Anadil seçmeli ders olabilir mi?

zulfikar ozdogan - 11/06/2012 18:10:08 (198 okunma)


Anadil seçmeli ders olabilir mi?

Öğrenmenin yaşı yokmuş derler. Anlaşılan yaşadıkça daha çoook şey öğreneceğiz.

Gazetelerin yazdığına göre, Kürdçe, ilkokul 5. sınıftan sonra seçmeli ders olabilecekmiş! Hem de İngilizce, Fransızca, Almanca ile birlikte! Yani isteyen her öğrenci bu dillerden birisini seçip haftada 3-4 saat öğrenim görebilecekmiş!

Kürdçe için ne büyük onur değil mi?

İngilizce, Almanca ve Fransızca ile eşdeğerde seçmeli ders olmak, hem de ilkokul düzeyinde her dile nasip olmaz!..

Yalnız ‘küçük’ bir sorun varmış!

Kürdçe eğitim verecek diplomalı öğretmen yokmuş! Bunların eğitilmesi zaman alacakmış! Çünkü, yakın zamanda alalacele bazı üniversiteler tarafından kurulan Kürdoloji bölümlerinden ilk mezunların 2015 yılında verilmesi bekleniyormuş!

Ama keskin zekalı Talim Terbiye Kurulu mensupları buna da bir çare bulmuşlar: Geçici olarak ‘usta öğretici öğretmenlik statüsü’ (ne demekse?) ihdas edilip sorun halledilecekmiş!

Peki, seçmeli Kürdçe dersinin içeriği ne olacakmış?

‘Kürtçe dersinde öğrencilerin dili öğrenebilmesi için, kitapların yanı sıra, CD, DVD gibi ek kaynaklardan da yararlanılabilecek. Bu DVD’lerde konuların pekiştirilmesi için kültürel bilgiler de verilecek. Dersin “genel amacı”, “Normal hızla konuşulanı anlayabilmesi”, “Dinlediğini anlayabilmesi”, “Doğal hız, tonlama, vurgu ve doğru söyleyiş ile konuşabilmesi”, “Dilin konuşulduğu ülkelerin kültür değerlerinin farkına varabilmesi”, “Duygu, düşünce ve izlenimlerini açık ve anlaşılır bir biçimde yazıyla anlatabilmesi”, “Kendi kültürünün bilincinde olması” ve “Atatürk’ün düşüncelerini ve devrimlerini anlatabilmesi” olarak sıralanacak’!

Ne zeka değil mi?

Hayran olmamak elde değil!..

Peki, bu Kürdçe seçmeli dersler kimlere yönelikmiş?

Dersin önümüzdeki eğitim yılında, seçmeli olarak programda yer alması durumunda, özellikle Doğu ve Güneydoğu’da birçok okulda tercih edilmesi bekleniyor.’

Şimdi gelelim asıl soruya:

Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu’sunda kimler yaşıyor?

Kürdler.

Yani anadili Kürdçe olan öğrencilere seçmeli Kürdçe ders verilmek isteniyor!

Bilen bilmeyen de Türkiye’nin büyük bir reforma imza attığını sanır!

Halbuki yapılmak istenen şudur: Adı tarih kitaplarında yüzyıllardır Kürdistan olarak geçen bir coğrafyada yaşayan, kesin sayıları bilinmemekle beraber milyonlarla ifade edilen, ancak dilleri, kültürleri, kimlikleri yasaklı olan bir halkın çocuklarının ana dili onlara ‘seçmeli ders’ olarak yutturulmaya çalışılıyor! Bu bir reform değil, utanç verici bir karardır. Bir insanın ana dili ‘seçmeli ders’ olabilir mi beyler? Lütfen kendinize gelin. Bu çağda böyle abuksabuk kararlar almayın.

Bu kararı vermeden önce modern dünyada olan bitene göz atmak hiç mi aklınıza gelmedi? Bugün hangi çağdaş ülkede anadil yasağı geçerli? Anadil hakkı olmayan ülkelere bugün artık asgari ölçülerde bile ‘demokratik ülke’ denmiyor. Ana dil hakkı, Türkiye’nin de kurucularından birisi olduğu Avrupa Konseyi’nin temel kurallarından birisidir. Avrupa ülkelerinin hemen hemen tümünde farklı ana dillerde eğitim yıllardır veriliyor. Eğer kafanızı biraz kaldırıp çağdaş demokratik ülkelerde olan bitene göz atsaydınız böylesine dolambaçlı yollara başvurmaz, kendinizi gülünç duruma düşürmezdiniz.

Gazetelerin haberine göre, Talim Terbiye Kurulu’nun kararları yakın zamanda Başbakan Erdoğan tarafından açıklanacakmış. Ben Başbakan’ın yerinde olsam bu kararları böyle açıklamak yerine önce yapılanlardan ötürü Kürdlerden özür diler, sonra da anadil ve kendi kendini yönetim hakları dahil Kürdlerin bütün demokratik haklarını sağlamak konusunda kesin söz verirdim ve böylece yıllardır süren bu ‘pis savaş’ın bitmesinin yolunu açardım.

Peki Erdoğan bunu yapar mı?

Yapmaz, yapamaz.

Çünkü onun bir eli ‘milliyetçilik’le, diğer eli ‘muhafazakar’lıkla bağlı. Aklı ise Çankaya tepelerinde dolaşıyor. Gönlünde yatan aslan ise ‘yeni sultanlık’ olarak tanımlanabilecek olan başkanlık sisteminde. Kürdlerin hakları, Türkiye’nin demokratikleşmesi, bu coğrafyaya barışın, özgürlüğün ve adaletin gelmesi Erdoğan’ın ve avanesinin umurunda bile değil. Onlar iktidar ve muktedir olmanın sarhoşluğu içerisinde günlerini gün ediyorlar.

Elbette bu kafayla Kürd meselesini çözmeleri olanaklı değildir.

Yalnız birilerinin şu gerçeği iyice anlaması gerekiyor: Uyanan, haklarını arayan bir halkı bu türden ‘Ali Cengiz oyunları’ ile kandırmanız artık olanaklı değildir. Bunlarla belki biraz daha zaman kazanabilirsiniz, ama sorunu asla kökten çözemezsiniz. Sorunun kökten çözülmesi söz konusu olduğu zaman da zararlı çıkan siz olursunuz. Onun için, gelin yol yakınken aklınızı başınıza toplayın, anadil eğitim ve öğretim hakkını tam olarak tanıyın. Dolambaçlı yollara başvurmayın. Adil, doğru dürüst karar alın. Türkiye’nin bu utanç verici, anti-demokratik konumdan çıkmasına bir nebze yardımcı olun.