HER YIĞINSAL HAREKET DEMOKRATİK DEĞİLDİR

Tarık Ziya Ekinci - 24/04/2007 10:55:33 (807 okunma)


HER YIĞINSAL HAREKET DEMOKRATİK DEĞİLDİR
İşsizlik, yokluk ve yoksulluğun yaygın olduğu, hukuksuzluğun bir teamül haline geldiği baskı ve şiddetin bir yönetim biçimi olarak kullanıldığı toplumlarda, halkın tepkisel davranması ve her fırsatta yığınsal gösterilerde bulunmaları sıklık kazanır. Bugün Türkiye’de bu koşullar ziyadesiyle vardır. Bu nedenle de spontan ya da dirije yığınsal eylemler giderek artmaktadır. Ne var ki, bu hareketlerin ayırımsız olarak toplumsal gelişmeye katkı sağlayacak nitelikte olması düşünülemez. Oysa, aydınlarımız büyük bir çoğunlukla her yığınsal hareketin demokratik olduğunu ve hangi nitelikte olursa olsun desteklenmesi gerektiğini savunuyorlar. 

Çoğulcu bir toplumda her yığın hareketinin demokratik nitelikte olması olanaklı değildir. Bir hareketin niteliğini belirleyen, onu oluşturan koşullar, oluş biçimi ve hareketi yönlendiren kadroların ideolojik yaklaşımlarıdır. Onun için, bir yığın hareketinin özünü ve onu yönetenlerin amacını anlamadan desteklenmesi bir yanılgıdır.Toplumu maceraya ya da faşist bir hedefe sürükler. 

Son aylarda oluşan ve toplumda büyük yankı yapan iki yığın hareketini karşılaştırmak suretiyle bu sosyolojik gerçeği kanıtlamamız mümkündür. Bunlardan ilki canice öldürülen gazeteci-yazar Hrant Dink’in cenaze törenine katılan ve “hepimiz Ermeni’yiz, hepimiz Hrant Dink’iz !” sloganlarını atan yüz binlerin katıldığı ve kendiliğinden oluşan yığınsal harekettir. Diğeri de 14 Nisan 2007’de Ankara’da sağ eğilimli örgütlerin düzenledikleri ve yine yüz binlerin katıldığı Cumhuriyet Mitingidir. Pek çok yazar ve konuşmacı aydınımız bunların ikisini de demokratik halk hareketi olarak nitelemiş ve Türkiye’nin demokratikleşmesine katkı yapan eşdeğer hareketler olarak tanımlamışlardır. Oysa bu hareketler oluş biçimleri, katılımcılarının kullandıkları sloganlar ve verdikleri mesajlar bakımından biri birine taban tabana zıt iki ayrı eylemdir.
Her iki hareket de büyük ölçüde eğitimli orta katmanların eylemidir. Ancak orta katmanların kendine özgü bir ideolojisi yoktur. Farklı endişelerle, karşıt siyasal ve ideolojik hareketlere katılmaları her zaman mümkündür. Orta katmanlar faşist bir hareketin tabanı olabilecekleri gibi, devrimci-demokrat bir hareketin de tabanı olabilirler. Unutmamak gerekir ki, Hitler’i ve Mussolini’yi iktidara getiren orta katmanların görkemli yığın hareketleridir. Bu temel bilgiler çerçevesinde anılan yığın hareketlerini değerlendirmek ve yerli yerine oturtmak mümkündür.

Hrant Dink Olayı, beklenmedik bir anda meydana gelen bir cinayetin ardından ve hiçbir hazırlıkları olmayan, yaşam hakkının kutsallığından, demokrasiden, insan hak ve özgürlüklerinden yana, hukukun üstünlüğüne bağlı yüz binlerin spontan bir hareketidir. Hareketin arkasında hiçbir örgüt yoktur. 

• Bu olayda hukuk devletinin olmazsa olmaz koşulu olan yaşam hakkı savunulmuştur.

• Toplumdaki egemen inançtan ayrı inanca sahip bir vatandaşımızın şahsında demokrasinin özü ve dayatmacı olmayan gerçek laiklik savunulmuştur.

• Cenaze töreninde “hepimiz Ermeni’yiz, hepimiz Hrant Dink’iz !” sloganları atılarak ırkçılığa, şovenizme, ‘derin devletin’ methaldar olduğu faili meçhul cinayetlere karşı demokratik bir tepki gösterilmiştir.

