SARKİS USTA 100 YAŞINDA : "Bu dünya hepimize yeter”


Sevgili Dostlar,

Canım gibi sevdiğim Ustam Sarkis Çerkezyan  için Agos’ta 29 Nisan’da 100. doğum günü kutlama ve bir anma toplantı yapılacağını öğrendim, geç öğrendim ayrıca ciddi olmasa da yolculuğumu engelleyecek biraz sağlık sorunum da var, oysa orada aranızda olmayı çok isterdim.

İlk söz olarak, ülkemizde yine kara kara bulutların tepemizde dolanıp durduğu günümüzde onu bir de bu nedenle çok aradığımı söylemek istiyorum. Onun bitmeyen iyimserliği; devrimci romantizmi ile kılıç gibi keskin realizmi üstüne hep düşünmüşümdür. Becerilmesi hâlâ hayli zor, hayli çetrefil bir iş olan, ikisini de reddetmeden bu iki ucu bağdaştırmadaki Ustamın Ustalığına geriye dönüp baktığımda hep hayran kalıyorum. Bugünün gençleri de ona bakarken onun bu yanı üstüne dikkat verirlerse Usta’dan bugün için de bir şeyler öğrenebilirler diye düşünüyorum; zira temelde hâlâ aynı sorunla cebelleşiyoruz. 

Böyle bir ustalık ancak derin bir yaşam deneyimiyle kazanılabilirdi ki, onun yaşamını bilenler için bu bir sır değil artık. Nereden gelip nereye yürüdüğünü kendi anlatımıyla da biliyoruz bugün. Onunla ilk tanıştığımızda bilmiyorduk. Üstelik onun yaşamının yalnız kendi yaşamı olmadığını, onun tragedyalardaki gibi acılı bir halkın destanını anlatmakla yükümlü bir “anlatıcı” olduğunu da doğal olarak sezemiyorduk. Onunla ilk tanıştığımızda yani 1960’larda Ermeni meselesini bilmiyorduk, hele Ermeni tehciri, soykırımı konusunda tümden cahildik.

Usta o tarihlerde hiçbir nitelemede bulunmaksızın bize, o zamanın biz gençlerine usuldan usula yalnızca tarihi olgulara, yaşanmış gerçek hikâyelere dayanarak  ama asla anlatısını derse dönüştürmeden, tatlı bir sohbet havası içinde bir şeyler anlatırdı. Hikâyesini bitirdiğinde “ yaa işte böyle olmuştu çocuklar” der ve ardından başını öne eğip derin bir “ah” çekerek noktayı koyardı. Acılardan uzun boylu söz etmezdi ama bu “ah” öyle bir derin ah olurdu ki, bu “ah”da, gizli bir tarihin tüm acılarının yüklü olduğunu, bilmeseniz de sezerdiniz, içinizde daha çok öğrenme ateşi tutuşurdu; “Geçmişte bu halka ne olmuştu gerçekten, neler yapılmıştı o insanlara…” sorusu beyninize mıh gibi çakılırdı. Onlara yapılanlardan utanma duygumuz ise resmi tarihi fırlatıp attıktan sonra gelecekti ancak.

Ne var ki, Ustam Çerkezyan’ın doğumuyla yaşıt olan Ermeni kıyımı konusunda, dünü bıraktım bugün bizi yönetenler hâlâ bu duygudan yani utanma duygusundan uzaktalar. Doğrudan sorumlusu olmasanız dahi kendinizi o tarihin içinde görüyorsanız, o trajedilere yüzümüz kızararak bakamadığımız durumda o geçmişle gerçek anlamda yüzleşmek mümkün olamaz, görüyoruz olamıyor. Olabilmesi için bugün bir başka halka, Kürt halkına karşı elinizin temiz olması gerekir. Kirli ellerle tarih temizlenemez.  

