24 Nisan/15 Haziran 1915: Biyografilerin anlattıkları

24 Nisan/15 Haziran  1915: Biyografilerin anlattıkları

 

23/24 Nisan 1915 gecesi İstanbul´da önde gelen Ermenilere karşı başlatılan tutuklama furyası, sonraki günlerde daha da genişletilmiş ve tüm Anadolu´yu kapsamıştır. İstanbul´da başlatılan tutuklamalarda önde gelen 236 Ermeni tutuklanmış, önce hapse atılmışlar, daha sonra da Ayaş ve Çankırı´ya sürülüp,çoğu yaşamlarını yitirmişlerdir.
Yine İstanbul´da 28 Nisan 1915´ten beri yargılanmakta olan Hınçag Partisi üyelerinden 20 kişi, Divan-ı Harp mahkemeleri tarafından idam cezasına çarptırılıp 15 Haziran günü bir şafak vakti Divan-ı Harp binası önünde idam edilmişlerdir. Bu olay tarihe „Yirmi Darağacı“ olarak geçmiştir.

Gerek 24 Nisan  tutuklamalarında gerekse 15 Haziran´daki idamlarda, Dahiliye Nezareti, Emniyet Genel Müdürlüğü ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü önemli roller üstlendi.  Aşağıda İttihat ve Terakki´nin o dönem önde gelen mülki ve emniyet mensuplarının biyografilerini okuyacaksınız.  Bu biyografilerdeki en önemli özellik, bir insanlık suçu işleyenlerin aynı zamanda Cumhuriyet döneminde de önemli görevler üstlenmeleridir. Yani İttihatçı geleneğin ve zihniyetin Cumhuriyet´te de devam ettiğinin bir göstergesi.  

Ali Münif Yeğenağa (İçişleri Bakanlığı Müsteşarı), 1915 yılında Dahiliye Nazırı Talat Paşa´nın Müsteşarı´dır. Ali Münif, Talat Paşa´nın sağ koluydu.Tüm sürgünlerin örgütlenmesinde, yürürlüğe konulmasında, İstanbul´da önde gelen Ermenilerin tutuklanmasında, sürgüne gönderilmesinde baş rolü oynamıştır. Ali Münif, tehciri adım adım izlemiş, Talat Paşa adına bir dizi emir vermiştir. Ali Münif, Adana´da tehcire tabi tutulacak Ermenilerin listesini bizzat kendisi yapmış ve Talat Paşa´dan tehcir sıralamasında Adana´nın ilk sıralara alınmasını sağlamıştır. Daha sonra imha sırasında unuttuğu bir listenin ele geçmesi üzerine tutuklanmış, Malta´ya sürülmüştür. Mustafa Reşat, Divan-ı Harbi Örfi için hazırlanan gizli bir ifadede şunları söylemiştir: „Dahiliye Nezareti Müsteşarı Ali Münif´in riyaseti altında, Emniyeti Dahiliye Şefi İsmail Canbolat´ın ve bazı üst düzey İttihatçının azası olduğu bir Komisyon teşkil edildi. O Komisyon Rüştü´yü (Tevfik Rüştü Aras S.U.) hususi bir vazifeyle Dahiliyeye gönderdi. Bazı hekimlerin yardımıyla, Dr. Rüştü binlerce kireç kullanılan bir takım ertibayla katliam vaki olan mahallere gitmiştir. Kuyular cesetlerle dolduruldu ve üstleri kireç tabakalarıyla örtüldü. Tevfik Rüştü vazifesini icra için altı aya muhtaçtı ve altı ay sonra geri döndü.“

Cumhuriyet döneminde Adana Belediye Başkanlığı yapmıştır.

24 Nisan 1915´te İstanbul Emniyet Müdürlüğü

İsmail Canbolat:
İstanbul Umum Emniyet Müdürü ve Kamu Güvenliği Başkanı. Polis ve Jandarma Teşkilatı Başkanı.

