BİZ BU PLANLARIN NERESİNDEYİZ?


BİZ BU PLANLARIN NERESİNDEYİZ?

 

ABD Dışişleri Bakanlığı eski müsteşar yardımcısı ve Uluslar arası Savunma Çalışmaları Merkezi  Başkanı…

ABD Enerji Bakanlığı eski koordinatörü…

ABD Azerbeycan  eski Büyükelçisi  …

Şu anda TURCAS Petrol yönetim kurulu üyesi; Bir düşünce kuruluşunun(!) direktörü ve Atlantic Council üyesi…

“Nerden, nereye?” diye düşünmeyin!..

Birbiriyle örtüşen; iç içe geçmiş görevler bunlar!..

Bu görevlerin sahibi Matthew Bryza, ismi eminim size de yabancı gelmemiştir..

Gelin şimdi de Bryza’nın Havadis’ten Esra Aygın’la yaptığı söyleşinin (11-03-2014) satır aralarına bakalım:

“Amaç sadece doğalgazın ticari olarak en etkin şekilde ihraç edilmesini, para kazandırmasını, İsrail ve Kıbrıs’ın ekonomik güvenliğini artırmasını temin etmek ve bu gazın ülkeler arasındaki gerilime neden olmasını engellemek değil (…) bu fırsatı değerlendirerek İsrail Kıbrıs ve Türkiye arasında bir işbirliği modeli geliştirerek bölgede yeni bir jeopolitik durum yaratmak. Böyle bir işbirliği, Doğu Akdeniz’deki dinamikleri ve jeopolitik haritayı hem söz konusu ülkeler, hem bizim, hem NATO’nun, hem de AB’nin lehine değiştirecektir.”

“Önce İsrail’den Türkiye’ye bir boru hattı inşa edeceğiz. Kıbrıs, bu boru hattının kendi kıta sahanlığından geçmesine izin verecek.(..) sonra da boru hattındaki doğalgazın satışından elde edilen ilk gelirler Noble ve Delek tarafından Vassilikos’ta bir sıvılaştırılmış doğal gaz terminalinin inşasına yatırılacak.(..) bu Kıbrıs’taki çözüm sürecine önemli bir ivme kazandıracaktır.(…) Bu hiçbir müzakerenin tek başına elde edemeyeceği bir netice. (…) Ancak, Kıbrıs’taki müzakerelerin biraz daha ilerlemesi gerekiyor ki bu işbirliği için adım atılabilsin. ”

Bryza, bu planın en doğru plan olduğunu kanıtlayacak(!) bir sürü gerekçe sıraladıktan sonra; her şey yolunda giderse (yani Kıbrıs müzakerelerinde olumlu adımlar atılırsa) en iyimser senaryoda bile “yatırım kararı”nın  2018’den önce alınamayacağını; yatırımın tamamlanmasının ise 2024’den önce olamayacağını söylüyor.

Türkiye’deki “Zorlu Group” ve BOTAŞ’la görüşmelerin sürüdüğünü söyleyen Bryza, Enerji konusunun çözüm konusunda bir motivasyon yarattığını; ancak (büyük bir gelirin paylaşımı sözkonusu olduğu için) tarafları daha derin şekilde bölebilecek tehlikeler taşıdığını; bu yüzden bu sürecin çok dikkatli ve iyi düşünülerek sürdürülmesi gerektiği uyarısını yapmadan da geçmiyor……

Tüm bu söylenenleri dikkatlice okursak; ABD ve Uluslar arası petrol şirketlerinin aklındaki ÇÖZÜM’ün pek de yakın olmadığını görebiliriz…

Her şey yolunda giderse! En azından bir 10 yıl daha bekleyeceğiz…

Bryza’ya göre de, bu süreç pek kısa sürmeyecek… Bu görüşme süreci belki de bir  “ARA ANLAŞMA” ile tamamlanacak… Kapsamlı çözüm ise, (yukarıdaki tarihlemelere baktığımızda) 2020’li yıllara sarkacak…

ABD’li yetkililerin Dışişleri Bakanı Özdil Nami’ye (Beyaz Saray’da) “müzakerelerin olumlu sonuçlanması için her türlü yardımı esirgemeyecekleri ve süreçte tıkanma olursa müdahale edecekleri” sözü vermeleri, bu planların hayata geçmesi için verilen çabadan başka nedir ki?

Başlıktaki soruya gelecek olursak… Tüm Kıbrıslılar olarak şu an içinde bulunduğumuz “Dur bakalım ne olacak?” seyirciliğinden sıyrılıp; ne istediğimizi (yüksek sesle) söylemekten geri durur; ortaya (emperyalizmin ve ulus ötesi şirketlerin çıkarları dışında) kendi çözüm istemimizi koymazsak; oturduğumuz yerde, başımızda çok çanak (troyka ya da ekonomik paket gibi küçük olmayan cinsinden hem de) kırılacağını görmek için fazla beklememize gerek kalmayacaktır…

 

***

 

Şair Ziya Ormancıoğlu’nu da kaybettik…

Mart, Adnan Bozkırlı, Kaya Çanca, Mapolar ve Haşmet M. Gürkan’dan sonra Ziya Ormancıoğlu’nu da aldı aramızdan…

17 yaşında Şiir yazmaya başlayan, ilk şiirlerini Öğrencinin Sesi ve Akın Gazetesinde yayınlayan 68 kuşağı şairlerimizden. Ormancıoğlu, yaşadığı gibi sessizce ayrıldı aramızdan….  Tek kitabı “Kelebekler Eksilmesin Başından” şiir dostlarının katkılarıyla 2011 yılında yayınlanabilmişti…

Aşağıdaki şiiri gibi, (ihanetlere, baskılara, dışlanmalara karşın) hep devrimci kaldı…

Kavgasını, ışığı, şiirini bize bırakıp gitti… Uğurlar olsun…

 

 

Devrimci

:

‘Kal benim gibi mücadele et!’ dedi

Arkasından bir buçuk döner

Sipariş etti.