Hayatın Ötesine Giden Arkadaşım Şerif Bayram’a


yanlış zaman sürgünüdür insan–Mehmet Oğuz

 

1643’te doğan İsaac Newton birçok şeyi araştırıp ortaya çıkaran bir bilgedir. Yıldızların hareketi, ışığın yapısı, sesin hızı, ısının iletimi ve yerçekimi kanunu bu dâhinin sayesinde bilinir olmuştur. Bu buluşlarından en çok yankı uyandıranı ise “yerçekimi kanunu” dur. 

Eduardo Galeano, Ve Günler Yürümeye Başladı adlı eserinde “Çağıran toprak” başlıklı yazısında Newton’u anlatırken, bize: “Yerçekimi kanunu; bizi çağıran ve çağırırken de bize kökenimizi ve kaderimizi hatırlatan toprağın karşı konulmaz çekim gücü” olduğunu söyler. 

Yerçekimi kanunu”nun, daha geniş anlamıyla “doğanın kanunu” denilen yasaya karşı koymamız mümkün değil, ama bu “kanun”, bu “yasa” çoğu kez haksız işlemektedir. Alçaklar, namussuzlar, ölümü hak edenler, ölümü bekleyenler, yaşını almışlar değil de, daha çok yaşayacağı günleri, ailesine ayıracağı çok zamanı, söyleyecek çok sözleri, yapacak çok işleri, gideceği çok yerleri, düzenleyeceği çok toplantıları, okuyacağı çok kitapları, dostlarıyla birlikte içeceği rakıları olanları çekip aramızdan almaktadır. Toprak çağıracak başka daha kimse bulamadı mı, can dostum M. Şerif Bayram’ı çekip bağrına bastı: Kanunlar adil olmalıdır.

 

 M. Şerif Bayram (d.1958) bir yıldır kanserle, 35 yıldır da kalp kapakçığındaki arızayla mücadele ediyordu. O, her zaman pozitif düşünen ve gülümsemesiyle çevresine hep yaşama sevinci veren bir arkadaşımızdı. Batman’da doğdu. Zor koşullarda hayata tutundu. Gençliğinde Batman’da İlerici Gençler Derneği-İGD Şube Başkanlığı yaparak devrimci hareket içinde yerini aldı. Kendisini bu dönemde Diyarbakır’a geliş gidişlerinde tanıdım. Sınırlı, tanışmadan öte bir ilişkimiz olmadı. Sonrasında çok zorlu süreçlerden geçti; arandı, tutuklandı, işkence gördü, Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi’nde 1982-1985 yılları arasında, en berbat günlerinde tutsak kaldı. Ama onurlu duruşunu yitirmedi, kalpten rahatsız olmasına rağmen ayakta kalmasını bildi. Dostlarına, çevresine neşe ve moral kaynağı oldu. 5 Nolu Cezaevi’nde dostluğumuz gelişti. Çok kısa bir dönem 34. Koğuşta da birlikte kaldık. Önce ben tahliye oldum, sonra Şerif Bayram tahliye oldu. İkimiz de İstanbul’a taşındık. 

İstanbul’da önce maddi ve sosyal yaşamımızı yeniden yoktan var etmeye çalıştık. Ben bir fabrikada çalışmaya başladım, Şerif Fatih Çarşamba’da pazarcılığa başladı. Sonra pazarcılığın yanında Pazarcılar Esnaf Odasında Genel Sekreterlik yapmaya başladı. Türkiye Komünist Partisi-TKP’nin 12 Eylül sonrası yeniden toparlama sürecinde çok kısa bir dönem örgütsel ilişkilerimiz de oldu. TKP, Türkiye Birleşik Komünist Partisi-TBKP’ye evirilince ben bu oluşumda ben yer almadım ama Şerif yer aldı. Sadece TBKP değil, sonrasında legal kurulan sosyalist partilerin birkaçında yer aldı. Haydar Kutlu- Nihat Sargın Davası duruşmalarında Metin Danış’la birlikte Siirt ve Batman grubu olarak çok işler başardıklarını en iyi bilenlerdenim. Türkiye Sosyal Tarih Araştırma Vakfı-TÜSTAV’da, Yeni Anayasa Platformu-YAP’ta bir şeyler yapmaya çalıştı. Hep barış, demokrasi ve özgürlük mücadelesinin içinde oldu. Kürt halkının gasp edilen haklarının geri alınması için çalıştı. Her kesimden insanlarla sıcak, samimi ilişkiler içinde oldu. İyi bir organizatör, iyi bir örgütçü olmasının yanında bütün işlerini severek, neşeyle yapardı. Kahkahası hiç eksilmezdi. Güzel yer, güzel içerdi, ama daha çok paylaşmayı severdi. 

Şerif Bayram yok artık aramızda. 25 Temmuz 2015’in gecesinde yıldız olup gökyüzüne aktı. 25 Temmuz günü İstanbul-Fatih’te Ümmü Gülsüm Cami’sinde düzenlenen törenle, alkışlar ve karanfillerle Batman’a uğurlandı ve aynı günün gecesi Batman’da defnedildi. Ailesi, dostları, arkadaşları ve yoldaşları törende kendisine eşlik etti. 

Sevgili kardeşim, bizler şimdi nasıl bir araya geleceğiz, bir araya gelişimizi kim organize edecek, kim kahkahaları atacak, kim rakıları söyleyecek. Sensiz içmenin tadı mı olur? 

Sevgili yoldaşım, dilediğin dileklerin gerçekleşmesi dileğimdir. Seni unutmayacağız. Git, yıldızlar yoldaşın olsun. 

Kıymetli eşine, çocuklarına, ailene, sevenlerine, dostlarına, yoldaşlarına sabır diliyorum. Başımız sağ olsun.