(Osman) Bedri : İstanbul Emniyet Müdürü.

Mustafa Reşat (Mimaroğlu): Siyasi İşler Müdürü (3. Kısım) ve Bedri´nin Yardımcısı.

Tevfik Hadi (Baysal): Adli İşler Müdür Yardımcısı, Bedri´nin Yardımcısı.

Aziz Bey (Hüseyin Aziz Akyürek-Erzurumlu Aziz): Kamu Güvenliği Şube Başkanı (3. Kısım).

Ahmet Esat (Uras): Kamu Güvenliği Şube Başkanı (Kısmı Siyasi Şefi), Ermeni Masası.

Murat Bey (İzmirli): İdari İşler Müdür Yardımcısı (Bedri Bey´in Yardımcısı).

İbrahim Bey: İstanbul Merkez Cezaevi Müdürü.

Mehmed Bey: İstanbul Emniyeti 1. Şube sorumlusu.

Hacı Bey: Kalem-i Siyasi Müdürü.

Ali Rıza: İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siyasi Kısım Müdür Vekili. İşkenceci.

İsmail Hakkı Canbolat (1880 -1926) : Emniyet Genel Müdürü, Kamu Güvenliği Başkanı. Polis ve Jandarma Teşkilatı Başkanı.

Çerkes sürgününde Anadolu´ya göçetmiş bir Adige Hatko ailesindendir. Harp Okulu´nu bitirdikten sonra, Manastır ve Selanik´te görev yaptı. Meşrutiyetin ilanı üzerine İstanbul´a gelerek Harp Okulu´nda tarih öğretmenliği yaptı. 1909 yılında askerlikten ayrılıp Büyükada Kaymakamlığı'na atandı. 1912 yılında İzmit milletvekili olarak mebuslar meclisine girdi. Balkan Savaşı´na gönüllü yedek subay olarak katıldı. Balkan Savaşı´ndan sonra şu görevlerde bulundu: 1913 Aralık-Şubat 1914: İçişleri Bakanlığı İstihbarat Bürosu Başkanı. 1914 Nisan-1915 Şubat: Emniyet Genel Müdürü. Şubat 1915-Nisan 1916: İstanbul Valisi. 1916 Nisan-Ekim arası İçişleri Bakanlığı merkezinde çalıştı. Bugünkü adıyla Çocuk Esirgeme Kurumu Başkanlığı yapmıştır. Nisan 1917- Aralık 1917 İsveç Orta Elçisi oldu, Temmuz 1918-Ekim 1918 arası da İçişleri Bakanlığı yaptı, 30 Eylül´de bu görevden ayrıldı. İttihat ve Terakki´nin kendini feshi kararı almasından sonra Teceddüd (Yenilenme Partisi) kurucuları arasında bulundu. İsmail Canbolat, İngilizler tarafından „savaş ve tehcir suçlusu“ olarak 30 Ocak 1919´da tutuklandı, 28 Mayıs 1919´da İngilizlere teslim edildi. 2 Haziran 1919´da Malta’ya gönderildi. İngiliz belgelerinde “tehlikeli bir kişi” olarak nitelenir. İttihat ve Terakki´nin en vicdansız ve acımasız liderleri arasında sayılır. İsmail Canbolat, Malta sürgünü öncesinde Divan-ı Harp mahkemelerinde yargılandı. Alman yayınlarında İsmail Canbolat, fantik bir Ermeni düşmanı ve milliyetçi olarak tanımlanır. 30 Haziran 1921´de serbest bırakıldı ve İtalya’ya yerleşti. 1923´de Ankara Meclisi´ne İstanbul Milletvekili olarak girdi. Rauf Bey ile birlikte Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası´nı kurdu.1926´daki İzmir suikasti soruşturması ardından tutuklandı. İzmir´de Atatürk´e düzenlenen suikastla ilgisi olduğu iddiasıyla İzmir´de İstiklal Mahkemesi kararıyla 1926´da asılarak idam edildi. İdam kararı açıklandığında masum olduğunu haykırmış ve “Ben bir hukuk ve adalet adamıyım. Nasıl bir kan içici olabilirim” demişti. İsmail Canbolat, Kamil Paşa döneminde kendisini tutuklamaya gelen bir polis memurunu vurmuş, Selanik Askeri Komuntanı Albay Nazım´a suikast olayına da karışmıştır. Eski Diyarbakır valisi Dr. Reşit´in kaçırılması ile ilgili bir toplantıya katıldığı da belirtilir. Emniyet Müdürlerinden Mustafa Reşat, Divan-ı Harbi Örfi için hazırlanan gizli bir ifadede „Dahiliye Nezareti Müsteşarı Ali Münif´in riyaseti altında, Emniyeti Dahiliye Şefi İsmail Canbolat´ın ve bazı üst düzey İttihatçının azası olduğu bir Komisyon teşkil edildi. O Komisyon Rüştü´yü (Tevfik Rüştü Aras S.U.) hususi bir vazifeyle Dahiliyeye gönderdi. Bazı hekimlerin yardımıyla, Dr. Rüştü binlerce kireç kullanılan bir takım ertibayla katliam vaki olan mahallere gitmiştir. Kuyular cesetlerle dolduruldu ve üstleri kireç tabakalarıyla örtüldü. Tevfik Rüştü vazifesini icra için altı aya muhtaçtı ve altı ay sonra geri döndü.“ şeklinde konuşmuştur.

