Vedat Türkali’yi uğurlarken



Vedat Türkali benim “kahırlı kuşak” dediğim tarihsel TKP’nin 40’lı kuşağındandı. Dünyada faşizm rüzgârlarının estiği, içerde anti-komünizmin doludizgin koştuğu, değil komünist olmak liberal demokrat olmanın dahi suç olduğu, akademik özgürlüklerin ayaklar altında çiğnendiği yıllarda varoldular, ses verdiler, mücadele ettiler, uzun yıllar hapis yattılar.

Ve en önemlisi o zamanlar şimdiki gibi değildi, bir avuçtular ama susmadılar, cürümlerinden fazla yer yaktılar.

 Kore savaşına Türkiye asker gönderdiği yıllarda, savaş şovenizmi ortalığı kasıp kavurduğunda, gözü dönmüş şoven milliyetçiliğin aklı, sağduyuyu körelttiğinde yine onlar ses verdiler ve avuçları içinde küller arasında savaş karşıtlığının, barış ülküsünün kutsal kıvılcımlarını üfleyerek canlı tuttular ve sonraki kuşaklara taşıdılar.

Bu kuşağın direngenlik yanında bir başka özelliği de pek çoğunun bilim, sanat, edebiyat alanında özgün imzalara sahip olmalarıdır. Öyle ki, siyasi görüşlerine karşı olanlar bile onların bu yanına saygı duymaktan kendilerini alamadılar.

Vedat Türkali de öyle; yalnız siyasi görüşleriyle değil edebiyat alanında attığı güçlü imza ile adını duyurmuş bir komünistti. Siyasi kimliğiyle edebiyatçı kimliğini ustaca birleştirebilmiş olmasaydı Nazım Hikmet gibi, her halde bugün “edebiyatımızın ulu çınarlarından biri” unvanını kazanamazdı. 

Maalesef yine zor günler içinden geçmekteyiz;  zorlukları aşabilmek için tarihe bakmak, tarihte barış için, demokrasi ve özgürlükler için, insan için, halkların kardeşliği için, sömürüsüz, eşitlikçe ve adil bir dünya geleceği için daha zor koşullarda direnenlerin deneylerini akılda tutmak her şeye rağmen umudu koruyabilmede sağlam bir zemin olacaktır diye düşünüyorum.

Vedat Türkali yalnızca geride bıraktığı pek çok eseriyle değil, o eserlerinin içine sinmiş olan 97 yıllık dopdolu yaşam öyküsüyle de bizlere, yeni kuşaklara zorluklara rağmen her durumda yapılabilecek şeylerin olduğu umudunu veriyor.  

Aydınlıkta uyanmak marifet sayılamaz,  önemli olan karanlıkta uyanmak,  “Karanlıkta Uyananlar” olabilmektir.

İnanç, yürek ve kalem ustasına, büyük çınara uğurlar olsun…