Onların yöntemlerine başvurduğunuzda onlardan farkınız kalmaz

Onların yöntemlerine başvurduğunuzda onlardan farkınız kalmaz


Ya vandalizm? Cam çerçeve kırmak, vitrinleri, otobüs duraklarını yere indirmek, eline ne geçerse atmak?  Polisi tek başına düşman olarak algılamak, polise küfrederek, taş atarak daha çok tahrik etmek... bunlardan ne zaman bahsedeceğiz? Ben direniş ruhunu elbette destekliyorum ama şiddete başvurulduğunda haklı bir duruş birden haksız ve marjinal bir konuma sürükleniyor. İşçiler çok mecbur kalmadıkça, cam çerçeve kırmazlar çünkü onların ne emekle yapıldığını bilirler. Hükümete şiddetsiz eylemlerle, kararlılıkla karşı çıkılabilir ve haklar talep edilebilir. Ve haklar bu yollarla da alınabilir. Onların yöntemlerine başvurduğunuzda onlardan ne farkımız kalıyor?
 

Bu direniş sınıfsal olarak, orta/üst sınıfların Tayyib'e ve onun yasaklarına vb karşı bir kalkışması ve boy gösterisiydi, büyük bir öfke birikiminin patlamasıydı. Hükümetin son 1 Mayıs inadı, içki kısıtlamaları, Sultan Selim köprüsü derken %30'un temsilcileri ayağa kalktı. Bu kalkışma aynı zamanda, başları "sakil" bir şekilde örtülü eşleriyle meydanlarda boy gösteren Kasımpaşalı, imam hatipli hükümet erkanına duyulan öfkenin de dışavurumu idi.  

Bu gösteriler ruhen Kemalizmin etkisindeydi. Kemalist eril kardeşlik, milliyetçilik, militarizm ve İslam/cı nefretiyle malüldü. Bu toz duman içinde Yeşiller ve sol ile (ki orada da sorunlar var...) özgürlükçü solun söylemleri cılız kalır ne yazık ki... Hakim söylem işte bunlardı. Askeri erkan hot zot ettiğinde susan ama Müslüman ve muhafazakarlar sert konuştu mu ayağa kalkanlar benim başımı döndürmüyor. Böyle bir gösteride ben olmasam daha iyi... Yokluğumla büyük bir kayıp yaşamayacaksınız biliyorum ama yine de fikirlerimi söylemeyi, açık konuşmayı yeğliyorum.  

Bugünden sonra ne yapılabilir? Polisin gaz ve tazyikli su kullanımının yasaklanması için şiddetsiz eylem yapacaksak ben varım. Terör yasasının ortadan kaldırılması için vb... şiddetsiz eylem yapacaksak ben varım. Kürtlerin, Ermenilerin, Rumların ve tüm ezilenlerin hakları için şiddetsiz eylem yapacaksak ben varım. Ama "Mustafa Kemalin askerleri"yle yanyana değil! 

Şiddetsiz eylem politikasının en büyük kazanımı büyük çoğunluklara yani milyonlara ne istediğinizi doğru bir şekilde anlatabilme, iletebilme yeteneğidir.