LAİKLER VE SOLCULAR...


Uzun zamandır dikkatimi çekiyor... Değişime, yeni bir Türkiye'nin kuruluşuna, barışa, demokratik bir anayasaya, ilerlemeye karşı olanlara toptan "laikler, solcular..." deniyor yaygın bir şekilde... Bir kere Laiklik bir sistem adıdır... İnsanlar laik olmazlar... Ülkeler laik bir sistemle yönetilirler ya da yönetilmezler... İnsanlar laisizm taraftarı yada sekülarizm taraftarı olabilirler... Yani sistemin niteliği olan laiklik ve sekülaristlik kişileri tanımlamaz... Öte yandan, yukarıda saydığım gelişmelere karşı duranların laisizm ve sekülarizm taraftarlıkları da şaibelidir... Devletin din işlerini kontrol etmesi ve yönlendirmesi için Cumhuriyet'in kuruluş yıllarında Kemalistler tarafından tesis edilmiş olan Diyanet İşleri gibi anti-laisist, anti-seküler bir kurumun varlığını savunanlar nasıl olur da laisizm taraftarı olabilirler... Cumhuriyet tarihi boyunca insanların başörtüsüne, başlığına/şapkasına, çarşafına, tekkesine/zaviyesine karışanlar nasıl laiklik/sekülerlik taraftarı olabilirler..."Din, ben nasıl tarif ediyorsam odur... Bunun dışındaki bütün davranışlar yanlıştır, cezalandırılır" diyen Kemalistler nasıl olur da laikliğin savunucusu olabilirler...Kavramlar tamamen karmakarışık duruma getirilmiş... 

 

Kemalistler ve her türlü değişime karşı çıkanların durumu böyleyken, onların karşı çıktıkları hükümet ve onun sembol figürü olan Tayyip Erdoğan laisizm/sekülarizm yanlısı mı peki... Nasıl olur... Diyanet İşleri'ni bir "fetva" kurumu olarak geliştiren, başkalarının inançları üzerine, "hayır senin inancının doğrusu böyledir" deyip Alevilere nasıl inanacakları direktifini veren, sabah akşam dini ahlak önerilerini meydanlarda dolaştıran bir siyaset nasıl laisizm/sekülarizm taraftarı olabilir... Elbette olamaz...

 

O zaman tartışmanın temeline laisizmi oturtmak kadar saçma bir şey olamaz... Öte yandan, "solculuk" da bir fenomen ülkede... Bu konuda da kavram kargaşası insanın başını döndürüyor... "Solcular"ın tümünü, toptan bir kefeye koyduğunuzda, hiç bir şeyi belirlemiş olmuyorsunuz... Kim solcu... Kemalizmi  "komunist olmanın ön şartı" sayan sözde komunistler mi solcu... Devletin kurucusu, cumhuriyet tarihinin her evresindeki  melanetlerden sorumlu olan, buna rağmen kendine "sosyaldemokrat" diyen CHP mi solcu... "Hareket berekettir" misali başı külahlı eli silahlı sokak çatışmacıları mı solcu...  Örnekleri çoğaltabiliriz... Bu örneklere bakıp tüm solcu/sosyalist/Marksist/komunist insanları aynı kefeye koyarsanız, son senelerde değişen Türkiye'yi "yetmez ama evet" mantığıyla destekleyen, olumlu olan her şeyi desteklerken olumsuzlukları eleştiren insanlara haksızlık olmuyor mu... İflah olmaz bir şekilde hükümet ve Tayyip Erdoğan kinini/düşmanlığını politika olarak sokaklara taşıyan, "Tayyip gitsin de"den başka yeni hiç bir projesi olmayanlara verilecek ortak bir ad bulmak gerçekten çok zor... Muhalefetiyle, iktidarıyla ve küsüratlarıyla demokratlıktan nasibini almamış olan bir siyasi tabloda her konuda tarafları, taraflardakileri titizlikle nitelemektan başka çare göremiyorum... Biliyorum, zor iş... Ne kolay ki bu ülkede...