AYIN BİRİ...


AYIN BİRİ..
.

 Ayın "biri"lerini hem seviyorum, hem de sevmiyorum... Seviyorum, çünkü bir önceki ayın son haftasının kimi insani sıkıntılarını bitiriyor... Sevmiyorum, çünkü hemen aynı gün ev kirasıydı, elektrik parasıydı, şuydu-buydu.... Nasıl bir periyodik savaştır bu insan hayatı... Her ayın son gününde biri biter, yenisi başlar ayın "biri"nde...

Galiba Koçlar'ın, Sabancılar'ın vesairenin böyle dertleri yoktur, ne dersiniz...Örneğin Ali Koç bugün benim ve milyonlarca insanın düşündüklerini düşünür mü...Kira veriyor mudur... Sanmam... Bugün şu, şu ödemeler yapılacak... Ayın onunda cep telefonunun aylık ücreti, yirmialtısında ttnet vesaire ödenecek... En kötüsü de bu ayın yirmialtısındaki ödemeler... Hayır, hayır... Koçlar'da, Sabancılar'da ya da bilmemkimlerde böyle şeyler yoktur... Onlar hükümet faiz oranlarını düşürürse, örneğin, kredi kartlarından gelecek paradan kaç milyon azalır diye düşünüyorlardır... Sonracıma, bu azalan geliri buzdolabına mı, televizyona mı yoksa gıda ürünlerine mi yansıtalım diye düşünürler herhalde... Nerden bileyim ben... Soyadım hiç Koç, Sabancı ve daha biimem kaç tane ailenin soyadı gibi olmadı ki...

 Amaannn... Bunların dertleri, aslında hepimizde olsun... Dert mi bunlar yaaa... Ama bir dertleri var ki, gerçekten onların hayatını karartıyor... Eskiden olsa, "beyefendiyle ailesini" bir akşam yemeğine davet edip onu ikna etmek mümkün olurdu... Şimdi de yaparlar yapmasına da, bu "beyefendi ve ailesi" şerbet ya da ayran içiyor o güzelim "dinner" sofrasında... Hadi bu da dert değil, dert olmasına... Ama "beyefendi ve ailesi"nin akşam yemeklerindeki misafirleri "yeni", şimdiye kadar tanımadıkları kişiler...

Sıkıntı da buradan geliyor herhalde...

 Yine burnumu karışık işlere sokmak üzereyim... Bana ne bunlardan... Bugün ayın "biri"... Kalk bankaya git... Ödemelerini yap... Al bi şişe "büyüğü"... Oooohhhh... Akşama ziyafet var... Sahi... Ayların "birleri"nde bi de bu var... Çilingir zengin oluyor...

Herkesin çilingiri şenlikli olsun... Kimi dostların bugünlerde çilingirle işi olmadığını biliyorum ve onların bu kararlarına saygı duyuyorum... Biliyorum ki, onlar da benim çilingir kararıma saygı duyuyorlardır... Ya da ben öyle inanmak istiyorum... 

İşte böyle bir ayın "biri"nde, pırıl pırıl güneşli Antalya'dan,

 Günaydın Antalya - Günaydın İstanbul - Roj baş Amed - Pari louys Erivan - Sabahul heyr Beirut - Dobro jutro Zagreb - Sobh beheyr Tehran - Bonjour Paris - Gamardjoubat Tbilisi - Good morning London - God morgon Stockholm - Ohai-o Tokyo - Guten Morgen Wien - Bom dia Brasília - Zǎo shàng hǎo Beijing - Dobroe utro Moscow - Goeie môre Cape Town - Jambo Nairobi - Guten Morgen Berlin - Mirëmëngjesi Sarajevo - God morgen Copenhagen - Goeden morgen Amsterdam - Buongiorno Roma -Selamat pagi Jakarta - Magandang umaga Manila - Hyvää huomenta Helsinki - Bon matin Port-au-Prince - Maidin mhaith Dublin - Buenos días Caracas - Bon dia Barcelona - Kalhmera Athens - Şışibzıya Abhazya - Goeden morgen Brussel – Günaydın Sugila – Guten Morgen Ratingen - veeee Guten Morgen Ahlen........