Osman Bedri:İstanbul Emniyet Müdürü


İsmail Canbolat´ın akrabası. Yakın dostu. Selanik ve İstanbul Polis okullarının dahiliye müdürlüğünü, 1911 yılında da Erzurum Polis Mektebi´nin kurucusu ve müdürlüğünü yapmıştır. 1917 ortasında Emniyet Müdürlüğü´nden ayrılıp, Halep valiliğine atanmıştır. 24 Nisan 1915 tutuklamalarının baş örgütleyicisi olarak Mustafa Reşat Mimaroğlu ile birlikte anılır. Bizzat Ermeni tutukluların işkencelerine katılmıştır. Müttefik kuvvetlerine mensup kişilerin canlı kalkan projesi için, iç bölgelere ve Çanakkale´deki savaş mıntıkalarına sürülmesi sırasında listelerin hazırlanmasında aktif bir rol almıştır. Almanya´nın İstanbul Büyükelçisi Wangenheim, 15 Mart 1914´de, Berlin´e gönderdiği telgrafta, Çanakkale´de olası bir yenilgi için durumunda, hükümetin Küçük Asya´ya çekileceğini belirtirken, Liman von Sanders´in Avrupa yakası komutanı olacağını ve yardımcılığına da Bedri Bey´in getirileceğini yazar. İstanbul Emniyet Müdürü Bedri, Talat Paşa´nın baskısıyla Yakup Cemil aleyhine abartılı, düzmece bir rapor hazırlamış, rapor Enver Paşa´ya verildikten sonra, İttihat ve Terakki´nin tetikçisi Yakup Cemil kurşuna dizilmiştir.

Birinci Dünya Savaşı sonunda İttihat ve Terakki liderleri ile birlikte Almanya´ya kaçmıştır. Bu toplu kaçıştan önce, Bedri ve Hüseyin Aziz, kaçmaya teşebbüs etmişler ancak yasadışı pasaportla yakalanmışlardır. Serbest bırakıldıktan sonra da diğer İT liderleri birlikte kaçmıştır. Bedri´nin Amerikan Büyükelçisi Morgenthau´ya Diyarbakır Valisi Dr. Reşit´in yaptığı işkenceleri övünerek anlattığı belirtilir.

