AVRUPA VE BİZ…



AVRUPA VE BİZ…

Hani işimize gelince, "Avrupa'da nasılsa, aynısını yapıyoruz..." gibi laflar edilir ya... Almanya'dayken, benzerini çok izlediğim, bir Kardinal'in de içinde olduğu tartışma programını hatırladım... Konu İsa, Hristiyanlık falan gibi bir şeylerdi... Ama konu geldi ve "İsa homoseksüel miydi" sorusuna takıldı... Hiç heyecanlanmayın... Kimse kimseye saldırmadı... Kimse kimseye küfür etmedi... Hatta bu yayından sonra hiç bir mahkeme bu programın yapımcısı, moderatörü ya da iddiayı öne süren hakkında dava açmadı... Ne oldu biliyor musunuz... Kardinal, böyle bir soruyu ortaya atmak cahilliktir, bizim açımızdan tartışılacak bir durum yoktur, bu saygısızlıktır gibi sözler etti... O kadar...

 

Şimdi, bir ülke düşünün, Atatürk'ün homoseksüel olup olmadığını sorgulayan bir yazı "fikir özgürlüğü" kabul ediliyor, Nişanyan'ın yazısı ise cezalandırılıyor... Bir kaç gündür sürekli yazıyorum... Bu memlekette "herkes kendine müslüman" (babamın lafıydı... Herkes yalnız kendini düşünür anlamında)... Kendi tutuklusu ağır hastaysa serbest bırakılmasını ister, "ötekilerin" canı cehenneme!!! "Benim başörtüme dokunma" der, ama kendisi gibi olmayan öteki yaşam biçimlerine ne olursa olsun onu ilgilendirmez!!! "İçkime dokunma" der, ama başı örtülü kızlarımızın okula gidememesi konusunda kılını kıpırdatmaz... Şimdi burada fikir özgürlüğü şudur, budur, şu fikir özgürlüğüne girer-girmez tartışmasına girmek değil amacım...

 

Türkiye'de süren olumlu süreçlere her şeye rağmen olumlu bakmak istiyorsak, "dost" eleştirilere kulakları tıkamamalıyız... Toplumun büyük çoğunluğunu kavramayan/kucaklamayan değişiklikler her halükârda kaybederler... 20. Yüzyıl bu tür devrimlerin mezarlığı halindedir... Bugün çok büyük değişikliklerin tanığı olmanın heyecanını yaşıyorsak, bu konuda, "aman efendim, şimdi eleştirinin zamanı mı... Zaten bir sürü çelme takmak isteyen var... " gibi bahanelerin arkasına sığınamayız... Dün Oya Baydar'ın yazdığı yazı* gibi eleştirilere kulak verilmelidir... "Sıkıntılı, kuşkulu, korkulu" bir toplum kesimini Kemalist tutucuların kucağına itmek istemiyorsak,  herkes için demokrasi, herkes için özgürlük, herkes için barış çizgisinden ayrılınmamalıdır...

 

Avrupa'ya benzemek istiyorsak, benzememiz gereken o kadar çok şey var ki... Bence Alkol konusuna sıra gelinceye kadar çok sayıda ev ödevi mevcut... Bence böyle... Yok değil deniyorsa, kolay gelsin...


*http://t24.com.tr/yazi/inancima-bedenime-yasamima-karisamazsin/6737