol; bugüne kadar, sol içi  “Birleşmeler”le değişimi, yenilenmeyi ve daha güçlü olmayı amaçlamıştı. Bu bakış dolayısıyla bütün enerji “sol” içine yöneltildi.  Neredeyse yirmi beş yıl, sol içi dengeler, sol içi hegemonya ve iktidar mücadelesiyle geçti.    “Solun içine” dönük bu mücadelecilik, yorgunluk, bıkkınlık yarattı.  Büyük umutlarla yola çıkanlar;  bitmez, tükenmez “ fraksiyon iktidarı, hegemonyası” tartışmaları nedeniyle, bir kenara çekildiler. Sol’dan umutlarını yitirdiler. “Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi” yeni bir umut olabilir mi? Murat Belge,  yeni partiyi şöyle tanımlıyor: Bazı şeyleri yapmak için ille de iktidar olman gerekmez. Güçlü bir muhalefet olarak yaptırmayacağın şeyler vardır. Kamuoyunu etkilemek, başka partileri etkilemek gibi.  Bu partinin Türkiye'nin yaşadığı hayat hakkında birtakım teşhisler getirmek, mesela Kürt sorununun çözümü konusunda alternatifler ortaya koyma imkanı olacağını sanıyorum. Yani uzun vadede olaylar hakkında doğru teşhis koymuş imajının yaratılması lazım ve bunu yapabilir bu parti.” Murat Belge beklentisini şöyle ifade ediyor: “ …Bakkalla da bir ilişkisi olmazsa öyle bir parti olmaz. Ama tabii şu da var, bu parti öyle hemen eyleme geçsin diye kurulmuyor. Türkiye'de yıllardır sol bir parti yok. Bunun getirdiği bir bıkkınlık ve kendini boşlukta hissetme hali de var. Bu nedenle birçok insan partinin meziyetlerinden çok 'Sol bir parti olsa da girsem' diyebiliyor. …öğretmeye gelmiyor. Herkese doğrusunu göstermek gibi bir iddiası yok. Öncelikli arayışı nicelikle ilgili değil(26 Kasım, Akşam)  Partinin büyümesinin anlamı;  savunacağı politikaları ve toplumun taleplerini siyasal alana taşıyarak savunduğu zaman, seçmen gözünde alternatif olma noktasına gelmesidir.
Yeni parti, insana, insan olduğu için değme  amacını  açıklayarak yola çıktı. 

Haydi, hayırlısı;  yolu aydınlık,  zihni açık olsun.