• Yurttaşlar arasında ayırım yapılması kınanmış, çokkültürlülüğe ve eşit haklı yurttaşlığa vurgu yapılmıştır.

• Farklı düşünce ve inançtan olan insanların birlikte ve bir arada yaşama istenci dile getirilmiştir.

• Bu eylemde içine kapanık bir Türkiye değil,dışa açık, demokratik bir Türkiye özlemi yansıtılmış ve hiç kimseye karşı düşmanca bir ifade kullanılmamıştır. 

Özetle; Hrant Dink olayı,Türkiye’de çoğunluğun özlemi olan insan haklarına saygılı, özgürlükçü, laik, hukukun üstünlüğüne bağlı, çağdaş bir demokrasinin bütün öğeleriyle yaşama geçmesini isteyenlerin yığınsal ve spontan bir eylemidir.

Tandoğan’daki Cumhuriyet Mitingi ise, orta katmanların şovenizme itilen kesiminin dirije bir hareketidir. Çünkü;

•Atatürkçü Düşünce Derneği tarafından düzenlendiği söylenen Cumhuriyet Mitingi spontan bir hareket değil, arkasında CHP, DSP, MHP, İP, BBPgibi siyasal partiler ile Ülkü Ocakları, Kuvva-i Milliye Derneği, Vatansever Kuvvetleri Güçbirliği Hareketi, Emekli Astsubaylar Derneği gibi paramiliter örgütler vardır.

• Mitingte “Türkiye laiktir, laik kalacaktır”, “Kahrolsun ABD Emperyalizmi”, “Türkiye Sömürgeleştiriliyor”, “AB Türkiye’yi bölüyor” “Küreselleşme, emperyalizmin Haçlı Seferidir”, “Biz Türkiyeli değil, Türküz”, “En büyük asker bizim asker”, “Kemalist Ordu görev başına!”vb. sloganlar atılmıştır. 

•Başbakan için “Çankaya’ya değil, Yüce Divana”, “İşbirlikçi Başbakan” ve “Hükümet istifa” sloganları atılmıştır. 

•“AKP Cumhurbaşkanı seçemez” sloganı atılarak Cumhurbaşkanı seçiminin TBMM’nin münhasır yetkisi içinde olduğu ve anayasanın belirlediği esaslar içinde yapılacağı göz ardı edilmiş ve meclisin yetki alanına müdahale edilmiştir.

•AB karşıtlığı yapılarak Türkiye’nin çağdaşlaşması projesine karşı çıkılmıştır.

•Küreselleşme karşıtlığı ile Türkiye’nin içine kapanık bir üçüncü dünya ülkesi konumunda kalması istenmiştir.

•Türkiyeli olmanın reddi ve herkesin Türk olması istemiyle ırkçı ve şoven bir ulusçuluk yapılmıştır.

•Anayasanın öngördüğü ‘demokratik, laik, sosyal hukuk devleti’ yerine ‘laik Cumhuriyet’ vurgusu yapılmış ve inanç eşitliği yerine ‘dayatmacı laiklik’ istemi dile getirilmiştir. 

•Demokrasiden söz etmeden ısrarlı biçimde yinelenen “laik Cumhuriyet” vurgusu çağdaşlığın reddidir. Demokratik olmayan, salt laik olan bir Cumhuriyet çağın değerleriyle bağdaşmayan bir yaklaşımdır. örneğin Suriye gibi laik olduğu halde totaliter Cumhuriyetlerin varlığı unutulmamalıdır.

•Oluş biçimi, arkasındaki güçler ve yönetenlerin siyasal doğrultusu açısından Cumhuriyet Mitingi’nin 28 Şubat hareketinin 2007 versiyonu olduğunu söylemek yanlış olmaz.. 

Sonuç olarak; ikisi de görkemli yığınsal hareketler olan Hrant Dink’in cenaze töreni ile Tandoğan’daki Cumhuriyet mitingi toplumun orta katmanlarının eylemleri olmalarına karşın birbirinin benzerleri değil, karşıtı olan eylemlerdir. Hrant Dink olayı toplumun çağdaşlaşması perspektifine bağlı ve demokratik bir hareket olduğu için desteklenmesi, Cumhuriyet Mitingi ise demokrasi kaygısı olmayan otoriter bir yönetim özlemini verdiği için karşı çıkılması gerekir. 23.04.2007