Demokratik Anayasa, Özgür Seçimler İstiyoruz !!!

 Mustafa Pacal - 20/04/2011 23:56:19 (416 okunma)


Demokratik Anayasa, Özgür Seçimler İstiyoruz !!!

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilki 1946 başlayan milletvekilliği genel seçimlerinin bu yıl 12 Haziran 2011 tarihinde 17’si yapılacak,ancak Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) vermiş olduğu son karar seçimi ve daha önce belirtilen seçim tarihini tartışmalı hale getirmiş durumda gözüküyor.

Bilindiği üzere siyasi partilerimiz ve bağımsız adaylar 11 Nisan 2011 tarihinde milletvekili adaylarını ve adaylıklarını YSK’ya yasal süresi içinde bildirdiler.

Sonraki süreç şöyle işliyor, YSK almış olduğu bu başvuruların Anayasa, Siyasi Partiler Yasası ve Milletvekili Seçimi hakkındaki yasa bakımından incelemesini yaparak,yapılan incelemeden sonra var olan yasal eksiklikleri ilgili partilere ve bağımsız adaylara yasal süresi içinde bildirerek düzeltilmesini ister. Yasal bakımından eksikliklerin giderilmesi verilen süre tamamlandığında YSK aday listelerinin kesinleştiren kararını verir.

Önce YSK’nın yapısına bir göz atalım.YSK Anayasanın 79.maddesine göre yedi asıl, dört yedek üyeden oluşmaktadır. Bu üyelerin altısı Yargıtay, beşi Danıştay’dan gelmektedir.Yani kurulun yapısı kaynak olarak bildiğimiz “yargı” yapısına benzemektedir.Yani YSK 12 Eylül anayasasının ürettiği sorunlu bir yargı alanını oluşturmaktadır.
İşte bu YSK vermiş olduğu son kararı ile 12 bağımsız milletvekili adayı ki bağımsız adayların yedisi BDP’nin desteklediği adaylardan oluşuyor ile iki siyasi partinin (Yurt Partisi ve ÖDP) seçimlere katılamayacağına karar verdi. 

Ve bu karar ortalığın ayağa kalkmasına neden oldu.

Şimdi YSK kararına yakından bakalım. YSK vermiş olduğu kararı Anayasanın 76. Ve Milletvekili Seçimleri hakkındaki 2389 sayılı yasanın11, 12, 13 , 14 ve 21. maddelerine dayandırıyor.

Son gelişme şöyle;YSK’nın bu kararına bağımsız adaylar il seçim kurulları aracılığı ile itirazlarını yaptılar.YSK yapılan bu itirazlara karşın almış olduğu kararda “adayların yasa gereği eksik olan evraklarını kurula teslim etmeleri halinde durumu gözden geçirecekleri” yönünde oldu.

Şimdi bağımsız adayla ilgili adli mercilere başvurularını yaparak “memnu haklarının” kullanılması yönünde kararları alarak YSK’ya ulaştırmaya çalışıyorlar.

Beklentimiz YSK’nın hukuki olmayan bu siyasi kararında dönmesi ve yapılacak seçimlerin üzerine gölge düşürmemesidir.

YSK’nın bu kararı ayrıca “teatral ironi” bakımından oldukça içinde zenginlik dolu bir karar olarak siyasi tarihimizde yerini alacaktır.Kararda halen milletvekili ve belediye başkanı olanlara da seçilme yasağı getirilmesi gerçekten durumu tam “yaşar yaşamaz” hikayesine dönüştürmüş durumda. 

Özetlemeye çalıştığım bu tablo size ne anlatıyor bilmiyorum ama bu tablo bana Türkiye’nin hukuk ve demokrasi alanında gerçekten daha alması gereken epeyce yol olduğunu gösteriyor.

Elbette yalnız bana değil herkesin bu tablo karşısında sorumluluk duyması gerekiyor.Bu tablo ayrıca hukuk ve demokrasi açığımızın ne boyutlarda olduğunun görülmesi bakımında oldukça öğretici bir durum oluşturmuştur. 

Bu durum evrensel hukukun üstünlüğüne uygun karar veren bağımsız ve tarafsız yargı ile buna uygun bir devlet aygıtına ne kadar ihtiyacımızın olduğunu ortaya koymaktadır.

Şimdi sıra bu yaşanan “siyasi rezaletten” çıkaracağımız demokrasi ve hukuk derslerine geldi.

1.Neymiş devlet kanunlarını işine geldiği gibi yani duruma göre kullanabilir. Yani devlet bazen gözünü “fal taşı” gibi açarak her şeyi görür,bazı hallerde şaşı bakabilir.Bazen de kör olabilir.Biz yurttaşlar devletin bu özelliklerini dikkate alarak davranacağız.

2.Neymiş Parti veya bağımsız aday olarak meclise kazasız ve belasız girebilmek için önce Anayasa ve siyasi partiler kanunu engelini sonra seçim kanunu ve %10 seçim barajını yine bitmiyor vekil seçilirseniz de meclis iç tüzüğü engelini hata yapmadan aşacaksınız.

3.Bundan sonra olacaklara da dikkat etmek gerekiyor. Mesela seçim propagandalarını devletin güvenlik yasalarına ve güçlerine takılmadan sürdürme ustalığını göstereceksiniz.

Bu dersler daha da uzatılabilir.
Herkes şunu bilmeli artık bu “hurda anayasa” ile gidilecek başka bir yer kalmadı.İşin sonuna geldik ve söz bitti.

Yeni demokratik,sivil bir anayasa herkes için her zaman bir yaşamsal ihtiyaç haline geldi.

Bunun için seçim çalışmalarında sırasında tüm partiler ve adaylar nasıl bir anayasa istediklerini yurttaşlara açıklasınlar.

Kimin ne kadar demokrasiden ve hukuktan yana olduğunu görelim.
Oylarımızı ona göre verelim.

Türkiye her alanda yaşadığı bu hukuksuzluk ve özgürlük sorunu her bakımdan sadece bu günümüzü değil geleceğimizi de tehdit ediyor.
Ya AB standartlarında ve demokrasi ve hukuk kurallarının evrensel ölçülerinde yeni, demokratik bir siyasi rejimi, sivil ve demokratik bir anayasa ile kuracağız yada böyle maskaralıkların sonu gelmeyecektir
Yine de yapılacak seçimler şimdiden ülkemiz için ve hepimiz için hayırlı olsun.