Torba yasa ile getirilen bazı maddeler şimdiden çuvalladı...

Mustafa Pacal - 04/01/2011 21:30:57 (537 okunma)


Torba yasa ile getirilen bazı maddeler şimdiden çuvalladı...

Kamuoyunda “torba yasa” olarak bilinen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca (ÇSGB) hazırlanan “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” 30.Kasım.2010 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından TBMM Başkanlığına gönderildi. 

Bu tasarının TBMM’de Bütçe ve Plan Komisyonunda görüşülmesinden sonra meclis genel kurulunda görüşülmesine devam ediliyor.

ÇSGB tarafından hazırlanan bu torba yasa tasarısı ile pek çok kanun maddesinde değişiklik teklifi yapılsa da esasen çalışma hayatı ve sendikaları ilgilendiren kanun maddesi değişiklikleri 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu,4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu ve 4857 sayılı İş Kanunu’nda yapılıyor.

Ve bu kanunlarla dolaylı ve direk etkileşim içinde olan diğer kanun maddelerinde değişiklikler önerilmektedir.
Kanun tasarısına baktığımızda özellikle küresel ekonomik krizinde etkisiyle artan işsizlikle mücadele etmek için Hükümetin gündeme getirdiği “Ulusal İstihdam Strateji” yaklaşımının uygulama bakımından özellikle yeni istihdam yaratılmasına katkı sağlama niyeti taşıdığını görüyoruz.

Ayrıca yine kanun tasarısı 5510 sayılı kanunda ağırlıkta olarak Tarım çalışanları ile Esnafların sağlık ve yaşlılık sigortalarına ilişkin düzenlemeler göze çarpmaktadır.

Yalnız ilgili kanunda kısmi süreli çalışanların çalışmadıkları sürelere ilişkin prim borçlanmaları için getirilen değişiklik ile ücretsiz izin süreleri haricinde bir aylık süreler için genel sağlık sigortası ödenmesi konusunda yapılacak değişiklikler dikkat çekmektedir.

Bu maddelerde yapılacak değişiklikler için kısmi süreli çalışanların 4857 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği tarihe kadar geriye dönük borçlanabilmesi ile ücretsiz izin süreleri haricinde genel sağlık sigortası ödeme süresi üç aya çıkarılması yapılırsa özellikle mevsimlik çalışanlar için gerek sağlık ve gerekse emeklilik hakları bakımından çıkarları korunmuş olacaktır.

4447 sayılı kanunda yapılması istenilen değişikliklere baktığımızda genel olarak işsizlik sigortasından yararlanmanın kapsamını genişletilmesi, işsizlik ödeneğinin arttırılması ve istihdamı teşvik etmesine ilişkin getirilen düzenlemeler genel olarak olumlu görülmelidir. 

Ancak işsizlik fonundan istihdamın teşviki için yapılacak olan etkinliklere ayrılan payın devletin fona bir yıl içinde prim ödemesinin %30’u iken getirilen düzenlemeyle fondaki miktarın %30’una çıkarılması nedeni belli olmayan bir talep olarak durması dikkat çekmektedir.

Oysa ki bu düzenleme ile paralel olarak işsizlik sigortasından yararlanmanın oldukça katı olan prim ödeme gün sayılarında da belli bir indirime gidilmesi düşünülmeliydi.

Yine kısa çalışma ödeneğinin süresinin dört haftadan “üç aya” çıkması ile kısa çalışma ödeneklerinin eskiye oranla arttırılmış olması faydalı bir düzenleme olarak karşımıza çıkmaktadır.
Tasarıda istihdamı teşvik amacıyla 4447 sayılı yasada yine önemli iyileşmeler görmekteyiz. 

İşverenlere kadın, meslek sahibi,Türkiye İş Kurumunda kurs görmüş,kayıtlı işsiz gibi istihdamlarda sosyal güvenlik primleri bakımından farklı oranlarda teşvikler verilmesi kayıtlı ve nitelikli istihdam sağlanması açısında değerlendirilmelidir. 

Yine ÇSGB tarafından getirilen yasa tasarısı ile 4857 sayılı İş Yasasına Evden ve Uzaktan Çalışma olarak iki farklı çalışma biçiminin kanuna girmesi istenmektedir.

Aslında bu iki çalışma alanı çok uzun zamandır bilinen bir konu olmakla birlikte İş kanuna gecikmelide olsa getirilmek istenmesi olumlu bir gelişme olarak görülmelidir. 

Her ne kadar getirilen yasa değişikliği maddeleri ile mevcut ihtiyaçların karşılanıp, karşılanamayacağı tartışmaya açık bir konu olsa da getirilmek istenen değişikliklerin bu iki çalışma biçiminin yasal farkındalık yaratması bakımından önemli olacağı bilinmelidir.

Diğer yandan aynı kanunda özürlü, eski hükümlü ve terör mağdurları için yapılmak istenen değişiklikler öncelikle bu dezavantajlı grup için yeni avantajlar getirdiği söylenemez.
İşverenler için özellikle özürlü çalıştırma konusunda yasal sorumluluklarının yerine getirilmesinde sağlanan esneklik bu pozisyonda çalıştırılması zorunlu olanların yararlanmasını sayı bakımından olumsuz etkileyeceğini söyleyebiliriz.
Ayrıca torba kanun teklifi içinde getirilmek istenen bir başka önemli husus ise “Mahalli İdarelerin İhtiyaç Fazlası İşçilerine İlişkin Hükümler”bölümünde bulunmaktadır. 

Bu kanun önerisi ile belediyelerde “norm” kadro fazlası olan işçiler diğer kamu kuruluşlarında istihdam edilmek isteniyor.
Bu düzenleme ile murat edilen belediyelerde elli binden fazla kadrolu işçinin yaptığı işi taşeronlar tarafından yapılması isteniyor anlamı çıkıyor.

Bu nedenle işkolu sendikalarının bu duruma tepkileri devam ediyor.

Bu kanun tasarısı için söylenecek son söz hükümet bu tasarıyı meclisten geri çekmelidir.

Hükümet bu kanun tasarısını sosyal taraflar ile mutabakat sağlayarak yeniden gündeme getirmelidir.
Torba yasa derken kimi haksızlıklar yaparak çalışanları çuvala sokmayalım.