Kim racon kesiyor, niye şimdi gündem oluyor?

 

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kimi köşe yazarlarının kendisi adına ayar vermeye çalıştığını belirterek, "Burada bir kez daha açık ve net olarak ifade ediyorum. Benim milletimle partimle paylaşacağım bir düşünce, bir teklifim varsa bunun yolları bellidir. Kimsenin racon kesmesine de ihtiyacım yoktur. Eğer racon kesilecekse bu raconu bizzat kendim keserim bu da böyle biline" dedi.

Erdoğan herhalde bu sözü Cem Küçük, Ömer Turan gibileri için söyledi. Bu kişilerin uzun süredir boylarından büyük laflar ettiği, birçok Ak Partiliye rahatsızlık verdiği belli. İçeride farklı kamplar var ve her geçen gün artan bir güç çekişmesi yaşanıyor, bu sözler şimdi söylenmişse bir kesim için kazanılan bir raund var sanırım. Yoksa şimdiye kadar akıl almaz tehditler savrulurken niye bu uyarılar yapılmıyordu?

Bir de farklı sesler var bu ara Ak Parti medyasında. Büyükada tutukluları için itiraz eden sesler yükseliyor. Yıldıray Oğur, Nagehan Alçı'dan sonra Hakan Albayrak da Büyükada'daki insan hakları savunucularının tutuklanmasının çok saçma bir girişim olduğunu ayrıntılarıyla anlattılar. Erdoğan'ın gayet net bir şekilde bu kişileri casus ilan etmesinden sonra kendisine yakın yazarlardan yükselen bu itiraz sesleri çok anlamlı. Partisinin olumsuz gidişatını açık yüreklilikle gündeme getiren Erdoğan bu itirazlara ne diyor acaba? Şimdiye kadar her şeyi tevil ederek desteklerini devam ettirenlere alışmış olan Erdoğan bu çıkışlara ne diyor acaba?

Anlaşılan Erdoğan sorunun çözümünü yanlış yerde arıyor. Kendi adına racon kesene fırça atarak racon kesenin sadece kendisi olacağını söylerken partisinin kötü gidişatını teşkilata bağlıyor. Aslında yanı başında onun dünya çapında bir umursamazlıkla "casus" iddia ettiği insan hakları savunucularının masum olduğunu belgeleriyle ispatlama cür'eti gösteren köşe yazarları var. Bu cür'et gösterilecek zira mızrak çuvala sığmıyor. Erdoğan sorunu racon kesenin kimliği olarak değil, racon kesmenin problemli hali olarak görse sanırım teşkilatlarında suç aramayla uğraşmasına gerek kalmayacak. Sorun, racon kesenin kimliğinde değil, istişareye, demokrasiye önem vermeyip racon kesmenin sadece bir kişiye ait olacağı iddiasındadır.

Erdoğan sorunların çözümünü kendisi adına iş çeviren kişilerde, teşkilat yöneticilerinde, köşe yazarlarında görüyor sanırım. Aslında şu ana kadar dışladığı parti kurucuları hiç öyle düşünmüyor, onlar da racon kesmenin sorunlu olduğunu düşündükleri için partiden ayrılan kişiler. Küskünler ordusunun büyümesini sorun yapacağına kendi adına kimsenin racon kesemeyeceğini gündem ediyor.

Ak Parti'de her geçen gün artarak yükselen bir ses var. Bu ses meselelerin hamasetle, tek adamcılıkla çözülemeyeceğini düşünen ve ajitasyondan ziyade rasyonaliteye önem veren bir ses. Bu sesin sahipleri seslerini yükseltmeye pek cesaret edemiyor ama her geçen gün güneşin balçıkla sıvanmayacağının görülmesinden dolayı suskunluktan vazgeçenler de oluyor. Ak Parti'de halen egemen olan yükselme kriteri ise şablonik sloganlarla tek kişiye bağlanmanın kurtuluş getireceği görüşüdür.

Erdoğan yanlış yerlerde çözüm arıyor. Onun aradığı çözüm önemli, zira toplumun tümünü etkileyecek çözümler bunlar. Mesele racon kesen, ortamdaki tek adamcılıktan güç alan ve haddini aşanlara had bildirmekle değil, aklın, mantığın, adaletin, hakkın sesini dinlemekle olur. Her geçen gün artan haklı mazlumların sesini dinlemekle gözler açılabilir. Ama bu irade pek ortalıkta görünmüyor ve bu mantıkla neredeyse imkansız.

@gergerliogluof
www.omerfarukgergerlioglu.com