Morgenthau  anılarında Bedri´yi şöyle anlatır: „En dikkat çekici kişlerden biri, konumuna yakın zamanda yükselmiş ve yeni görevinin ağırlığını tam olarak kavramış bulunan avukat kökenli siyasetçi polis şefi Bedri idi. Bedri, Talat´ın yakın arkadaşı ve siyasi astıydı ve en değerli kuklalarından biriydi. İttihat ve Terakki Cemiyeti´nde üst düzeydeydi ve kabinede bir yer elde etmeyi çok istiyordu. Ona hakim olan belki en ciddi dürtü, yabancılara ve dış etkilere yönelik nefretiydi. Onun gözünde Türkiye yalnız Türklerin vatanıydı. Nüfus içindeki diğer bütün unsurları hor görüyordu ve özellikle yabancı elçiliklerin yıllardır kendi ülkesi üzerindeki kontrole kızgındı.“

İstanbul Emniyet Müdürü Bedri, Morgenthau´nun sekreterine “Rumların son derece başarıyla sürüldüklerini, dolayısıyla aynı yöntemi imparatorluktaki diğer bütün ırklara uygulamaya karar verdiklerini” anlatmıştı. Kemalist rejim sırasında eski Van Valisi Cevdet Belbez ve kardeşleri ile İttihat ve Terakki´nin Dışişleri Bakanı Halil Menteşe ile İnkişaf şirketinde ticaret ile uğraşmıştır. Mithat Şükrü Bleda da daha sonra şirkete ortak olmuştur.

Mustafa Reşat Mimaroğlu (1882-1953): İstanbul Kısmı Siyasi Polis Müdürü

İstanbul Ortaköy doğumlu. 1902´de Mülkiye´den mezun oldu. Mülkiye´de Ermenice kurslarına katıldı. Daha sonra Abdülhamit´in özel hazinesinde görev yaptı. Ermeni komşularına Türkçe ders verirken, onlardan da Ermenice öğrendi. Meşrutiyet ilanında İttihat ve Terakki´nin üyesi idi. 1909´da Kemah, 1910 yılında Erzurum Bayezıd kaymakamı oldu. 1911´de Denizli Sancakları Muhasebe Müdürü oldu. 1911´de Karakilise kaymakamlığı, 1912´de Darüşşafaka´da öğretmenlik, 1913´de İstanbul Belediye Muhacirin Komisyonu üyeliği yaptı. 1914´de Antakya kaymakamlığına atandı.

Mart 1915´de İstanbul Polis Müdürlüğü Siyasi Kısım 2. Şube Başkanlığına getirildi. 1915 Haziran´da 1.Şube Müdürü ve mutasarrıf oldu. Ekim 1917- Haziran 1918 arasında Aydın, Çankırı ve Bolu Mutasarrıflığı yaptı. 1918´de İstanbul´a döndü ticarete atıldı ve iflas etti. Mondros Mütarekesi sırasında Terziler Cemiyeti Sekreteri idi. Sinop Mutasarrıflığına atanmışken 16 Mart 1919´da “sürgün ve işkence” suçlaması ile tutuklandı. Ancak kefaletle serbest kaldı. Tekrar tutuklanıp Bekirağa Bölüğüne kondu. 31 Mayıs 1920´de Malta´ya sürüldü. 6 Aralık 1920´ye kadar orada kaldı. Mart 1921´de Ankara´ya geldi. Ankara Hükümeti´nin emrine girdi. 1922 yılında Tokat Mutasarrıflığına, 1923´de 1. Sınıf Mülkiye Müfettişi, 1925 yılında Zonguldak, 03.09.1925 -16.08.1927 arası Adana valiliği yaptı. Ocak 1927 tarihinde vilayette bulunan tüm Ermeni Katolik cemaatine ait mülklere el konulması emrini vermiştir.  1927 yılında Devlet Şurası Tanzimat Dairesi Reisliğine, 1934´te Şura-yı Devlet (Danıştay)Reisi,1939´da Türkiye Büyük Millet Meclisi İzmir mebusu oldu.1943´de milletvekilliği sona erdi ve sonra 2 yıl CHP İstanbul İl Başkanlığı yaptı. 1943-46 arasında Ziraat Bankası´nda üst düzey görev yaptı. 1953 yılında öldü.

