"Kürt Sorununda Yeni Dönem"

Müslüm Üzülmez - 15/08/2009 22:54:41 (617 okunma)



"Kürt Sorununda Yeni Dönem"

Kürt sorunu nedeniyle Türkiye'de korkunç şeyler oldu:İnsanlarımız çok acılar yaşadı; yaklaşık 50 bin insanımız canından oldu.

Kürtler'in yaşadığı coğrafyada operasyonların sayısı sürekli arttı. Operasyonların sayısı artıp kapsamı genişledikçe olaylar da büyüyerek gelişti.

Olaylar geliştikçe kan, gözyaşı, acı, göç, feryat ve hawarlar arttı: Üretim durdu, ihracat azaldı, işsizlik katlandı, fukaralık ve ahlaksızlık yaygınlaştı.

"Terörle mücadeleye" örtülü ödenekten yapılan ödemeler hariç yaklaşık 300 milyar dolar aktarıldı. 25 sınır ötesi operasyon yapıldı, uluslararası ilişkilerde sorunlar, gerginlikler yaşandı.

Türk Silahlı Kuvvetleri, Kürt sorunu ve yaşanan olaylar bahane edilerek sadece dağdakilerle değil, cumhurbaşkanlığı seçimi, siyasi partilerin çalışmaları, TBMM, üniversiteler, sivil toplum örgütleri dâhil her şeyle ilgilenip devletin tek muktediri oldu. Ve "terör"ü bahane ederek, "kitlesel karşı koymalar" için halkı eyleme çağırır oldu.

Ama, Kürt sorunu sonlandırılamadı/çözülmedi.

Kürt sorunu çözülmeyince demokratikleşme ve ekonomik gelişme ilerlemez oldu. Çokkültürlü bir demokrasi sistemi yerine, militarist bürokrasinin çıkarlarını kollayan bir sistem oluştu. Rejim tıkandı. Kürt halkı perişan oldu. TSK ve PKK yoruldu. Sonunda:

1. Abdullah Öcalan üniter devletle, sınırlarla bir sorunları olmadığını, "demokratik cumhuriyet" istediklerini beyan etti.

2. TSK defalarca askeri olarak yapılması gereken her şeyin yapıldığını açıkladı. Yani daha fazla bir şey yapamıyoruz dedi.

3. Sorunun böyle daha fazla süremeyeceği anlaşılınca, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Kürt sorununu işaret ederek "iyi şeylerin" olacağını açıkladı.

Süreç böyle gelişirken...

Vakit Gazetesi Ankara Bürosu İstihbarat Servisi çalışanlarından Aslan Değirmenci olabilecekleri önceden görüp gelişmelerin yönünü sezerek "Kürt Sorunu" ile ilgili 11 soru hazırlayarak Haşim Haşimi, Nevzat Tarhan, Fikret Başkaya, Mustafa Acar, Bilal Sambur, Selçuk Özdağ, Gültekin Avcı, Ahmet Gündel, Adnan Tanrıverdi, İrfan Sönmez, Selçuk Küçük, Serdar Bülent Yılmaz gibi emekli bürokrat, asker, akademisyen, siyasetçi, aktivist ve sanatçılara bu soruları yöneltip Kürt sorununa ilişkin düşüncelerini almayı akıl ediyor ve daha sonra da aldığı yanıtları bir araya getirip KÜRT SORUNUNDA YENİ DÖNEM(*) adıyla Haziran 2009'da kitaplaştırıyor. Kitap, böylece gündemin tam ortasında kitapçı raflarındaki yerini alıyor.

Kürt sorunu gerçekten yeni bir döneme girdi/giriyor...

Kitap, isminden de anlaşılacağı gibi, sürece denk düşen ve sürece katkı sunacak özellikte bir çalışma. Kürt sorununa ilgi duyanların, kafa yoranların kitabı bulup okumasında yarar var.

Kitapta sorulan sorulara yanıt veren şahsiyetlerin hemen hemen tümü:

-Sorunu, Kürt sorunu olarak görüyor,

-Geçmişte devletin vahim hatalar yaptığını söylüyor,

-Silahlı mücadele döneminin bittiğini, şiddet yöntemiyle sorunun çözülemeyeceğini belirtiyor.

Asıl sevindirici olan ise, farklı kesimden insanların çözüm konusunda ortak bir zeminde buluşuluyor olmaları ve sorunun çözümü için daha fazla vakit yitirilmemesini istemeleri.

Bu ortak görüş ve beklentiden olacak ki, Tayyip Erdoğan ve Ahmet Türk'ün buluşması, İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın açıklamaları umut yarattı.

İsmine ister "Kürt Açılımı", ister "Demokratik Açılım" densin, Kürt sorununda iyi bir noktaya gelindi gibi.

Bu hayatî sorunun çözümüne katkı sunacak olan herkesi selamlamak, emeği geçenlere teşekkür etmek lazım.

KÜRT SORUNUNDA YENİ DÖNEM kitabıyla sürece katkı sunduğu için, şahsım olarak ben Aslan Değirmenci'ye çok teşekkür ediyorum.

***

Kürt sorunu veya Kürt sorununun çözümü konusunda birçok insan konuşuyor, yazıp çiziyor; kurumlar veya kurum yöneticileri açıklamalarda bulunuyor.

Bu konuda, ben de, çok kısa olarak düşüncemi açıklamak istiyorum:

1. Samimi olunmalı, kaçak güreşmekten vazgeçilmeli,

2. Eşitlik esas alınmalı; Türkler hangi haklara sahipse Kürtler de aynı haklara sahip olmalı,

3. Ve güven duygusunun pekişmesi için, Kürt halkının hakları anayasal güvenceye alınmalıdır.

Kalıcı barış ancak böyle sağlanır.


(*)Aslan Değirmenci, Kürt Sorununda Yeni Dönem, Vadi yayınları, Haziran 2009-Ankara.
Not: Kitapla ilgili daha geniş bilgi edinmek için http://www.kurtsorunundayenidonem.com/ sitesine bakabilirsiniz.