Fakat hemen söylemeliyim ki, Ustamın bir nefes alıp verme süresi kadar kısa süren bu “ah” çekmesinin ardından, gözlerinin içine dek yayılan, neşe saçan o kendine özgü kahkahası patlardı, kelimenin gerçek anlamıyla dolu dolu patlardı.   Biz gençlerin o tarihlerdeki sıkıntılarını iyi bildiği için, öyle demezdi ama “sizinki de sıkıntı mı” der gibiydi. Onun bu hali söze gerek bırakmaksızın iyimserlik duygusu aşılardı insana.

Bir nokta var ki, iyimserliği o noktaya gelince biterdi;  devlet denilen bizdeki o ceberut varlık karşısında, onun kendini, zalimliğini, zulme perde yaptığı şoven milliyetçiliğini gizleme tezahürleri karşısında, bu tezahürler isterse “sol”dan gelsin kül yutmazdı, gerçeği gizleyen peçeyi çekip alırdı. O gerçek bir enternasyonalistti. Hem kendi Ermeni tarihinden hem de bu ülkenin insanı olarak kendi geçmiş deneyimlerinden gelen bir uyanıklıkla devlet konusunda dikkatimizi çekmekten geri durmazdı, “adam olmaz bu devlet” derdi.  

Ancak böylesine büyük felaketi yaşamış bir halkın içinden çıkabilir böylesi derin bilgelik. Ustam öyleydi, o hem içimizden biri, sokaktaki sade vatandaş, hem de bilgeydi. İnsan-ı kâmil denilene örnek. İnsanı insan olduğu için sevmeksizin böyle bir ustalık nasıl kazanılabilir ki…  “Bu dünya hepimize yeter” bilge sözü nasıl söylenebilir ki; Özgürlüğü, kardeşliği, demokrasiyi, evrensel dünya barışını bu sözden daha özlü hangi söz anlatabilir ki…

Ustam hakkında söylenmesi gerekenler bu söylediklerimden ibaret değil elbette, ama biliyorum ki bu toplantınızda söylenecektir bir de ben tekrarlamayayım.

Ustam Sarkiz Çerkezyan ile tanışmış olmayı ve onunla yolumun hem gündelik hayat içinde insan olarak, hem de sosyalizm mücadelesinde TİP,TKP ve TBKP saflarında siyaseten kesişmiş olmasını hayatımın ender şanslarından biri olarak görüyorum, bundan dolayı mutlu oluyor ve gururlanıyorum.

Bu dünyadan iyi ki geçtin, iyi ki bizleri zenginleştirdin diye seslenmek istiyorum Ustama.  

Sevgilerimle….
     
  ==================================

100. YILINDA SARKİS USTA
VİDEOLAR:

1- HÜSEYİN ÇAKIR/ KUYEREL: 
https://www.youtube.com/watch?v=tWq2XlaKGxg

2- PAKRAT ESTUKYAN/ AGOS:
 
https://www.youtube.com/watch?v=T05Mc3dS7y4

3- RAGIP ZARAKOLU/ SARKİS USTAYA ÖVGÜ
:
https://www.youtube.com/watch?v=zZzAZhMW5FA

4- GAZAROS ÇERKEZOĞLU/ BABAM SARKİS:
https://www.youtube.com/watch?v=6zweaLrEOhU

5- NABİ YAĞCI:
https://www.youtube.com/watch?v=k9ulD8mJwWE

6- SELAH ÖZAKIN "SABAH KEYFİ" JACQUES PREVERT:
https://youtu.be/VIltqjH0yk8

7- MUAMMER KETENCOĞLU (1) USTA' YA:
 
https://youtu.be/BHCg-YwOf9E

8- MUAMMER KETENCOĞLU (2) HACADUR AVEDİSYAN' DAN BİR AŞK ŞARKISI:
https://youtu.be/XxDzUY7pvVc

9- DENİZ KOÇAK "YAŞAM MARANGOZU" :
 
https://youtu.be/bUq59RB5SDc


SARKİS USTA İÇİN EULOGY/ AĞIT:  
 
http://www.dailymotion.com/video/x22udcz_sarkis-usta-icin-eulogy-agit-1916-2009_news

https://www.youtube.com/watch?v=QmMYZcaO2mU