İttihat ve Terakki döneminde onun da katılımıyla emniyet teşkilatı yeniden düzenlendi. Kalem-i İdare, Kalem-i Adli ve Kalem-i Siyasi bölümleri kuruldu: Kalem-i Siyasi 3 bölüme ayrıldı: Müslümanlar, Hıristiyanlar ve Museviler, Yabancılar. İstanbul´daki Ermenilerin sürülmesinden ve işkence yapılmasından sorumlu. Ajanları vasıtasıyla Ermenilerin yerlerini ve isimleri tespit ettirmiştir. Polis Ali Rıza bu işkencecilerden biridir. Çok sayıda sağ kalan Ermeninin işkence yapıldığına ilişkin şikayetleri bulunmaktadır.

24 Nisan 1915 tutuklamalarında, Mustafa Reşat ve Bedri listeleri hazırlama görevini üstlenmişlerdi. Bu arada emrinde bulunan özel fonlardan değişik uluslardan tercüman, ajan, casus finansmanını yaptı. Mustafa Reşat divanı harbi örfi için hazırlanan gizli bir ifadede tehcir sırasında öldürülen Ermenilerin cesetlerinin hızla gömülmesi için Tevfik Rüştü Aras´a özel bir görev verildiğini söylemiştir.

 

Tevfik Hadi (Baysal) (1881 - 1949 ): İstanbul Emniyet Müdürlüğü Adli Bölüm Başkanı

24 Nisan 1915 tutuklamalarında başroldeki emniyet mensubudur. 1917 yılı ortasında Polis Müdürlüğü Siyasi Kısım başkanlığına atandı. Orta öğrenimini Numune-i Terakki ve Mercan İdadilerinde tamamladı. Hukuk Mektebinden 1909´da mezun oldu. 5 Ağustos 1930 - 17 Temmuz 1934 tarihleri arasında Emniyet Genel Müdürlüğü yapmıştır. 1924-1925 yılları arasında Siverek Vali Vekilliği, 1925-1930 yılları arasında Mardin,1930-1934 tarihleri arasında Emniyet Genel Müdürlüğü yapmıştır. 1934-1939 yılları arasında Seyhan (Adana), 1939-1941 yılları arasında İsparta ve 1941-1946 yılları arasında Kütahya Valiliği yapmıştır. 1946 Temmuz´da Kütahya Valiliği´nden emekli olmuştur.

24 Mayıs 1938 günü Mustafa Kemal Adana´ya geldiğinde vali ve parti başkanı Tevfik Hadi Baysal, Belediye Başkanı ise Ali Münif Yeğenağa´dır.

Hüseyin Aziz (Akyürek) Aziz Bey, Erzurumlu Aziz
(1882 – 1951): Kamu Güvenliği Şube Başkanı (3. Kısım)

