Ev eksenli çalışma...

Ev eksenli çalışma...

İşin, işyeri dışında, işi görecek olanın evinde görülmesine ev eksenli çalışma deniyor. Ev eksenli çalışmalar günümüzde, elişlerinden tekstile, gıdadan oyuncağa, paketlemeden araç gereçlere, makinelere parça üretimine, elektrik malzemeleri üretimine kadar akla gelebilecek her alanda gerçekleşebilmektedir.

Ev eksenli çalışma iki grupta yapılmaktadır.

Bunlardan biri, kendileri için üretim yaparak ürettiklerini kendi adlarına pazara sunan; diğeri ise, başkasına bağımlı olarak ücret karşılığında üretim yapan gruplardır.

İletişim ve bilişim teknolojilerindeki gelişmeler sonucu bugün sadece vasıfsız el emeği şeklinde değil, vasıflı, teknoloji kullanarak evde çalışanlar da bulunmaktadır.

Ev eksenli çalışanlar bugün hem Sosyal Sigorta ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu‘ndan hem de İş Kanunu‘ndan “eylemli” olarak yararlanamamaktadırlar.

Bunda, bağımlı ev eksenli çalışanların işçi statüsünde kabul edilmemeleri kadar, işin niteliğinden kaynaklanan güçlükler nedeniyle ev eksenli çalışanlara yönelik özel düzenlemelere gidilmemesinin de rolü olduğu bilinmektedir.

Bu durum ev eksenli çalışmaların yasal standartların tamamen dışında kayıt dışı olarak sürdürülmesini kolaylaştırmaktadır.

Öncelikle bağımlı ev eksenli çalışanların işçi statüsünde çalışanlar olduğunun tartışmasız benimsenmesi gerekmektedir.

Örneğin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı‘nın gündeminde ev eksenli çalışan işçilerin sorunları hiç yer almamış, hâlâ da almamaktadır. Kayıt dışı istihdamla mücadelede, bağımlı ev eksenli çalışan işçiler hiç dikkate alınmamakta ve ev eksenli çalışanlar sendikaların genel olarak ilgi alanlarına girmemektedir.

Bu aşamada yapılacak olan, ev eksenli çalışanların öz güçlerine güvenerek görünürlüklerini sağlamaya çalışmak olacaktır.

Ev eksenli çalışanlar görünürlüklerini verdikleri sabırlı ve inatçı bir mücadele sonucunda önce home-net/ Türkiye çalışmaları ile başlayan örgütlenme süreçlerini 10 Kasım 2009 tarihinde Ev-Ek-Sen ile kendi sendikalarını kurarak sürdürmeye çalışıyorlar.

Ancak bu sendika hakkında yasal ölçülere uymadığı nedeniyle açılan kapatma davası hâlen devam etmektedir.

Türkiye tarafından kabul edilmiş olmamasına karşın, ev eksenli çalışanlar için Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından 177 sayılı Evde Çalışma Sözleşmesi ve bu sözleşmeye ilişkin 184 sayılı Evde Çalışma Tavsiye Kararı kabul edilmiştir.

Bu sözleşmeye göre, ev eksenli çalışanların diğer çalışanlarla eşit muamele görmesi, eşit ücretten, sosyal güvenlikten, iş sağlığı ve güvenliğinden yararlanması ve bazı riskli maddelerin kullanılmasının önlenmesi, çalışanların ve çalıştıranların kayıt altına alınması, iş denetiminin yapılabilmesi için gereken önlemlerin alınması, ücretli izinlerden, resmî tatil haklarından, ücretli hastalık izninden yararlanabilmesinin sağlanması gerekmektedir.

Avrupa Birliği üyeleri dâhil bazı ülkelerde, ev eksenli çalışanlar için özel yasaların düzenlendiği (Almanya, İtalya, Hollanda, Japonya vb.) bazılarında, sınırlı düzenlemelerin bulunduğu (Fransa, İspanya, Çek, Bolivya, Şili vb.). bazılarında ise, evde çalışma için geçerli hükümlere farklı ölçülerde yer verilmiştir.

Artık, neo-liberal küresel rekabetin yarattığı düşük maliyet endişesiyle, çalışma standartlarının tümüyle altında kalan koşullarda çalıştırılan ev eksenli çalışanların, kayıt dışılığın da gerisine giden bu durumlarının görülmesi ve uygun ülke politikasının belirlenmesi zamanı çoktan gelmiş ve geçmektedir.