HAK-İŞ’ten IMF ve DB politikalarına emek yönünden farklı bakış…

Mustafa Pacal - 13/10/2009 11:34:50 (381 okunma)



HAK-İŞ’ten IMF ve DB politikalarına emek yönünden farklı bakış… 

IMF ve DB yıllık toplantıları olaylar ve tartışmalarla geride kaldı.54 yıl aradan sonra İstanbul’da ikinci kez toplanan tarihi toplantılarda dünya ekonomik krizi ve krizden çıkış yolları üzerinde çeşitli tartışmalar yaşandı. G-20 zirvesinin hemen arkasından yapılan toplantılarda G-20 zirvesi kararlarının uygulanmasına yönelik kararlar sonuç bildirisine yansıdı.

Hak-İş bu sürece farklı bir noktadan katkı sağlamayı tercih etti.
Küreselleşen ekonomik sorunlar ile IMF,DB’nın kurumsal işleyişi,politika ve programların değerlendirilmesini bir uluslararası sempozyumda tartışmayı daha anlamlı bir eylem olarak gördü.
Hak-İş bu sempozyuma ITUC (Dünya Sendikalar Konfederasyonu),ETUC (Avrupa Sendikalar Konfederasyonu) ile Türkiye’deki emek örgütlerini,IMF ve DB temsilcilerini,Ekonomistleri ve Hak-İş’e bağlı sendikaların yöneticilerini ve temsilcilerini davet etti.
Bu sempozyum farklı kesim ve görüşleri bir araya getirerek görüş alış verişinde bulunulması bakımından önemli bir referans toplantısı özelliği taşımış oldu.

Sempozyumda, küreselleşen ekonomi, IMF ve DB politikaları emek yönünden değerlendirilerek ilkeler oluşturuldu. IMF ve DB’den kararlarını emekten yana belirlenmesi talep edildi. 
HAK-İŞ Konfederasyonu tarafından 5 Ekim 2009 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilen “Emek Yönünden Küreselleşen Ekonomi ile IMF ve Dünya Bankası Politikalarının Değerlendirilmesi Uluslararası Sempozyumu” Sonuç Bildirisinde şu görüşlere yer verildi:

HAK-İŞ, küreselleşen ekonominin, IMF ve DB politikalarının küresel ekonomik kriz sürecine etkilerinin yaşandığı ve küreselleşen ekonominin, IMF ve DB’nin ulusal ekonomiler ve emek üzerindeki etkileri olduğu gerçeğini tespit etmektedir. 


HAK-İŞ, bu nedenle küreselleşen ekonominin, IMF ve DB politikalarının durumunu hem kendi sendikal yaklaşımının yenilikçi olmasından, hem de sendikal hareketin ve emeği ile geçinenlerin sorunlarını yerel, bölgesel ve küresel düzeyde politik, ekonomik ve sosyal gelişmelerden soyutlayarak çözüm bulunamayacağı gerçeğinden hareketle bir sempozyum çerçevesinde masaya yatırmıştır. 

HAK-İŞ, günümüzde her sosyal kesim için ortaya çıkan sorunları, yine her sosyal kesim ve çevre ile diyalog ve işbirliği yaparak, karşılıklı çıkarların sağlanması anlayışı içinde çözebileceğine inanmaktadır. 

HAK-İŞ, yarım asrı aşkın bir süre sonra İstanbul’da ikinci kez toplanan IMF ve DB yıllık toplantılarının yarattığı bu iletişim fırsatını değerlendirmek ve bu nedenle çalışanların, sendikal hareketin sorunlarını ulusal ve uluslararası kamuoyuna aktarmayı uygun görmektedir. 

HAK-İŞ adına bugün uluslararası sendikalar, uluslararası kuruluşlar, ulusal sendikalar, akademisyenler ve hükümet temsilcisi olarak oluşturduğumuz bu sosyal diyalog ve işbirliği zemininde hem eleştirilerimizi ve hem de önerilerimizi ortaya koyduk ve bundan sonra da koymaya devam edeceğiz.

IMF bile Dünya Ekonomik Görünüm Raporunda dünyada toplam 179 ülke ekonomisinin 33’nü gelişmiş, 146 ülke ekonomisini de gelişmekte olan ekonomiler olarak kategorize etmektedir.

Buna göre, gelişmiş ekonomilere sahip ülkeler dünya nüfusunun %15’ni temsil edip dünya ekonomi pastasından %55 pay alırken, diğer 146 ülke dünya nüfusunun %85’ne sahipken pastadan %45 pay almaktadırlar. 

Bu nedenle IMF ve DB, gerek kurumsal yapısını ve gerekse de önerdiği programlarını bu görünümü dikkate alarak yoksul ülkelerden yana iyileştirecek şekilde yeni düzenlemeler yapmalıdır.

IMF ve DB kurumsal yapısını daha açık, karar alma süreçlerini az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler lehine daha demokratik bir temelde yenilemelidir.


HAK-İŞ bu görünüme sahip küreselleşen ekonomi, IMF ve DB politikalarının değerlendirilmesine ilişkin görüşlerini ve bu toplantıda ortaya konulan yaklaşımları da dikkate alarak önerilerini şöyle sıralamaktadır: 

- HAK-İŞ bilim ve teknolojilerdeki gelişmelerin, üretim ve tüketimdeki tüm sonuçlarının insan emeğinin hakkına ve insan olmanın onuruna uygun olmasını ahlaki bir sorumluluk olarak görmektedir.