Trabzon´da doğdu. İlk öğrenimini Adana Mekteb-i ibtidaisi´nde tamamlamıştır. 1902'de Mekteb-i Mülkiye´yi Şahane´den mezun olmuştur. Sicilinde Türkçe´den başka Fransızca, İngilizce ve Ermenice konuşabildiği ve yazabildiği belirtilmektedir. 1903´te Şurayı Devlet Mülkiye Dairesi´nde mülazımlığa tayin oldu. 1904 tarihinde Edirne vilayeti maiyyet memurluğuna tayin edildi. 1908 tarihinde Eceabat kaymakamlığına tayini yapılmıştır. 1909 tarihinde Lüleburgaz (Bergos) kazası kaymakamlığına nakledildi. 1911 tarihinde görevinden istifa ederek İttihat ve Terakki Fırkası Genel Sekreterliği´ne getirildi. Bu görevde yaklaşık üç yıl kaldıktan sonra tekrar idare mesleğine döndü. 1913´te Edirne vilayeti merkez kazası kaymakamlığına tayin edildi sonra da Gelibolu sancağı mutasarrıf vekaletine atandı. 6 Ağustos 1914 tarihinde Emniyet-i Umumiye Müdüriyeti (Emniyet Genel Müdürlüğü) siyasi kısım yardımcılığına atandı. Bu görevde iken 19 Aralık 1915 tarihinden itibaren Emniyet-i Umumiye Müdürlüğü'ne vekaleten atandı. 1916 tarihinde de asaleten atandı. 1918´de vekaleten Matbuat Umum Müdürlüğü'nü de üstlendi. Bu görevde iken 1. Dünya Savaşı'nın başından itibaren Teşkilatı Mahsusa gönüllü taburlarının oluşturulması, donatılması ve sevklerinin
gerçekleştirilmesindeki başarıdan dolayı 1917 tarihinde Harp Madalyası ile ödüllendirildi. Ayrıca 1917´de başarılı hizmetlerinden dolayı da İkinci Mecidi nişanı verildi. Hüseyin Aziz´in Emniyet Umum Müdürü iken, Enver Paşa tarafından kurulan Teşkilatı Mahsusa´nın ilk beş yöneticisi arasında yer aldığı da bilinmektedir. 1918´de Stockholm Elçiliği Ticaret Ataşeliği´ne atandı. Tahsisatsızlık sebebiyle esas görevine başlayamadığı için Berlin'de kaldı. Mütareke ve Milli Mücadele yıllarını burada geçirdi. Sakarya Zaferi´nden Türkiye'ye döndü. 1922 tarihinde Saruhan (Manisa) sancağı mutasarrıflığına atandı. İzmir Valiliği´ne Ağustos 1923 tarihinde atandı. İzmir valiliği görevini 1924 tarihine kadar sürdürdü. 1924´te İzmir Belediye seçimlerine Cumhuriyet Halk Fırkası´ndan katıldı ve İzmir Belediye Başkanlığı´na seçildi.1927´de Erzurum milletvekili oldu. Erzurum milletvekilliği görevini 4,5,6 ve 7. dönemlerde de sürdürdü. 1932´de kurulan Parlamenterler Birliği Türk Grubu´nda yer aldı ve 1946 tarihinde milletvekilliği sona erdi.1947 tarihinde Vakıflar Genel Müdürlüğü İdare Meclisi Başkanlığına atandı.1947´de emekli oldu ve Ankara´da 15 Ağustos 1951 tarihinde öldü.

Mondros Mütarekesi´nin ardından kurulan ve İttihat ve Terakki yöneticilerinin yargılandığı Divan-ı Harb-i Örfi´de, 27 Nisan 1919'da gıyabında yargılanmaya başlandı. Mahkeme Aziz Bey´i, Emniyet Umum Müdürü olarak, çeşitli gizli suçları işleyen Teşkilatı Mahsusa´nın yönetiminde yer almak ve işlediği suçlardan sorumlu tutmaktaydı. Aziz Bey hakkında ayrıca Emniyet´e ait bazı belgelere el koymak ve imha suçlaması yapılmış, mahkeme tarafından Teşkilatı Mahsusa´nın eylemlerinden sorumlu tutulmuştur. Aziz Bey‘in, resmi evraka el koyma ve imha, tehcir, taktil ve yağma suçlarıyla Almanya'dan iadesi istenmiştir. Emniyet Umum Müdürü Aziz, İttihat ve Terakki liderleri ve Cemiyet Merkez Komite üyeleri davasında yargılanmıştır. 1919-1922 tarihleri arasında İstanbul´da görülen Divan-ı Harb-i Örfi Mahkemeleri iddianamesinde, „eski Emniyeti Umumiye Müdürü Aziz Bey´in, Talat Bey´in istifasından evvel daireden aldığı malumat ve muhaberatı mühimmiye dair dosyaları infisalinden sonra iade etmediği Dahiliye Nezareti resmi yazı içeriğinden ve zapta alınmış ifade ile sabit bulunmaktadır“ denilmektedir.

