“Weimar’a karşı Prusya’yı “restore” etme hayali”!..


WEİMAR’A KARŞI PRUSYA’YI “RESTORE” ETME HAYALİ  YOK OLMASA DA-ÇÜNKÜ “CAN ÇIKMADAN HUY ÇIKMAZ”!!-ARTIK ESKİSİ KADAR AKTÜEL DEĞİL! 

PEKİ YA  OSMANLI’YI, HATTA DAHA DA ÖTESİNİ- “STRATEJİK DERİNLİĞİMİZE” DAYANARAK DAHA DA ÖTESİNİ- “RESTORE” ETME ÇABASI, ONU NE YAPACAĞIZ!? 

 

Halil’in yazısı böyle başlıyor: “Weimar’a karşı Prusya’yı “restore” etme hayali”!..  
http://serbestiyet.com/Yazarlar/weimara-karsi-prusyayi-restore-etme-hayali-149850
 Önce onu bir okuyun isterseniz:

 

Halil'le bir noktaya kadar anlaşıyoruz: Tamam, Türkiye'de de, AK Parti iktidarıyla birlikte  Osmanlı artığı Devlet sınıfına karşı Türk tipi bir Weimar dönemi yaşanmıştır-yaşanmaktadır.  AK Parti iktidarının ilk on yılı boyunca  yaşanılanlar,  Kemalist Devletçi-solcu ve sağcı-kanatların "restorasyon" çabaları, o darbeler, “Balyoz”lar, “Ergenekon”lar   ortadadır. Kısacası, herşey Halil’in yazdığı gibidir...

 

(Burada  çok önemli bir nokta var ki, onun  altını çizmeden geçmeyelim: Biliyorsunuz, Prusya feodal bir krallıktı, Weimar Cumhuriyeti de onu takip eden burjuva demokratik  oluşum. Osmanlı ise,  hiçbir zaman Batı’daki anlamda feodalleşememiş, antika merkeziyetçi bir yapı olarak kalmıştır.  Bu nedenle,   Cumhuriyet’in egemen  Devlet sınıfı da,  Osmanlı’nın  Cumhuriyet adı altındaki uzantısında  daha önceki egemen sınıfın “çağdaş” biçimi-varoluş şekli olmaktan öteye gitmez!.. İşte zaten bu nedenledir ki,  AK Parti iktidarı bizde zamana yayılarak gelişen burjuva devriminin son halkası olur.   Almanya ile Osmanlı-Türkiye arasındaki benzerliği ben böyle anlıyorum)...

 

Evet, doğrudur, AK Partili  ilk on yıllık dönem,  Halil'in  söylediği gibi,   Kemalist Devletçi-solcu ve sağcı-kanatların "restorasyon" çabaları ile,  AK Parti’nin ve bütün diğer demokratların  da buna karşı mücadeleleriyle geçer. Bütün bunlar açık!...

 

Peki ya daha sonrası?? Bence Halil filmi burada koparıyor!..

 

Çünkü, daha sonra Almanya'da Weimar'ın içinden bir Hitler çıktı ve Cermenler’i falan da işin içine katarak "Alman stratejik zihniyetine" uygun bir yapılanmaya yöneldi!...

 

Bizde ne oldu peki?? İşte Halil daha tam bu noktada. Bu noktaya gelince duruyor!…

 

Ben diyorum ki, bizde de AK Parti'ye musallat olan aynı tipten bir virüs parti içinden bir kanadı aldı ve benzer bir yola sokmaya çalıştı (hala da bu çaba sona ermiş, bu tehlike bitmiş değil !!)... „Osmanlı“, „Abdülhamid Han“ falan derken,  bizimkiler de işi ta Orta Asya'ya, Alparslan'a Malazgirt'e kadar götürerek süreci bize özgü yeni tipten başka bir "restorasyon" yoluna sokmaya çalıştılar-çalışıyorlar (yani "restorasyon" rüyası görenler Halil’in yazdığı gibi bugün sadece Kemalistler-solcular, kısacası bütün o "anti Erdoğancı" Devletçiler değil; berikinler de başka tipten, "stratejik derinligimize" uygun bir "restorasyon" hayaline kapıldılar!!)....

 

Ama Allaha şükürler olsun ki, artık dünya değişmiştir!... 21.yy da artık "Kapitalizmin gelişmesinin eşit oranda olmaması kanununun" geçerliği kalmamıştır!... Yani, bazıları isteseler bile artık Türkiye'yi bu türden faşist bir yola sokmaya güçleri yetmeyecektir...

 

Halil'le anlaşamadığımız bir diğer nokta da, şu (M.Belge'de de olan) "tarihin yönü yoktur" anlayışı!.. Halil bununla, kapitalizmden sonra işçi sınıfı iktidarı-sosyalizm falan diye bir konak yoktur demek istiyorsa bunun anlaşılır bir yanı var; ama genel olarak "tarihin yönü yoktur" demek bence son derece yanlış bir anlayış!... Çünkü, bence o zaman evrim, gelişme, ilerleme falan da  olamaz!!... Öyle ya, ileriye doğru bir gidiş yoksa gelişmeden de bahsedilemez!!... Bugün böyle ama, yarın başka türlü de olabilir! Varılan sonuç bu oluyor o zaman!!... Üretici güçlerin gelişmesi, toplumsal evrim falan hep hikaye oluyor!!...

 

Tamam, "solculuğu" eleştirelim de, bunu yaparken Marksizmin bütün olumlu yanlarını da-ki bunlar insanlığın tarihsel gelişiminin ürünüdür- öyle bir yana atmaya çalışmayalım!!... Görevimiz, yaz boz tahtacılığı olmamalı!.. Keçi boynuzundan bal çıkarmak olmalı!... Çünkü, hayat hiçbir zaman siyah ve beyazlardan oluşmuyor!... Olmadı, sil yeniden yaz!!... Nasıl olsa bir yön yok, bir hedef yok!!.. Böyle mi düşüneceğiz yani!!..