- HAK-İŞ bu temel anlayışına uygun olarak dünyadaki tüm kaynakların, insanların sağlığının, özgürlüğünün ve mutluluğunun sağlanması için tam ve adil olarak kullanılmasını talep eder.

- Gelişmiş ekonomilere sahip ülkelerin dünya ekonomisinde oynadıkları rol artık, gelişmemiş veya az gelişmiş ülkelerin halklarının yaşam standartlarını kötüleşmelerine neden olacak sonuçlara yol açmamalıdır.

- IMF ve DB anlaşma yaptığı ülkelere stratejik olarak “piyasa ekonomisinin iktisadi kurallarına” göre öneriler yapmaktadır. Bu önerilen programlarda eğitim ve sağlık gibi temel insani ihtiyaçların sadece piyasanın insafı terk edilmesine olanak verilmemelidir.

- Özellikle IMF tarafından önerilen anlaşmalarda Hükümetlerin kamuoyuna “hesap verebilirlilik” yanıyla ilgili yasal düzenlemeleri önemsemelidir. 

- IMF ve DB, kredi ve programlarında ülkelerin, ILO’nun düzgün iş kurallarına uymaları ölçüsünü ısrarla aramalıdır. Bu çerçevede IFC’nin kredilendirme için benimsediği performans ölçülerinin hayata geçirilmesinde ısrarlı olunmalıdır. 

- IMF ve DB uyguladıkları tüm programlarda; sosyal sorunlara neden olmamalı aksine çözüme katkı sağlamalı, ekonomik risk ve külfetlerin toplumun tüm kesimleri arasında adil bir şekilde dağıtılmasına önem vermelidir.

- Bu anlamda istihdam artışı yerine, işsizliği tırmandırıcı ekonomik programlarını hemen durdurmalıdır.

- IMF ve DB programlarında; eğitim ve sağlığa ayrılan kamu bütçelerinden tasarrufa gidilmesini önermemeli, kamu bütçelerinden yapılacak tasarrufların bu bütçelerden değil, savunma dahil diğer bütçe kalemlerinden yapılmasını önermelidir.

- HAK-İŞ, iklim değişikliğinin çevre üzerindeki etkileri doğayı ve insan hayatını tehdit eder düzeylere geldiğinin farkında olarak IMF ve DB’nin önerdiği programlarının sonuçları çevrenin korunmasına yardımcı olmasını talep etmektedir.

- HAK-İŞ, IMF ve DB’yi 2008 yılında ortaya çıkan dünya ekonomik krizine neden olan ülkelerden ziyade, krizin nedeni olmadığı halde krizden etkilenen ülkelerin krizden çıkış programlarına destek olmaya çağırır.

- Özellikle IMF krizin önemli nedenlerinin başında gelen küresel finans sistemini az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler yararına yeniden güvenli bir şekilde yapılandırmalı, gelişmiş ekonomilere sahip ülkelerin dünya ticareti üzerindeki avantajlarını diğer az gelişmiş ülkelerin lehine azaltmalıdır.

- HAK-İŞ olarak ayrıca, IMF ve DB, Birleşmiş Milletler (BM) organizasyonu içinde bulunmalarından hareketle yaptıkları programlarının, diğer BM kuruluşları olan ILO (Dünya Çalışma Örgütü), WHO (Dünya Sağlık Örgütü) ve FAO (BM Gıda ve Tarım Örgütü)’nun dünya raporlarının kötü sonuçlarını iyileştirme amacı taşımasını istemektedir.

- HAK-İŞ, IMF ve DB’yi programlarını, BM İnsani Kalkınmışlık Endeksinde son sıralarda bulunan yoksul ülkelerde yaşayan halkların yaşamlarını iyileştirme hızlarını arttıracak şekilde sonuçlar vermesine yönelik olarak yeniden düzenlemeye çağırır. 

[b]HAK-İŞ’in Türkiye için Sosyal Model Önerisi 


HAK-İŞ sürdürülebilir bir ekonomik ve sosyal iyileşmenin ancak insan merkezli olabileceğine inanmaktadır.

HAK-İŞ, küresel krizin, dengeli ekonomi için sosyal açıdan adil ve sürdürülebilir yeni bir model tesis edilmesinin gerekliliğini bir kez daha ortaya koyduğuna inanmaktadır. 

Bu nedenle;Türkiye bütüncül bir sosyal model ve politika geliştirmelidir. Bu model; temel sosyal haklar, sendika özgürlüğü, TİS ve grev hakkı, insan onuruna yakışır düzgün işlerin artırılması, asgari gelir desteği ve sosyal koruma sistemlerinin güçlendirilmesi, vergilendirmenin adil bir şekilde iyileştirilmesi, sosyal diyalogun kurumsallaştırılması, sağlık, güvenlik, eğitim, ekonomik ve sosyal çıkarların korumasında kamunun sorumluluğunun artırılması gibi temel toplumsal konu ve ihtiyaçları içermelidir. 

HAK-İŞ, küreselleşen ekonomiyi, IMF ve DB politikalarını emek yönünden değerlendirerek oluşturduğu bu ilkeleri DB ve IMF kararlarını emekten yana etkilemesini talep etmektedir.”[/b]



Mustafa PAÇAL
HAK-İŞ
Genel Sekreter Yardımcısı