Ahmet Esat Uras(1882-1957):Emniyet Genel Müdürlüğü Siyasi Şube Müdürü, Ermeni Masası Müdürü.

İttihat ve Terakki ile Cumhuriyet dönemi resmi tarih tezinin oluşturulmasında önemli çalışmalar yapmış bir propagandacıdır. 1915 yılında Van´da 200.000 Müslüman öldüğüne dair propaganda malzemesinin kaynağıdır.
1882 tarihinde Amasya’da doğdu. 1904´de Mekteb-i Mülkiye Şahane´yi (Siyasal Bilgiler Fakültesi) bitirdi. 1905´de İzmit Sancağı´nda Maiyet memurluğu yaptıktan sonra 1907´de Mudurnu, Eylül 1909´da Zonguldak, Kasım 1910´da Kırklareli, Temmuz 1912´de Gevaş kaymakamlığı yaptı.

Nisan 1913´den itibaren, İstanbul´da Emniyet Genel Müdürlüğünde Haberalma Şubesi Müdür Yardımcısı olarak görevlendirildi. Aralık 1914´de 2´nci Şube Müdürü ve Ekim l916´dan itibaren de Siyas Şube Müdür Yardımcısı oldu. Mütarekeden sonra Bekirağa bölüğünde 5 ay hapis yattı. Danıştay kararıyla tahliye edilince 1920 yılında Anadolu’ya geçti ve Ankara Hükümetinin emrine girdi. Lozan
görüşmelerinde Türk heyetinde Ermeni uzmanı olarak görev aldı. Ekim 1920´de TBMM tarafından Emniyet Umum Müdürlüğü´ne atandı. Nisan 1921´de Kars Valiliğine, Ekim 1922´de Rize Valiliğine tayin edildi. Daha sonra Tiflis ve Erivan Türk Mümessilliğine tayin edildi ancak “gizli güvenlık görevleri” nedeniyle Sovyetler Birliği tarafından kabul edilmedi.

1922´de Amasya mebusu seçildi ve 1950´ye kadar 28 yıl milletvekili kaldı. CHP´nin çeşitli kademelerinde görev yaptı. Türk Tarih Kurumu´nun faal bir üyesi olarak birçok kitap yazdı. 3. rütbeden Osmanlı ve donanma madalyaları ile TBMM İstiklal madalyasına sahiptir. Fransızca, Rumca, Ermenice, İngilizce ve Farsça bildiği sicilinde yazılıdır.

Esat Uras, Küçük Asya hakkındaki etnografik ve sosyolojik araştırmalar için İttihat ve Terakki tarafından Anadolu´ya gönderilmiştir. Özel araştırma alanı Ermenilerdi. Bu araştırma sonuçları daha sonra TTK tarafından 1951 yılında yayınlanmıştır. Ermeniler konusundaki 1950 yılında yayınlanan en önemli kitabı, Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi adını taşımaktadır ve resmi tarihin önemli ilk kaynak yayınlarındandır. Esat Uras Ermeni komitacılarının sorgulamalarına bizzat katılmış ve Halep´e kadar bu amaçla gitmiştir. Ayrıca Poşalar, Çingeneler, Ezidiler ve Bektaşiler üzerine de çalışmalar yapmıştır.

