Herkes için adalet nasıl sağlanır?

 

Adalet talebine yıllardır aynı ön yargıyla yaklaşılır. Herkes, kendisi için adalet ister ve öteki gördüğünün adalet talebine destek vermek bir yana, köstek bile olur. Peki artık ' herkes için adalet' talebinin iyice öneminin hissedildiği ve yükseldiği bugünlerde bu erdemi gerçekleştirmek için ne yapmalıyız?

Kac yıldır aynı yanlışı yapıyoruz. 'Başörtüsüne özgürlük' diyoruz, mini etekliye yapılan ayrımcılığı görmüyoruz. Mini etekliye ayrımcılığı gören için ise basörtüsüne özgürlük çok anlamlı değil. Sivas katliami ve Basbağlar katliamı için de bu böyle, her ikisi de katliamdir. Keske yıllardır birisine susulup digeri öne çıkarılmasaydı, adalet talebinin herkes için olmasi belki bir müddet önemsenmeyen ama sonrasında çok iyi anlaşılan ve hasreti hissedilen bir konudur.

Bu toplumun kurtuluşu artık ' herkes için adalet' diyebilmektir. Yüz yıllık gafletten uyanıp kararımızı vermek zorundayız. Ya kendi çukurumuzda debeleneceğiz ya da zincirlerimizi kırıp, özgür bir kuş gibi tüm meselelere vakıf olup, çözümler bulmaya çalışacağız.

Bu erdemi öğrenmenin ilk işareti öteki gördüğünün sorunu için bir adım atabilmendir. Bu adım illa karsılık bekleyen bir adım olmamalıdır. 'Benim için adım atmamıştı, atmaz' dememeli, erdem adına adım atılmalıdır. Adım atmayan kazanan degil, utanması gerekendir. Bu yanlışa uyansa adeta günaha ortak olandır. Tarih, her zaman, herkese erdem için adım atanı unutulmaz, kalıcı örnekler olarak sunmuştur, unutmayın.

Hak ve adalet arayışı siyasi kriterlerle degil, erdemi üstün tutan kriterlerle yapılırsa artı değer üreten olur. Erdemi gösterene belki ihanet edilir, gereken karşılık verilmez, saf yerine konulur, kolay kandırılan olarak görülür ama hiçbir zaman o, zarar eden, kaybeden, yüzü kızaran değildir.

Kılıçdaroğlu' nun başlattığı adalet yürüyüşüne 'farklı kimlikten birisi başlatmış' demeden katılan dindar aydın Cihangir İslam bu yürüyüş sırasında atttığı tweetlerle sahada erdemin peşinden koşanın her geçen dakika nasıl daha erdemli olduğunu gösteriyor. 'Bir kötülüğün size dokunmaması adil bir ortamın varlığı anlamına gelmiyor. Şimdilik zalimin hedefi olmadığınızı gösteriyor...Şimdilik!' Yine bir başka güzel söz ' 'Zulüm ancak zalimin büyük çabası ile ayakta tutulabilir. Bu yüzden kalıcı değildir. Gidişi adalet isteyenlerin çabalarıyla gerçekleşir.' Kendisinden başkası için adalet istemenin erdemine ulaşamamışın itirazlarına karşılık veren bir başka cümlesiyse 'Hakikat derdi olan insanlar yollarını kim olursa olsun kişilere göre değil istikamete göre belirler. Adalet olmazsa olmazımızdır.'

Görüldüğü gibi sahada olan boş kuruntularla uğraşmıyor. Erdemin peşinde koşanın yolunu Allah açıyor.

Ve son dersi bahanecilere, bos vermişlere, yerinde oturanlara vererek yürüyor Cihangir İslam ' "Ey Musa, sen ve Rabbin gidin bizim için savaşın, biz burada oturacağız" Bu zulmün varlığına rağmen tepkisiz kalanlara bir derstir.

Düşünün' diyor ve hepimize şimdiki mazeretlerimizin ilk ve yeni olmadığını tarihten ispat ederek veriyor, çok haklı, anlaşılan hepimize daha çok kez haklı olduğu örnekleri, hak ederek verecek. Hem de kavurucu sıcakta yürürken kendi camiasından gelen eleştirilere boyun eğmeden, çok örneklikler sergileyerek yapacak bunu.

@gergerliogluof
www.omerfarukgergerlioglu.com