24 NİSAN ERMENİ SOYKIRIMI ANARKEN…

24 NİSAN ERMENİ SOYKIRIMI ANARKEN…

“Hizmet”, bir İzmir gazetesi…  İzmir’in en eski gazetelerinden biri. İttihatçıların yayın organı Anadolu ile sıkça tartışan bir gazete. Aşağıda 5 Mart 1928 tarihli sayısındaki çok uzun bir yazıdan kısa bir alıntıyı, o zamanların böyle tartışmacı “demokrat” gazetesindeki hakim zihniyete örnek olsun diye sadeleştirerek aktarıyorum:

 

Yazının başlığı şu: “Ulusal birlik ülküsü yolda… Ermenilerle Yahudileri mukayese edersek ne netice alırız?”

Başlık altı ise şöyle: “Ermeni Türk’ün can düşmanıdır. Bu, böyle olmakla beraber işte size bir hadise ki vahdeti milliye ve Türkçe konuşmak yolunda Ermenilerin Yahudileri geçtiğini gösteriyor.” Ve iki sütun üstünden verilen yazıya geçiliyor:

“Ermeni denilince aklımıza derhal aşırı düşman, komitacı, katil bir tip gelir değil mi? Gerçekte öyledir de… Ermenilerin bu memlekette bu millete yaptıkları düşmanlığın yeniden  tarif ve tasvirine girişmeyelim. Hala ne anneler Ermeni süngüsüyle şehit edilen yavrularının, ne gelinler Ermeni bombasıyla hayata veda eden kocaların, ne nineler Ermeni kurşunuyla gözlerini ebediyyen yuman torunların matemiyle gözleri yaşlıdır. Ermeni Türk’ün can düşmanıdır. Bu böyle olmakla beraber işte size bir olay ki ulusal birlik ve Türkçe konuşmak yollarında Ermenilerin Yahudileri geçtiğini gösteriyor. Türk’ün can düşmanı, kan düşmanı Ermeni’yi  düşününüz, bütün gün sinemizde yaşattığımız Yahudi’yi düşününüz, Türk vatanında Türkçe konuşmak lüzumunu düşününüz, şu okuyacağınız hadiseyi düşününüz, sonra da karar veriniz. Görünüz bu komik tehlike karşısında biz nasıl feryat etmeyelim, Yahudilerin zihniyetinin imhası için bu vefasız millete ait kurumların dağıtılmasını nasıl istemeyelim!

Ermenilerle Yahudileri kıyaslamak için (Son Saat) gazetesinin yazdığı şu olayı hep beraber okuyalım:

“Aydın gençlerimizin Türkiye’de Türkçe’yi egemen kılma çalışmalarının Müslüman olmayan vatandaşlarımızda yaptığı etkiyi gösteren bir olay, önceki gün Şişli tramvayında cereyan etmiştir.

Tramvay henüz garaj önündedir... Kondoktör henüz hareket etmemiş olduğu halde bir yolcu:

-          Osmanbey’e geldik mi?

Diye sormuştur. Kondoktör de:

-          Hayır Toptaşı’ndayız!..

Cevabını vermiştir. Şakayı şakayla karşılamıştır.. Doğal olarak tramvayda herkes gülüşmektedir. Bu arada ön sırada oturan Musevi bir genç de … kondoktöre Türkçe şakalar yapmıştır.

Bir müddet sonra tramvaya diğer bir yolcu gelmiş, bu gencin yanına oturmuştur. Yolcunun bastonunun  ucu Musevi’nin pantolonuna hafifçe dokunmuştur.Bu Musevi genç derhal sinirlenmiş ve Fransızca olarak:

-          Mösyö pantolonumu kirlettiniz!

Demiştir. Yolcu bu hitaptan bir şey anlamamış, genç sözünü Fransızca tekrarlamıştır.

Bastonlu zat:

-          Türkçe söyleyiniz efendim, diye pek kibar bir biçimde bir ihtarda bulunmuş ise de bu Musevi güya hiç Türkçe bilmediğini ve yabancı olduğunu  kanıtlar gibi elleriyle gözleriyle işaret yapmaya başlamıştır. Bu hali gören tramvaydaki Ermenilerden biri dayanamamış:

-           

-          Köpoğlu demin bülbül gibi Türkçe konuşuyordun ne çabuk unuttun?

Diye bağırmıştır. Diğer Ermeni yolcular da bu Ermeni’ye iştirak ederek … Yahudi genci tramvaydan inmeye mecbur olmuştur…

Türk vatanında Türk dilinin egemen olmasından daha doğal ne olabilir?.. İtalyan başbakanı mösyö Mussolini’nin  (Tirol) eyaletindeki Almanlara İtalyancayı konuşturmaya azmetmiş olması, Türk vatanında Türkçeyi egemen kılmaya azimli ve kararlı olmamızdan her halde daha doğal değildir.. Kaldı ki biz Yahudilere hiç çekinmeden, asla ikircime düşmeden (vatandaşlık)  tahsis ettik. Fakat onlar (Tirol)ün Almanlarında görülmeyen  manadan daha müthiş bir ısrarla karşımıza çıkarak:

-          Hayır Türkçe konuşmayacağız!

Diyorlar.

Artık yeter!.. Yahudiler ne istiyorlar?.. Yiyip içtikleri, keyif sürdükleri bu vatanda hala ve hala cemaat hayatı yaşamak(mı) ,  …  istiyorlar…”

Yukarıdaki satırlara doldurulmuş ırkçı, nefret dolu bu dile yabancı değiliz. Üstelik bu dili kullanan İttihatçı yayın organı da değil. Olsun. Bu dil, “Milleti Hakime” dilidir. “Milleti Hakime”nin son yüzyıllık iktidarının dilidir. İttihatçıların, İttihatçı Cumhuriyetçilerin dilidir. Etrafa bulaşmıştır ve bugün hala kullanılan bir dildir.

Dildeki rezilliği bir yana koyalım. Ermeni millete ettiği küfürleri geçelim. Ermeni yurttaşı Yahudi yurttaşa “köpoğlu” dedirten mizanseni de atlayalım. Yazının ana fikrini arayalım.

“Ey Yahudi milleti! Ya dediğimi yapar “Türk” olursun, ya da Ermenilere yaptığımı sana da yaparım!” Bence ana fikir bu.

Var mı başka görüşü olan?