Ahmet Esat Uras´ın adı, İngiliz yetkilileri ile ateşkes görüşmeleri sırasında, İttihat ve Terakki´nin “On Emir” diye bilinen gizli toplantı belgelerinin İngilizlerin eline geçmesi olayına karışmıştır. Esat Bey´in, İngilizlere el yazısı ile yazılmış ve krokiler bulunan kağıt ve belgeler verdiği belirtilir. Bu belgeler Ermeni tehciri için gizli yapılan 5´li bir toplantıya aittir. Bu toplantıya Talat Paşa, Dr. Nazım, Dr. Bahaeddin Şakir, İsmail Canbolat ve Teşkilatı Mahsusa´nın gizli faaliyetlerini planlama ve idaresinden sorumlu Erkanıharp II. Dairesi Müdürü Miralay Seyfi katılmıştır. Esat Bey´in bu belgeleri İngilizlere verirken hem para istediği hem de “başına gelecek bir beladan kurtulmak” amacıyla verdiği iddia edilir. Bu belgelerde, tehcir mesajlarının eyalet valilerine okumak ve orijinallerini geri getirerek imha etmekle görevlendirilen kuryeler tarafından yollandığı belirtilmektedir. Bu bilgilerin Yozgat Mutasarrıfı Cemal tarafından da onaylandığı belirtilir.

Esat Uras ayrıca İngilizlere verdiği ifadesinde “silah bırakışması anlaşmasından biraz önce, görevlilerin geceleri arşiv bölümüne gidip, belgelerin çoğunu temizlediler” demiştir.

 

Murat Bey (İzmirli) : Emniyet Genel Müdür Yardımcısı, idari davalara bakardı. 27 Mart 1919´da Osmanlı Hükümeti tarafından tutuklandı. Sonra serbest bırakıldı. İngiliz yetkililer 25 Mayıs 1920 tarihinde tutukladılar.13 Temmuz 1920´de Malta´ya sürüldü.
Sezai Bey: İstanbul Emniyet Müdürü Bedri´nin yardımcısı.

İbrahim Bey: İstanbul Merkez Cezaevi Müdürü. Lakabı „Canavar“. İstanbul´da suçluların yardımıyla gece baskınlarını yönetmiştir. Daha sonra özel görevle İzmit´e gönderildi. Ermenilerin sürgününü örgütledi. İstanbul Divan-ı Harb-i Örfi Mahkemelerinde Nahiye Müdürleri/İzmit veya Bahçecik davalarında yargılandı. Gıyabında 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Mehmed Bey:
İstanbul Emniyeti 1. Şube´de görevlidir. Daha sonra İttihat ve Terakki görevlisi olarak Bursa´daki sürgünleri örgütledi.

Ali Rıza: İstanbul Emniyeti Siyasi Kısım Müdür Vekili. İşkenceciliği ile ünlü.

Yukarıda aktarmaya çalıştığım 1915/16´da görev alanlar arasından en az 7´si, Cumhuriyet döneminde önemli görevlere getirilmiştir.

Yararlanılan ana kaynaklar: Ermeni Meselesi Hallolunmuştur, Taner Akçam, İletişim Yayınları; Ermeni Soykırımında Kurumsal Roller, Toplu Makaleler kitap-1, Prof. Dr. Vahakn N. Dadrian, Belge Yayınları; 1915 Yazıları, Taner Akçam, İletişim Yayınları; Exterminators, Yok ediciler ve Erdemli Müslümanlar, Sait Çetinoğlu, Peri Yayınları; Ermeni Soykırımı Tarihi, Vahakn N. Dadrian, Belge Yayınları; Jöntürk Modernizmi ve Alman Ruhu, Mustafa Gencer, İletişim Yayınları; Modern Türkiye´nin Şifresi, Fuat Dündar, İletişim Yayınları; Büyükelçi Morgenthau´nun Öyküsü, Belge Yayınları; Alman Belgelerinde Alman-Türk Silah Arkadaşlığı ve Ermeniler, Serdar Dinçer, İletişim Yayınları; Malta Belgeleri, İngiltere Dışişleri Bakanlığı Türk Savaş Suçluları Dosyası, Vartkes Yeghiayan, Belge Yayınları; Tehcir ve Taktil, Divan-ı Harb-i Örfi Zabıtları, Vahakn N. Dadrian, Taner Akçam, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları; İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri, Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları; Iskalanmış Barış, Hans-Lukas Kieser, İletişim Yayınları; Agos Gazetesi.