Bir de başarıyla sonuçlandırırlarsa...

Yalçın Ergündoğan - 10/03/2009 7:50:51 (430 okunma)



Bir de başarıyla sonuçlandırırlarsa...

Aslında birbirlerini yok etmek, pastadan en küçük dilimi bile birbirlerine kaptırmamak ve tabii ‘gücü’ paylaşmamak için, en ahlâk dışı, en gözü kara yöntemlerle mücadele, hatta kavga eden ana akım (yaygın) medya sessiz? Hadi, “Umur Talu dışında, Sabah’ın yazarları suskun, kendi gazetelerinde olup biteni yazamıyorlar” diyelim. Ya diğer gazetelerin ‘demokrat’ köşe yazarlarına ne oldu? Bu grev işte bu nedenle “tarihi” olma özelliğini taşıyor. İşte tam da bu nedenle çok büyük bir dayanışmayı hak ediyor. Başarıyla sonuçlanmayı ise, çok daha fazla hak ediyor.

Diğer yandan, 29 yıl aradan sonra çok değişmiş, tekelleşmiş ve “sendikasızlaştırma” operasyonunu başarmış medya ortamında başlatılan bu grev tam bir “turnusol” işlevini de görüyor. Demokrasinin çok uzağındaki ana akım medyayı, “ortak çıkarları” olan ‘sendikasızlaştırma’ konusunda bir kere daha aralarından su sızmazmış gibi davranmaya iten bu grev; üzerinde çok konuşulmayı hak ediyor. Medyadaki ilişkilerin demokratikleşmesi, ülkenin demokratikleşmesi çabasında da çok belirleyici. O nedenle de bu grev, üzerinde çok konuşulmayı zorunlu kılıyor.

* * *

Bilmem farkında mısınız, haberiniz oldu mu? Geçenlerde Sabah gazetesinde editör olarak çalışırken sendikaya üye oldu diye işten çıkarıldığı ayan beyan olan Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) işyeri temsilcisi Nuh Köklü'nün Eminönü 6. İş Mahkemesi'nde açtığı "işe iade" davasının bir duruşması yapıldı. Öyle ya, nereden haberiniz olacak? Yaygın medyanın görmediği ya da görüp de çarpıttığı haberleri yayınlayan alternatif internet medyası dışında, ne bir gazetede ne de bir TV’de yer almadı ki bu haber. (Bknz: “İşten çıkarılan grevci gazeteciye karşı, 2 gazeteci işvereni savundu!” başlıklı haber. Sesonline.net, 26 Şubat 2009) 

Haberi çarpıcı kılan tabii ki, Turkuvaz Medya Grubu adına E.Y. ve A. A. isimli gazetecilerin, “işe iade” davası açan grevci gazeteciye karşı işveren lehine tanıklık yapmış olmalarıydı. Çok güçlü işveren, kendisine karşı açılmış bir davada belki de ayrı bir “kırıcı” işlev görsün diye, 2 gazeteciyi kendi savunmanı olarak kullanmaya karar verdi. Kim bilir? 

İşveren tanığı gazeteciler verdikleri ifadelerle; üç yıldır editör olarak çalışan grevci gazeteci Nuh Köklü'nün sendikal nedenden ötürü işten çıkarılmadığını kanıtlamaya çalıştılar. Yargıcın, "Nuh Köklü, sendikal faaliyetler nedeniyle işten çıkarıldığını savunuyor" şeklindeki uyarısına rağmen, işveren tanığı sıfatıyla duruşmaya çıkarılan 2 gazeteci; ısrarla işten çıkarmanın "sendikal faaliyet" nedeniyle olmadığını ileri sürdü. Evet, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) üyesi 10 gazeteci, 13 Şubat gününden bu yana Turkuvaz Medya Grubu'na ait olan İstanbul, Balmumcu'daki işyerinin önünde grevde. İşte bu 10 gazeteci, her sabah evlerinden çıkıyor ve emek verdikleri gazetelerinin önüne geliyor. Hepsi, “grev gözcüsü” gömleklerini giyiyor. Ardından da, başlıyorlar nöbete. Başlarını önüne eğerek göz göze gelmekten kaçarcasına koşar adımlarla kapıdan içeri giren -greve katılmayan- gazeteci arkadaşlarını izliyorlar. Yine de onlara kırgın ve küskün değiller. Grevci gazeteci Selim Süner bakın ne diyor greve katılmayan arkadaşları için: 

"Greve ve sendikaya tepkiyle yaklaşan çok az arkadaşımız var. Çoğu çalışan, doğru olanın sendika üyeliği olduğunu biliyor ve söylüyor. Ama, baskı, tehdit korkuya yol açıyor. Arkadaşlarımızla ilişkilerimiz iyi. Yanımızda olduklarını sürekli belirtiyorlar. Bazı arkadaşlarımız mahcup. Genel olarak herkes başarıya ulaşmamızı istiyor. Çünkü biz bu mücadeleyi kazanırsak, herkes kazanmış olacak” diyor. (Günlük Gazetesi, 2 Mart 2009)

* * *

‘ATV/Sabah Grevi’ mutlaka başarıya ulaşmalı. Çünkü, hangi siyasi görüşten olursa olsun herkesin, demokrasiye susamış tüm yurttaşların ortak çıkarı var bu grevin başarıya ulaşmasından. Turkuvaz Medya yönetimi her yolu deniyor, her olanağı kullanıyor. Ana akım, yaygın medya tekelleri de bu“greve” karşı birleşmiş vaziyetteler. Onlar da farkındalar bu grev başarıya ulaşırsa nelerin olacağını, nelerin değişeceğini.

Belki de tam da bu nedenle, greve çıkan 10 Turkuvaz medya çalışanı aslında, sayısal toplamlarından çok daha güçlüler. Onlar, sadece bu greve çıkmakla bile, niceliklerinden çok daha büyük bir işi başardılar. Hele bir de başarıyla sonuçlandırırlarsa...